Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


FİTNE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 MAYIS  2017

İslami çevre iyice karıştı desek abartmış olmayız. İki gün önce Kılıçdaroğlu'na demokratlık dersi vermeye kalkan Recep Tayyip Erdoğan, yandaşlar arasında kıran kırana yapılan tartışmalara da değinerek bütün bu çıkışları 'fitne' olarak değerlendirdi ve bir önemli noktaya daha değinerek kendisi adına kimsenin konuşamayacağını belirten açıklamalar yaptı. AKP ile ilgili konuşurken de bu partiye arkasını dönenler iflah olmaz diyerek sanırız başta Abdullah Gül olmak üzere göndermelerde bulundu.

Böylesine uç tartışmaları gündemine bile almaktan korkup çekinen sözüm ona basın çevreleri ise yine her zaman olduğu gibi CHP içindeki tartışmaları öne çıkarıp büyüttükçe büyüterek kamuoyunda algı operasyonuna girişti. Yalaka ve yandaş basının yazdıklarına baktığımız zaman neler görmüyoruz neler. Yok; Kılıçdaroğlu'nun koltuğu sallanıyormuş, yok; muhalefete set kandile davetmiş, yok; CHP'de tek adama isyan büyüyormuş, yok; kelle avcısıymış, yok; CHP karışmışmış, yok; vadesi dolmuşmuş daha neler neler…

Bu saptamaların hiçbirinin düşünce ve haberle ilintisi yok. Yok, çünkü bu yalaka ve yandaş basın karışan İslami çevrelerin ayıbının ortaya dökülmesini engellemek için böylesi bir yönteme başvuruyorlar. Öyle ya Recep Tayyip Erdoğan, durup dururken niye sopasını kaldırıp bunları hizaya sokmaya kalkışarak 'fitne' tanımlamasında bulunsun değil mi? Yine de bizim bildiğimiz bir şey var. Bazı önemli şahsiyetlerin dışında Erdoğan'ın bu tavrı karşısında göreceksiniz hepsi sineceklerdir. Yani; yanisi şu bunlarda kişilik oluşmamıştır kişilik…

Gelelim şu Baykal'ın densizliğine. Gerçekleri Meral Akşener kadar bile gerçekleri görememiş olması düşündürücüdür. O da kalkmış, CHP'nin sopa ile yönetilemeyeceğini söylüyor. Doğru CHP ya da bilmem hangi parti sopa ile yönetilmeye kalkışılsa bir yere kadar sürebilir bu yönetilme işi. Sonrasında ise olan olur eşyanın doğası gereği su akar yolunu bulur. Ancak bir şey daha var ki o da kistleşip organizmayı tehdit eden anlayışlarla da yönetilemez. HAYIR çalışması sırasında kendisine rol verilen Baykal acaba toplumdan yeniden CHP'nin başına gelmesi gerektiği yolunda bir mesaj mı aldı ki günü gelmemiş laflar etmeye başladı? Ya da ne bileyim bu muhteremin kulağına her önemli durumda "devlet adamı" olmasının gereği olarak bir şeyler mi fısıldanıyor acaba? Öngörü konusunda Meral Akşener'in çok çok gerisinde kalmak da bir şansızlıktır aslında.

Çünkü Meral Akşener HAYIR Bloğu'nun parçalanmaması için bir şeylerin yapılması gerektiğini söylemesi karşısında Baykal'ın ettiği, tuttuğu işlere bakın bir. Neymiş efendim; CHP cumhurbaşkanı olacak birini hemen CHP'nin başına geçirmeliymiş. Bunu da olağanüstü kongreye giderek yapmalıymış ki geç kalınmasınmış. Baykal'ın Abdullah Gül fiyaskosu da ayrıca değerlendirilecek konu olup bir o kadar da öğreticidir aslında…

Bütün ülkenin yurttaşları bilmelidir ki Türkiye ve Türkiye insanları çok büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. Yeni bir döneme adım atılmak istendiği bugünlerde devletin bütün kurum ve kuruluşlarının çivisi çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bu kurumların en başında da hiç kuşkunuz olmasın ki yargı gelmektedir. İktidarda yargının işlevini çok iyi bildiği için dün Fethullahçıların yuvalandığı yargıda bugün AKP'liler ve has Erdoğancılar yuvalandırılmaya çalışılmaktadır. Düşünün ki bir Ensar Vakfı Başkanı bile pat diye yargının içine sokulmakta, yargı adeta AKP'nin bir kolu olarak yeniden yapılandırılmaktadır. Ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal tehlikelere değinmiyoruz bile.

Bütün bu gerçekler gözümüzün önünden bir şerit gibi geçerken bazı politikacıların gemlenemez hırsları yüzünden HAYIR Bloğu'nu etkisiz kılacak adımlar atan siyasetçiler her kim olurlarsa olsunlar bir kenara ya çekilmelerinin ya da itilmelerinin zamanı çoktan gelmiş de geçmektedir bile. Türkiye geniş halk yığınlarının her önemli durumda bunların takozluk görevleri ile karşılaşması iç acıtıcıdır. Bugün her zamankinden daha çok demokrasi güçlerinin birlikte davranmalarına gereksinim vardır ve de yürüyüş bu güzergah üzerinden amaca kilitlenmelidir.

Gerisi içi boş tıngır teneke söz ve davranışlar olur ki bugüne kadar böylesi durumları çok yaşadık çok…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA