Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TSİP NE YAPABİLİR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 MAYIS  2017


Türkiye yeni dönemin eşiğinde içeriye adımını atıverdi. Dinci, gerici ve faşist çevreler nihayetinde cumhuriyetle de hesaplaşmayı göze alarak rejimi tek adamın egemenliğine çeviriverdi. Mecliste anayasa değişikliği için böyle bir teklifin getirilmesi bile suç iken teklif halk oylamasına sunulması için bin bir alavere dalavere ile meclisten geçirildi. Böyle bir halk oylaması yapılabilir miydi? Elbette yapılamazdı ama yapıldı ve HAYIR oyları önde çıkmış olmasına karşın YSK'nın da onay ve oluru ile EVET'in önde çıktığı söylenerek Recep Tayyip Erdoğan'ın padişah yetkilerine geçit verilmiş oldu. Elbette oylama sonuçlarında HAYIR oylarının önde çıkmasına karşın onca hilelere başvurarak EVET'in kazandırılması yürek isterdi ancak EVET'çiler bilinmeli ki her şeyi göze almış durumdaydılar. Çünkü bu onlar için varlık yokluk sorunuydu.

Doğal olarak HAYIR Bloğu'nda yer alanlar için sonuçlar bir başarıydı. Hem de onca devlet desteğine ve baskılara karşın hatırı sayılır bir başarı kazanılmış ve öne geçilmişti. Sonuç; hukuk tersinden okunarak değiştirildi. Bütün bu gerçeklere karşın HAYIR Bloğu'nun bu işin peşini bırakacağı düşünülemezdi. HAYIR Bloğu da bu işin peşini bırakmadı. CHP referandum sonuçlarını tanımayacağını ilan ederken, diğer başka HAYIR Bloğu'nda yer alan ne kadar parti ve grup varsa aynı şekilde düşündüler ve AKP ve sarayın dayatmalarına karşı çıkacaklarını dile getirdiler. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi de her fırsatta sonuçları kabul etmediğini dile getirerek HAYIR Bloğu'nun bir kale gibi sağlamlaştırılması ve önümüzdeki günlerde AKP ve saray iktidarının atacağı adımların önüne set çekilmesi gerektiğine dön döne vurgu yaptı.

Doğal olarak bu yönde tutum belirleyen salt Türkiye Sosyalist İşçi Partisi değildi. Aşağı yukarı solda yer alan bütün parti ve gruplar aynı görüşü fırsat çıktıkça yinelediler. CHP zaten parlamento içinde ve yığınlar arasındaki gücüyle karşı çıkışını belirtmekle kalmadı. Etkili bir şekilde nasıl karşı çıkılacağına dair de görüşlerini dile getirdi. Her şey tam konuşulmamış ve mücadelenin nasıl bir eksende yürütüleceği yolunda bir adım atılmamışken birden CHP içinde sesler yükselmeye başladı ve ülke gündemi birden bire bu yaklaşımlar nedeniyle CHP içine çevrildi. Oysa ilk kez sağda bulunan yapılardan solda bulunan yapılara kadar kimse kimseyi ötelemeden asıl mücadele edilmesi gerekenlere karşı mücadele edilerek önemle üzerinde durulacak bir başarı kazanılmış, hemen herkes bu başarı üzerinden 2019 Kasımı ya da erken yapılacak bir seçimde Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP'ye iktidarın kaptırılmaması için söz birliği etmişçesine benzer düşünceler ileri sürdüler. Kuşku yok ki bu iyiye işaretti. Yapılacak seçimlerde eğer HAYIR Bloğu varlığını korur ve ilkeli bir birlikteliğin kaidesi üzerine bu birliktelik örgütlenebilirse başarılı da olacağı tartışılmaz bir gerçekti.

Durumdan çok ama çok rahatsız olan AKP ve saray çevreleri ile birlikte Bahçeli'nin MHP'si HAYIR Bloğu'nun bir şekilde işlevsizleşmesi için tetikteydi. CHP içinden bazı kimseler elbette saraydan falan talimat almamışlardı ama sonuç almamışlar bile olsa aynı kapıya çıkardı. Aynı kapıya çıkardı, çünkü deprem AKP ve saray çevresinde yaşanması gerekirken CHP içinde sarsıntılar birbirini izledi. Olan oldu, CHP inanıyoruz ki kendi iç işleyişi ile bu zorlukların da bir şekilde üstesinden gelecektir. Ancak işler bu noktadayken biz Türkiye Sosyalist İşçi Partisi üye ve yöneticilerine de çok önemli görevler düşmektedir. Her şeyden önce sessiz sedasız oluşan HAYIR Bloğu'nun varlığını koruması için özen gösterilmeli, değerlendirmeler bu anlayış çerçevesinde yapılmalıdır. Gerektiğinde yerelde gerektiğinde merkezi olarak konu ele alınmalı ve AKP ve saray çevresinin HAYIR Bloğu'nun dağılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkarılmalıdır.

Bu çalışmalar yürütülürken buradan yeni bir Gezi eylemlerine benzer bir ayağa kalkışın da olacağı düşünülmemeli, çaba ve çalışmalar HAYIR çerçevesinde başlayan ve devam eden bir anlayışla çalışmalara ivme kazandırılmalıdır. Kuşku yok ki HAYIR çerçevesinde oluşan birliktelik asgari müştereklerde birlikte davranılacak bir birlikteliktir. Bu yüzden de bu birlikteliklerden daha ileri amaçlar güden bir yükselişin olacağı düşünülmemelidir. Yoksa bu denli geniş bir yelpazeyi içinde barındıran bu birlikteliği kolayca dağıtmak da olasıdır. Yok, eğer daha ileri amaçlar da düşünülüyorsa ki bunun önünde engel HAYIR Bloğu değil, daha başka öznel ve nesnel nedenler söz konusudur. Önümüzdeki günlerde konunun çok yönlü tartışılması ve gerçekleştirilen çabaların iyi bir sonuç vermesi için buralarda yoğunlaşmak en dikkat edilecek yol ve yöntemdir.

Yazımı bitirirken ucundan Gezi gösterilerine de değinmemin nedeni yaşanan bir olayın aynısını yineleyerek sonuç alınamayacağına işaret etmektir.

Çünkü bir akarsuda bir kez yıkanılır.

Politikada ise yükseliş her yeni durumda ortaya çıkan somut gerçeklikler üzerinden başlar ve doruk noktasına kadar yükselebilir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA