Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TEK ADAMLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 MAYIS  2017

AKP ve saray parlamenter sistemden rahatsızdı. Bu yüzden TBMM'yi aradan çıkarmak için anayasa değişikliği istiyordu. Sonra 18 maddelik bir anayasa değişikliği getirildi ve mecliste Bahçeli'nin MHP'sinin de desteği ile anayasa maddeleri halkoylamasına götürüldü. Halkoylaması sırasında devletin bütün olanakları ve parası kullanılarak görülmemiş boyutlarda bir kampanya yürütüldü. Bu kampanyada AKP ve saray devletin kasasından tam 15 milyar lira harcadılar. Bu rakama karşın 'HAYIR' çalışması yürütenler ise 15 milyon bir harcama ile propagandalarını yürüttüler. Sizin anlayacağınız 'EVET'i savunanlar hem de devletin kasasından 1000 kat daha fazla para harcamalarına karşın yine de oylamanın sonucuna bizzat YSK'yı da devreye sokarak hile ile kazandıklarını ilan ettiler.

Sonuçta tek bir kişiye padişahta bile olmayan yetkiler verildi. Artık Recep Tayyip Erdoğan hem parlamentonun hem de milletin iradesinin üstünde bir kişiydi. Ne isterse anında yapar, kimse de gıkını bile çıkaramazdı. Bilirsiniz spor yapılan salon ve stadyumların eskide adlarının çoğu Atatürk ismiyle anılırdı. Atatürk ismini kaldırmak için birdenbire spor salonlarının ve stadyumların isimleri Arena olarak değiştirildi. Konunun üzerinde fazla durulmadı. Artık spor karşılaşmaları arenalarda tıpkı Roma İmparatorluğu döneminde gladyatörleri ölümüne dövüştürüp zevk alan asilzadeler gibi maçlarda seyirciler yoktu ama spor salon ve stadyumların ismi furya halinde "Arena" oluvermişti.

Ve nihayet Recep Tayyip Erdoğan'a verilen yetki işe yaradı. Erdoğan spor salon ve stadyumların isminden "Arena" çıkarılacak buyurdu. Buyruk şıp diye kabul edildi. Artık "Arena" yerine ne isim konulacaksa bunu şimdilik bilmiyoruz. Kim bilir belki de "15 Temmuz Demokrasi" falan gibi bir isim konulur.

Neyse; hepinizin bildiği gibi Kadir Topbaş'ın damadının serbest bırakılması pek çok kişinin tepkisini çekti. Bu tartışmaya yandan çarklı olarak Bahçeli'de katıldı. Katıldı, katıldı da bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından "siz önce partinizin içini temizleyin" denilerek ağzının payı hemen verilerek yanıt jet hızıyla geldi. Bu tartışmaya CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel katılıp MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye yönelik eleştiriler yapınca asıl yanıt vermeleri gereken yer Erdoğanken MHP okları hemen CHP'ye yöneltti. Bu arada Erdoğan tutum değiştirerek söyledikleriyle MHP ve Bahçeli'yi kastetmediğini söyleyerek işin içinden sıyrılıverdi.

Bu arada Darbeyi Araştırma Komisyonu Başkanı tescilli Fethullahçı Reşat Petek komisyon raporu ile ilgili olarak basının önüne çıkıp bir ön açıklama yaptı. Petek'in açıklamasına ise CHP'ye yönelik bir iftira damgasını vurdu. Neymiş efendim CHP'ye 1960 bilmem kaç yılında Fethullah Gülen 5 bin lira yardım yapmışmış. Bu ciddiyetten uzak açıklama ister istemez hazırlanan darbenin araştırması ile ilgili yaklaşımın da ne denli içinin boşaltıldığını ve hedef saptırıldığını göstermesi açısından öğretici oldu. Gerçi CHP yetkilileri bu yaklaşıma hak ettiği yanıtı verdiler vermesine de CHP yetkililerinin açıklamasından ne kadar insan bilgi sahibi oldu ya da etkisi oldu bilemiyoruz.

Gerçek o ki AKP'lilerdeki bu ikiyüzlülüğü anlamak gerçekten de çok ama çok zordur. Zordur çünkü Fethullahçının feriştahı olan Reşat Petek acaba hangi yüzle çıkıp da böyle bir açıklama yapma yürekliliği göstermektedir gerçekten de bilmek isteriz. Gerçi AKP'liler kendilerine bir 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrasını milat alarak bir arınma durunma seansı icat ettiler ama kim inanır ki bunların yalanına, dolanına?

Dün Çağlayan Adliyesi'nde yargının getirildiği içler acısı konumun son sahneleri çekilmekteydi. Savcı; Sözcü Gazetesi'nin gözaltına alınan üç çalışanının tutuklanmasını istemiş. Hem de Fethullahçı darbe kalkışması savıyla. Mahkeme, Sözcü'nün çalışanlarından Mediha Olgun ve Gökmen Ulu'yu tutukladı, Yonca Yücekaleli ise serbest bırakıldı. Bu durumda bizler de düşündük ki Reşat Petek gibiler haklı. Haklı çünkü Fethullahçılıkla uzaktan yakından hiçbir ilgileri olmadığı halde hem de yargı aracılığı ile bu iktidar insanları tutuklayıp içeri atabiliyorsa aynı yargı Reşat Petek gibileri de yine yargı kararı ile kolayca Fethullahçı olmaktan çıkarı veriverir, buna adımız gibi inandık..

Ne diyelim; iktidar sizin, devran sizin, tadını çıkarın diyeceğiz ama korkudan ödü patlayanların da ağızlarında tad kalmaz ki değil mi?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA