Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HAMASET

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 MAYIS  2017

At, tut, palavra kes ama sözlerinin hiç mi hiçbir değeri olmasın. Bizim ülkemizde iktidar sahipleri hep ülkeyi bu anlayışla yönettiler. Yönettiler de istedikleri sonucu almadılar mı diye soruyorsanız bak o konu da diyeceğimiz yok. Hem de beş batman fazlasını alarak her defasında sonuçlardan kârlı çıkmayı başardılar.

Alın ülkemizde çok konuşulan ama sadece konuşulan şehitler üzerine kesilen palavraları. Dinleye dinleye iyice içimiz dışımız isyan kesti. Bildiğiniz gibi bir zamanlar ülkemizde askerler, polisler, sıradan yurttaşlar terör nedeniyle canlarını mı yitirdiler, iktidar sahipleri hemen ortaya atlar akla gelmedik sözler ettikten sonra sözlerini "kanları yerde kalmayacak" diye bitirirdi. Zamanla şehitlerimizin sayısı öyle arttı öyle arttı ki iktidarın siyasetçileri hangi biriyle ilgili konuşsun bilemez hale geldi. Ancak yine de hamaset dolu atmalarını, tutmalarını elden bırakmadı.

Gidiş hep kötüye doğruydu. Canlarını yitiren yurttaşlardan önce "vatan sağ olsun" diyenler yavaş yavaş homurdanmaya, gün geldi iktidarın en tepesindekileri eleştirmeye başladılar. Kimi cenaze törenlerine iktidarın siyasetçileri alınmak istenmedi. Bu andan itibaren de iktidar sahiplerinin dili de değişiverdi. Önceleri; "şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak" diye şişim şişim şişinenler bu kez lafı çevirerek "askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığını" söylemeye başladılar. Öyle ki işi daha da ileri götürerek şehitlerimize kelle bile dendi.

Ama değişen bir şey yoktu. İzlenen politikaların yanlışlığı iktidar tarafından asla gözden geçirilmezken politikalar aynı tas aynı hamam sürdürüldüğü için ülkenin her yanına asker ve polis cenazeleri gitmeye devam etti. Başlarda konu ile ilgili olarak basın bayağı duyarlıydı. Tek bir kişi bile yaşamını yitirmiş olsa gazetelerin ilk sayfasında yer alır, olay kitlelere şu ya da bu şekilde duyurulurdu. Şimdi durum değişti. Basının neredeyse tamamına yakını yandaş basın haline getirildiği için artık yaşamını yitiren güvenlik güçlerimizden kimse iki satır olsun yazmaz oldu. Yazanların sayısının azlığı ise kamuoyunda daha az etkili oldu.

Bu sözleri yazmamın nedeni; dün Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz Fethullahçı Darbe girişiminde yaşamını yitiren ve yaralanan yurttaşlarımızla ilgili söyledikleriydi. Neymiş efendim; bizim halkımız şehitlerimize ve gazilerimize özel bir önem verirmiş. Bu yüzden de 15 Temmuz gecesi yaşamını yitiren veya yaralanan kimselerin yakınlarının yaşadıkları bir sorun varsaymış yerelden başlayarak dertlerini anlatsınlarmış. Eğer sorunlarına bir çare bulunmazsa sarayın kapısı onlara her zaman için açıkmış.

Bu durum size ilginç geliyor mu bilmiyorum ama doğrusu bana çok ama çok ilginç geldiği gibi böyle duyarlı bir konuda bile ne kadar ayrımcı davranıldığını hepimize apaçık gösteriyor. 15 Temmuz Fethullahçı Darbe kalkışmasının sorumluluğunu bile üstlenmek yürekliliğini göstermeyen bir iktidar ortada durup dururken ve bu kalkışmaya kadar geçen süreç içinde adeta bağıra bağıra Fethullahçı darbe girişimi geliyorum derken bir şey yapmayanlar ya da yapamayanlar yurttaşları ateşin içine sürerek darbeyi önlemeye çalıştılar. Bu durumda da ülke kolay kolay tarihinden silinmeyecek acı olaylar yaşadı. Olay günü bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediğine göre yaşamını yitiren 249 yurttaş var. Ayrıca sadece emre uymaktan başka bir suçu olmayan ama linç edilerek öldürülen askerler var. Yaralananların sayısı ise 3 bine yakın.

Gerçek o ki bizim ülkemizde sistemin iktidarları ne kadar acı olaylar yaşanırsa yaşansın asla ders aldıkları yok. Onlar için yaşanan her acı olayın kendileri için bir getirisinin olup olmadığına bakılmakta. Eğer bir getirisinin olduğu düşünülürse öyle bir kucaklayıcı davranış içine giriliyor ki inanın şaşırıp kalıyoruz. Ayıp olacak amma velakin bu benzetmeyi de yapmadan geçemeyeceğim. Bir türkü vardır sözleri şöyle:

"…Şimdiki rağbet güzel ile zengine"

Önceki gün tam 7 askerimiz yaşamını yitirdi. İktidardan ses yok. Ama dün Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz günü yaşamını yitiren ve yaralananlarla ilgili öyle sözler etti ki bu sözlerden sonra bizler anladık ki iktidarın rağbet ettikleri de değişmiş, sahip çıktıkları da…

Bir yandan bunları yaşarken ülkemiz bir yandan da koskoca ülke mapusane olup çıktı.

Yazık ki ne yazık!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA