Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GEZİ GENÇLİĞİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 MAYIS  2017

Dün Recep Tayyip Erdoğan Ensar Vakfı'nın Genel Kurulu'nda konuştu ve 14 yıldır iktidar olduklarını ama sosyal ve kültürel iktidarımızda sıkıntı var diyerek Gezi gençliğine de çatmayı ihmal etmedi.

Aslına bakarsanız AKP ve saray iktidarının sadece sosyal ve kültürel iktidarlarında sorun yok. Bunların iktidarının her konuda altından kalkılması zor sorunlar yaşadığı bir gerçek. Bunların iktidarında siyasi sorun akıl almaz boyutlarda.

Çünkü bu iktidar kendilerinin dışında hiçbir siyasi kuruluşa ve bu siyasi kuruluşların görüşlerine de tahammülü yok. AKP ve saray iktidarı bir tek kendileri olsun, dikensiz gül bahçesinde istediği gibi de at oynatabilsin onu istiyor.

Çünkü böyle anlayışlar başkalarına ne katlanabilirler ne de sürdürdükleri politikalar sorunlu olduğu için bu sorunları bir bir ortaya çıkarıp eleştiren başkalarına. Bu nedenledir ki dini politikaya alet ederek kitlelerin kendilerine karşı eleştirilerini bile dine yöneltilen eleştiri olarak görürler ve toplumu bu yönden susturmaya kalkışırlar. Bu yüzden de demokrasi anlayışları da sorunlu olup bunlar için en iyisi; dinci, gerici, faşist tek kişinin dediğinin dedik, çaldığının düdük olduğu bir iktidar anlayışında ayak diretirler. Dolayısı ile kendi halkına karşı zulüm eden bir iktidar anlayışları vardır. Kumpas onlarda, iftira onlarda, adaleti istedikleri gibi yapılandırdıkları için de iktidar ne derse onun yaşama geçirildiği adalet sistemi de bunların eseridir.

Ekonomi anlayışları sorunludur. Üretimi arttırarak toplumun yaşam düzeyini arttırmak da bunların aklından geçmez. Kafaları salt vurguna, soyguna, çalmaya çırpmaya ve rüşvet alıp Karunlaşmaya işler. Bu yüzden de yaptıkları yatırımların hemen tümü görsel yanı olan ama ülkeyi borç batağında kıvrandıran bir anlayışa sahiptir. Örneğin tünel yaparak ülke parasını toprağa gömdükleri yetmiyormuş gibi ülke varlıklarını başkalarına peşkeş çekerler ama o tünele harcanan parayla sanayi alanına ve hatta tarım alanında yatırım yapılsa hem de kendi paramızla üç dört tünel yapabilme olanakları vardır da niyeyse bu gözelere de basmaz, vurgun yöntemiyle ceplerine inecek paralara bakarlar. Onlar için ekonomi çarkı sadece ve sadece dışarıdan gelen paralarla yani borçlanmalarla döndürülebilir. Bu yüzden de sürekli borçlanıldığı için bütçe sürekli olarak açık verir, borcu borçla kapatan bir anlayışla yeniden borçlanılarak ülke uçurumun kıyısına getirilir.

Yine 14 yıldır iktidarla olduklarını söyleyen Recep Tayyip Erdoğan'ın anlayışıdır ki ülkemizde tam 15 milyon kişinin devletin sadakasıyla geçindiği bir toplum yaratmıştır. Bu kesimler azla yetinmek bir yana iktidarın neredeyse kullarına dönüşerek oy deposu işlevi görürler. Her ne hikmetse 14 yıldır Erdoğan'ın iktidarımız dediği iktidar bu kesimlere iş yaratmak için yatırım yapacağına böyle bir yola girmez, sefalet ve sadaka ekonomisi ile bu kesimlerin desteği ile iktidarını daha da bir güçlendirmeyi düşünür.

Sayın Erdoğan'ın Ensar Vakfı'nın kongresinde söyledikleriyle yani sosyal ve kültürel konularda iktidarımız sorunlu demiş ya bunları bir kalemde geçelim. Geçelim, çünkü bunların iktidarının sorunlu olmadığı hemen hemen hiçbir alan yoktur.

Bu yüzden de toplumun karşısına çıkıp da göğüslerini gere gere söyleyecekleri sözleri de yoktur aslına bakarsanız.

Böyle bir iktidarda sorun olduğu şundan bellidir ki Sayın Erdoğan'ın kongresinde konuştuğu vakıf Ensar Vakfı'dır. O Ensar Vakfı ki yurtlarında çocuklara tecavüzlerin yaşandığı bir vakıftır. Bu yüzden de böyle bir vakfın kongresinde İmam Hatip Okullarının çoğalmasından ve de buraya yönlendirilen öğrencilerin çoğalmasından övünülecek bir şey çıkarmanınsa hiç mi hiçbir temeli de bulunmamaktadır. Dolayısı ile çarpıklığa düzülen övgü kandırsa kandırsa akılları ipoteklenmiş çevreleri kandırır o kadar.

Sayın Erdoğan bir de bu kongrede 15 Temmuz Fethullahçı darbe girişiminden söz etmiş ve demiş ki "oraya gelen gençler Gezi gençleri değildi." Elbette gezi gençlerinin orada işi olamazdı. Olamazdı çünkü ülkeyi Fethullahçılara peşkeş çekip de her türlü örgütlenmelerine olanak hazırlamış olan AKP iktidarını kurtarmak ve kollamak Gezi gençliğine düşmezdi. Eğer AKP iktidarı ülkede demokrasiyi uyguluyor olsaydı, ülkemizde iktidar demokratik hak ve özgürlükleri savunsaydı hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki Gezi gençliğine çağrıda bile bulunmaya gerek yoktu. Gezi gençliği kendiliğinden gelir ve darbecilerin karşısına dikilirdi. Bununla birlikte gezi gençliği ve toplumun demokrasiden yana kesimleri hiçbir zaman Fethullahçı darbe girişimcilerinin de yanında olmamıştır. Olamazdı da.

Daha açık söylememiz gerekirse Sayın Erdoğan'ın eleştirdiği Gezi gençliği öncesinde darbe sırasında ve sonrasında da sonuna kadar salt Fethullahçılara karşı değil, bütün tarikat ve cemaatlerin de devleti kuşatarak dinci, gerici, faşist bir sistem kurulmasına da karşıdır.

Sonuç olarak sizin dile getirdiğiniz çevrelerin ne sosyal ve kültürel konularda gelişmişliği var ki siz kalkmış bir de sorundan söz ediyorsunuz? Bu kafayla giderseniz sonsuza kadar bile var olsanız sorumlu olmaktan asla yakanızı kurtaramayacaksınız. Çünkü savunduğunuz sistem insani değil, insanların eşit, özgür ve kardeşçe yaşamasına ise hiç mi hiç hizmet etmemektedir.

Bu yüzden de sosyalizm karşısında gelmişinizi, geçmişinizi önünüzü, arkanızı da toplasanız ortaya koyacağınız ne bir kültürünüz ne de bir öykünüz söz konusu bile olamaz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA