Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


METAL YORGUNU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 MAYIS  2017

Recep Tayyip Erdoğan AKP Genel Merkezi'ne Cumhurbaşkanı forsu olan arabayla geldi. Toplantıya da yine aynı forsu taşıyan bayrağı bulunduğu bir salonda katıldı. İşin bu yanını çoktan geçtik. Hiç mi hiç böyle bir tutum izleyen kişi herkesin cumhubaşkanı olur muymuş olmaz mıymış derdinde de değiliz. Değiliz, çünkü temsil etmesi işin özü itibariyle zaten olası değil. Ancak bunu ölçüye vurmanın da gereği yok. Zaten Recep Tayyip Erdoğan'ın böyle bir duyarlılığının da olduğunu söylemek eşyanın doğasına aykırı.

Gelelim, yönetimi tek başına kendi iradesiyle belirleyen Sayın Erdoğan'ın en çarpıcı sözlerine.

Sayın Erdoğan AKP örgütlerinin yöneticileri ile ilgili metal yorgunluğu benzetmesi yaparak bütün il, ilçe, belediye artık Allah ne verdiyse hepsinin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu konuda yerden göğe kadar haklı olduğunu kendisine teslim etmeliyiz. Ancak AKP'deki yorgunluğun belirtileri salt süre içinde aynı şeyleri üst üste yapan bu yüzden de eskisi gibi enerjik olmayan kadrolardan kaynaklı değildir. Bugün 15 yıldır iktidarda bulunan AKP iktidarı tüm taraftarları ile birlikte metal yorgunluğu ile birlikte güç zehirlenmesine uğramış bir yapıdır. Bu yüzden de AKP iktidarının tüm birimlerinde adalet duygusu her şey benden sorulur anlayışı yüzünden dibe vurmuştur. Dibe vurmanın da ötesinde yurttaşlar arasında sürekli olarak körüklenen ayrımcılık nedeniyle de toplum barut fıçısı haline getirilmiştir. Öyle ki normal memurluk görevlerini sürdüren sıradan yurttaşlar bile AKP il ilçe yöneticilerinin ve hatta üyelerinin tehdidi altındadır.

Bu yüzden sayısız kişi AKP'li olmadığı savıyla parti birimlerine şikayet edilip ya görevden alınması istenmekte ya da sürgünü sağlanmaktadır.

Hani Sayın Erdoğan'ın metal yorgunu benzetmesi ile birilerinin göreve getirilmemesini istemesi fazladan bir anlam taşımamaktadır. Çünkü bu yapının yeni yöneticileri uzaydan getirilmeyeceğine ya da hiçbir olumsuzluğa bulaşmamış insanlar bulunup yeni görevler bunlara verilmeyeceğine göre ortada değişen bir şey yoktur. Bu yapı 15 yıldır iktidarda olup uygulamaları ve yapıp ettikleri ile birlikte hem zulüm yapma hem adaletsiz davranma, hem çalma çırpma, hem vurgun talan ve rüşvete bulaşma hem de ahlaki olarak yorgun düşmüşler topluluğuna dönüşmüşlerdir. Bu yüzden de Sayın Erdoğan'ın gerçekte işaret ettiği kişi ya da kişiler sonuna kadar hiçbir kuralı gözetmeksizin kendisiyle olabileceğine emin olduğu kişilerdir. Durum bu olunca da AKP'deki bu erozyonu hiçbir güç elinde sihirli deynek bile olsa ne değiştirebilir ne de yeni bir heyecan yaratma şansı vardır. Bu durumda söylenen sözler ise şatafatlı sözlerle zorlama heyecan yaratma girişimleridir ki artık AKP böyle bir parti olmaktan çoktan çıkmış bir partidir.

Ülkemiz işçi ve emekçilerinin o kadar ağır sorunları varken ve de bu sorunları iyileştirmek için AKP iktidarı küçücük bir adım atmaktan bile bu denli uzaklaşmışken, enerjik ve diri kadroların bulunacağını düşünmek gerçekten de hayalden öte bir şey değildir.

Bugün iktidar çalışanların kıdem tazminatlarına bile göz dikmiş olup nereden bir vurgun vururumun peşindedir. Bu yüzden de kıdem tazminatını fona devretme peşinde olan iktidar kolları sıvamış bulunmaktadır. Yani sizin anlayacağınız işçi ve emekçi düşmanı bir politikanın fütursuz savunucusu olan bir iktidar her türlü olumluluklardan çoktan uzaklaşmış bir iktidardır. Yurt genelinde hangi kesimleri ele alsanız problemlidir. Problemlidir çünkü bu problemlerin kaynağı bizzat iktidarın ta kendisidir. Ülkeyi belirsiz bir tarihe kadar OHAL'le yöneteceğini açıkça söyleyen bir iktidardan iyi şeyler beklemek zaten fiilen ortadan kalkmıştır. Bu yüzdendir ki AKP'nin en tepesinden aşağılara doğru bütün yönetim kademesinde bulunanların her birinin ağızlarından çıkan sözleri kulakları duymamaktadır.

Mehmet Şimşek katılım sigortacılığı adı altında İslami sigortacılıktan söz ederek yeni bir açılım yönünde ön bilgiler vererek bu yönde çalışmalar yapıldığını söylemiştir. Şimşek faiz konusunda hassasiyetleri olan bazı yurttaşların olduğu savıyla İslami devlet anlayışına yönelen bir çalışmanın olduğunu da açık etmiştir. Bugüne kadar iyi işleyen ve yurttaşlarına örnek bir yararı olmuş olan İslami Sigorta anlayışının işletildiği dünyada bir tek İslam ülkesi bile yokken bu göz boyama hacıyatmazlığı anlaşılır gibi değildir.

Sözün özü şudur. Yukarıda da belirttiğim gibi AKP örgütü hemen her yanıyla çürümüş, hantallaşmış siyasi bir mevta haline gelmiştir. Bu yüzden de kimsenin bu siyasi mevtanın ağırlığını bir sürü yol ve yordam uygulanarak da olsa ağırlığını yurttaşlara taşıtma hakkı yoktur. Metal yorgunu haline gelmiş bir yapının yeri hurdalıktır. Dolayısıyla Sayın Erdoğan'ın, örgütü başka insanların yönetimine verme projesi de bu hurda yığını haline gelmiş yapıyı kurtaramayacaktır.

Ayrıca bir önemli konu ile yazımızı noktalamak yerinde olacaktır. Sayın Erdoğan İstanbul'un fethinin 564. Yıldönümü nedeniyle Haliç Kongre Merkezi'nde yaptığı konuşmada PKK ile yapılan mücadeleyi kastederek;

"ELHAMDÜLİLLAH 1'e 10 gidiyor" demiştir ki gerçekten böyle bir konuşma üzerinde akıl yürütmek bile gerekmez.

Oturun, düşünün…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA