Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SELAM/SABAH

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 HAZİRAN  2017

Bazı insanlara selam/sabah vermezsiniz ama onlar ne eder eder sizi bulurlar. Her şeyi üstlerine vazife saydıkları için o kadar da ölçüsüzdürler. Devrimcilik alanları o kadar geniş, o kadar geniştir ki Marks'ı, Engels'i Lenin'i bile asmışlardır. Burjuvazinin sosyalist solun içine yerleştirdiği Truva atı ağzıyla konuşmak kendilerine dehşet bir tad verir. Onlar için sınıf mücadelesinin yerini çoktan inanç ve etnik köken üzerinden politika yapmak almıştır ancak onlar yine de parsellediklerini düşündükleri devrimci ve sosyalist alandan bir türlü uzak duramazlar. Bu yüzden de düşünürüm ki devrimciler arası tartışmalar kesinlikle olacaktır amma velakin bu tartışmanın hem öğretici yanı olmalı hem de öğretisel yol göstericiliği. Böyle bir şey yoksa bu tür davrananlar gülüp geçseniz olmuyor, kendilerine iki çift sözle yanıt vermeye kalkışsanız sonra dönüp değer miydi diye düşünüyorsunuz.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nden, Mete Alpsar TKP-B adıyla 1977 yılında ayrılıp gidenlerdendir. Ama onlara sorarsanız bir türlü TSİP'li olmayı bırakmış değillerdir. Ya da şöyle diyebiliriz bunlar kendilerini has TSİP'li sayarlar. Oysa bizler biliriz ki ana gövdeden ayrılan ve kendilerini hangi isimle isimlendirirlerse isimlendirsinler anafor akımlardır. Günü geldiğinde yerlerinde yeller estiğini görürsünüz. Yazımı okuyunca bu yazıyı niçin yazdığımı düşünenler olacaktır isterseniz onu yazayım öyle devam edeyim yazıma.

2017 1 Mayıs gösterisinde çekilen TSİP kortejinin altına Mete Alpsar bir yazı yazmış. Şahsımı da hedef alarak; 'Turgut Koçak'ın TSİP'i' yok kaç kişiymişiz aklınca bindirmiş bize sizin anlayacağınız. Onunla birlikte birkaç kendini bilmez de benzer sözler ederek özellikle HDP'ye eleştirel yaklaşımımızdan dolayı partimize ve bana milliyetçi yakıştırması yapmış. İçlerinden birisi de enternasyonalden söz ederek arpayı bir güzel çiğnemek gereği duymuş. Bu yüzden de bu yazıyı sözü geçen arkadaşlara önem verdiğimden değil ama bir had bildirme yazısı olarak yazmak gereği duydum.

Mete Alpsar'da eğer devrimci ve sosyalist ahlak olsaydı, 15-16 yaşlarında çocuk ağzıyla Facebooklarda TSİP pankartının altına böyle bir yazı yazmaz, ya kalkar bize gelir yaptığımız hataları bir bir ortaya koyarak söylediklerinden ders çıkaracağımız sözler ederdi ya da bütün sosyalist kamuoyuna düşüncelerini dile getiren bir yazı yazarak bizi eleştirir, bizler de söylediklerini haklı görürsek kendisine teşekkür eder kendimize çekidüzen verirdik, haklı görmezsek eğer o zaman da karşı bir yazı yazarak kendisine hak ettiği yanıtı da vermiş olurduk. Böyle yapmayıp abuk subuk suçlamalar yaptığı için üzülerek söylüyorum kendisinin söylediklerinden yararlanamadık.

Bazı arkadaşlar eskiye özlem içindeler. Eskiye özlem duymak demek bana göre pili bitmişlik demektir. Çünkü geçmişi en çok ananlar her zaman ölüme çok yakın olanlar olmuştur. Tamam, öyledir de geçmişin hiç mi ders alınacak ya da şanına şerefine sahip çıkılacak yanı yoktur? Elbette vardır. Bu yüzden de geçmişi ikiyüzlü bir anlayışla göklere çıkarmaya kalkanların da haddini bildirmek bizim boynumuzun borcudur. Mete Alpsar gibi arkadaşlar TSİP'ten ayrıldıktan sonra o zamanın Genel Başkanı Ahmet Kaçmaz'a da beş beter fazlasıyla küfretmişler, partinin sosyalist olmadığından tutun da ihanet içinde olduğuna kadar her şeyi söylemişlerdir. Ne ki kötü söz sahibine ait olduğu için o günün TSİP yöneticileri de ellerinden geleni yaparak Türkiye Sosyalist hareketine damgasını vuran bir iz bırakmışlardır. Bugün biz o arkadaşlarımızla birlikte değiliz ancak gerçekleri söyleyecek kadar da yürekliyiz, saygılıyız. Mete Alpsar, onca zamandan sonra bize küfür anlamına gelecek şeyler yazabiliyorsa ya TSİP'le ya da doğrudan benimle ilgili kuyruk acısı vardır ki, geriye dönüp araştırıyorum ve bulamıyorum.

Bazı arkadaşlar enternasyonalden söz ediyorlar ya, bu daha da işleri kökünden bozup atıyor. Bugün Dünya Komünist ve İşçi Partileri arasında enternasyonal bir birlik yoktur. Daha açık söylemek gerekirse komünist adıyla varlığını devam ettiren partiler bugün komünist olmaktan çok ama çok uzaktır. Partimize ve TSİP'e bu bağlamda eleştiri yönetenler ise orada burada gezinen küçük burjuva hırpanileridir. Sınıf mücadelesini bir kenara koymuş etnikçi ve inanç çizgisinde politika yapmak gibi bir çukura saplanmış bir partinin orasında burasında dolanıp da TSİP'e ve şahsıma söz söyleyecek kimseyi doğrusu göremiyorum. Bu yüzden de orada burada dan dun eden kimseler eğer kendilerini sosyalist sayıyorlarsa yukarıda belirttiğim şekilde davranır ve bizi öğretisel ve örgütsel olarak eleştirirler bizler de hakkımıza düşeni alır tepemize koyarız. Yok, ölçüsüz davranırlarsa bilmelerini isteriz ki bizim de kendileri için bir ölçümüz kesinlikle olacaktır.

Hem bu arkadaşlara; TSİP'e ve şahsıma bir şeyler söylemek bir şey kazandırmaz ki. Eğer sosyalizm için iyi ve güzel şeyler yapacaklarına inanıyorlarsa ellerinden tutan yok, buyursunlar yapsınlar. Kendilerini alkışlarız.

Yazımı bitirirken bir şeyi daha anımsatmak istiyorum. Birçok kimse TSİP'in varlığından çok ama çok rahatsız. Partinin nerede bayrağını görürlerse ihanetleri akıllarına geliyor. Çünkü TSİP var olduğu sürece bu gibileri ihanetlerini bir türlü unutamıyorlar. Eğer bugün bizler de bayrağı yere düşürenler gibi davransaydık onların ihanetleri de toprağın çok derinine gömülecek başta kendileri olmak üzere kimse bu ihanetlerin farkına bile varamayacak unutulup gidecekti.

Eğer birileri geçmişte TSİP'li olup da TSİP'ten çekip gitmişlerse bu onların seçimiydi. Bizler bu arkadaşları ne bize göre davranmadıkları için partiden kovduk ne de onların devrimci düşünceleri bizi rahatsız ettiği için bir yolunu bulup bunların kıçına teneke bağladık.

Gemiyi terk edenler de onlar, kıçlarına tenekeyi bağlayanlar da kendileri.

İnsan biraz dürüst olur değil mi?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA