Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DERT KATAR KATAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 HAZİRAN  2017

AKP ve saray iktidarı altından kalkamayacağı kadar sorun biriktirmiş durumda. Nereye bel bağlarsa altında kalıyor. Katar'la sıkı fıkılığı Trump'un Suudi Krallığı ziyaretinden sonra tuzla buz olma aşamasına geldi dayandı. Malum ABD'nin emri ve isteği ile Katar terörizme destek veren ülke olarak kabul edildi.

Bilindiği gibi Müslüman Kardeşler Örgütü Sisi'nin can düşmanı. Sisi bunları terörist görürken başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP iktidarı bunları en yakın dost olarak görmektedir. Recep Tayyip Erdoğan'ın aylarca ortalıkta Raiba işareti ile miting meydanlarında dolaşması da Mısır tarafından not edilmiş durumda. Mısır ise bölgede ABD'nin güveneceği ülkelerin önünde geliyor. Suudi Krallığını hesaba katmaya bile gerek yok Suudiler ABD ne derse milim bile dışarı çıkamazlar.

Son gelişmelerden oldukça tedirgin olan Recep Tayyip Erdoğan ise oraya buraya laf yetiştirmeye ve bunalımın sona erdirilmesi için birçok yola başvuruyor vurmasına da bu konuda kimseye söz geçiremeyeceği de çok belli. Bugüne kadar Katar'la sürdürülen ilişkilerde AKP iktidarı ne kazandı ne yitirdiğini üç aşağı beş yukarı hepimiz iyi biliyoruz. Petrol zengini olan Katar'la sürdürülecek iyi ilişkilerden olumlu sonuçlar elde edeceğini düşünen AKP iktidarının bugün için güvendiği dağlara kar yağdığını görüyoruz. Yine öyle görünüyor ki Katar sorunu tırmanacak ve bu tırmanmadan da AKP'nin iş bilmezliğinden ve kişisel çıkar peşinde koşmasından dolayı Türkiye büyük zararlar görecektir.

AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana kafasının cin gibi çalıştığı tek şey rant ekonomisi olmuştur. Bu yüzden de şimdiye dek meclise getirilen zeytinliklerle ilgili kaç kanun tasarısı getirmiştir sayısını bile unuttuk. Her defasında yüz geri olan iktidar, bir kez daha meclise zeytinliklerle ilgili yeni bir tasarı getirmiştir. Bu tasarıda zeytinliklerin ülke çıkarına tesislerin yararı düşünüldüğünde kesilebileceği yer almaktadır. Önceki gün tasarı ile ilgili konuşan Başbakan Binali Yıldırım hem muhalefeti eleştirmiş hem de kendi ağzıyla zeytinliklerin yok edilebileceğini açık açık söylemek zorunda kalmıştır.

Neymiş efendim? Eğer ülke yararı söz konusu olursaymış zeytinlikler kesilebilirmiş. Bu durumda siz olsanız ne düşünürsünüz? İster villa, ister turistik bir otel, ister maden tesisleri aklınıza ne geliyorsa AKP iktidarının bunlarla ilgili görüşleri tabiki de her daim ülke yararı olarak görülecek ve zeytinlikler de böylelikle kolayca doğranacaktır. Bu yüzden de Başbakan'ın açıklamasının hiç ama hiçbir anlamda doyurucu yanı bulunmamaktadır. Dolayısı ile rant bizzat başbakanın ağzından dile getirilmekte, zeytinlerle ilgili halkın gözü boyanmak istenmektedir.

Oysa zeytin ağacı isterseniz yerin altı madenle dolu olsun o maden nasıl olsa günün birinde bitecektir ama Zeytin ağacının verimliliği ve yararı insanlık var olduğu sürece hep ama hep devam edecektir. Sizin anlayacağınız AKP iktidarı kısa erimli çıkarlar için ülkenin geleceğini yok eden bir politika izleyerek zeytinliklerin katli için yeni bir ferman peşindedir. Konu ile ilgili bütün bilim insanlarının görüşleri hiç mi hiç iktidarı desteklemezken nasıl olmaktadır da AKP ısrarla zeytinliklerle ilgili kanun tasarılarını değişik kılıklar altında getirip durmaktadır?

İktidar dini motiflerle süslü sözleri hiç ağzından düşürmez. Ülkede neredeyse iki komşudan biri ya aç ya da büyük sorunlarla boğuşmaktadır ama bunlar yine de "komşusu aç yatarken rahat uyuyanlar bizden değildir" demeye devam ederler. Her ne konuda olursa olsun göz dikilen emekçi yığınlarının sofrada bir dilim ekmeği, birkaç zeytini ve birkaç dilim peyniri olur. Bu yüzden de bugünlerde bütün işçilerin sorunu olarak gündemde sıcak yerini koruyan kıdem tazminatına göz dikilmiş bulunmaktadır. Yani sizin anlayacağınız işçinin alın teriyle hak ettiği kıdem tazminatı olayı binbir oyunla işçilerin rızası dışında patronlar zarar görüyor kafası ile yok edilmek istenmektedir. Bu yüzden de son zamanlarda emek güçleri arasında bu konu canlılığını korumakta emekçiler de haklı olarak iktidara karşı seslerini yükseltmektedirler.

İktidarın yarattığı dertler saymakla bitirilemeyecek kadar çoktur. Ülkeyi olağan koşullarda yönetemeyen iktidar bilinmez bir tarihe kadar OHAL'le yöneteceğini ilan etmiştir. Kanun Hükmünde Kararnamelerle ülke tek kişinin iradesiyle yönetilmektedir. Düşünce ve hak arama özgürlüğü yok edilmiştir. Çeşitli konularla ilgili eleştiride bulunan ya da düşünce belirtenler kolayca işlerinden olmakta, tutuklanıp cezaevlerine atılmaktadır. Kimse en basit konularda bile derdini anlatamamakta ya da anlatacak bir makam bulamamaktadır.

Dün Kılıçdaroğlu'nun Grup toplantısında okuduğu, bugün gazetelerde yer alan 3 günlük askerin mektubu da bu konuda içimizi acıtan bir örnektir.Yani sizin anlayacağınız AKP ve saray iktidarı sayesinde ülkemizde dert katar katar olmuştur.

Bütün bu gerçeklere karşın karşımızda pişkin pişkin sırıtan ve tepemizde Demokles'in kılıcı gibi sallanan bir iktidar söz konusu olduğu için soruyoruz;

NEREYE PAYİDAR NEREYE

ÇIKMAZ BU YOL, ÇIKMAZ BU YOL BİR YERE

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA