Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KİM KİME KEFİL?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 HAZİRAN  2017

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Edoğan'ın sahneden hiç indiği yok. Katar'a karşı ABD'nin işareti ile birlikte başta Suudi Krallığı olmak üzere yaptırımlar başlatması ile birlikte zaten karışık olan ortam iyice karıştı. Konuşanlara bakıyoruz, bazıları terör ve terörizme karşı olduklarını her fırsatta açıklayıp duruyorlar. Örneğin Amerika, sanırsınız ki elinde yalın kılıç en başta dövüşüyor teröre karşı. Oysa dünyanın başına bela nerede bir terör örgütü varsa bunların hemen tamamının kurulmasında ve desteklenmesinde Amerika başrolü oynamış. Eskiden ABD; Sovyetler Birliği ve Sosyalist Sistemi bahane eder komünizm tehlikesiyle dünyanın dört bir yanını karıştırarak hem ülkeler üzerinde egemenlik kurar hem de o ülkeleri istikrarsızlaştırarak istediğini yaptırırdı. Şimdi ise Sovyetler Birliği de yok, Sosyalist Sistem de. Bu yüzden de geçmişte oluşturulan Gladyoların kendisi de değişti, Gladyoların görev alanları da.

Varşova Paktı dağıldı. Ancak NATO'yu dağıtmak bu paktı oluşturan ülkelerin akıllarına bile gelmedi. Çünkü NATO'nun insanlık aleminin başına daha çok çorap örmesi söz konusuydu. İyi de Sovyetler yıkıldığına, Sosyalist Sistem dağıldığına göre düşman kim ya da kimler olacaktı? ABD'nin derin yapıları kolları sıvadılar ve başta kolaylıkla mezhep ve etnik köken üzerinden karışıklık yaratılması olası ülkelerde organizasyonlara giriştiler. Balkanlarda Yugoslavya bu iş için iyi bir laboratuar görevi gördü. Hem Yugoslavya paramparça edildi hem de ABD ve emperyalist Batı muradına ermiş oldu.

Sonra Ortadoğu gündeme geldi. Zaten emperyalist dünyanın en kolay uygulamaları gerçekleştireceği devlet yapısı yetersiz, kimilerinde kabile anlayışının egemen olduğu bu ülkelerde çatışmaları üst boyuta sıçratacak terör örgütleri ya doğrudan kurdurtuldu, ya da yapılan propagandalarla bu yapıların oluşmasına önayak olundu. Bu örgütlere gerektiğinde her türlü silah, araç, gereç ve lojstik verilerek palazlanmaları sağlandı. Şu feleğin işine bakın ki ABD; Afganistan'ı işgal bahanesini bile geçmişte Sovyetlere karşı kurup destekledikleri Taliban'ı bahane ederek gerçekleştirdi. Aynı yöntem Irak'ta da uygulandı ve yönetimin bizzat teröristleri desteklediği bahanesi gündemden düşürülmeyerek Irak'ın işgaline bahane yaratıldı.

Bu arada elbette boş durulmadı. Alttan alta dolar zengini Arap ülkelerinin desteklediği İslami terör örgütleri kuruldu. Bu örgütlerin daha kuruluşundan başlayarak eyleme geçmelerine ve hatta bölgede önemli bir güç olmalarına kadar her aşamada Amerika ve Amerika'nın istihbarat örgütleri işbaşındaydı. Sayısız eylemlere gözyumulmakla kalınmadı, hedef alınan ülkelerde bunalım yaratmak için bu terör örgütlerine yol verildi. Artık bölgede bütün ülkeler terör örgütlerinin hedefi sayılırdı. Bu yüzden de ABD'nin bahanesi cuk diye yerine oturdu. Kuzey Afrika'dan Çin Sedi'ne kadar çok geniş bir coğrafya ABD ve Batı emperyalizminin at oynattığı alandı artık. Bütün bu planlar tıkır tıkır işleme konulurken kendisi bir ABD projesi olan AKP de Türkiye'de iktidar koltuğuna oturtuldu. Bu andan itibaren AKP iktidarı ABD'nin yanından hiç ayrılmadı, bölge ülkelerine kurulan tuzaklarda Recep Tayyip Erdoğan'ın isminden hep söz edildi.

Suriye'ye karşı kurulan büyük tuzakta da AKP ve önderliği ön önde rol aldı. El Kaide, El Nusra, IŞİD vb örgütler her fırsatta desteklendiler. Türkiye adeta bu örgütler için yolgeçen hanı gibi kullanıldı. Suriye'de yaşanan iç savaşta AKP iktidarının emperyalizm adına oynadığı rolü hiç ama hiç kimse inkar edemez. Eğer bugün Suriye bu hale getirilmişse, Türkiye dış tehditlerle karşı karşıyaysa AKP iktidarı bu politikaların en önemli sorumlusudur.

ABD'nin bölgede işinin tamamlanmadığı bir gerçektir. Eğer Katar hedef tahtasına konularak yeni bir adım atılmışsa burada en önemli hedef İran ve Türkiye'ye yönelik planlar da işlerliğe konulmuş demektir. Nitekim daha Katar bunalımı başlar başlamaz AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ne oluyor diye bile sormaksızın cumburlop kendisini Katar bunalımının içine atmış, Katar'a Türkiye'nin desteğini ilk açıklayan ülkeler içinde yer almamızı sağlamıştır. Katar'la yapılan anlaşmalar bile durup dururken jet hızıyla meclisten geçirilerek yürürlüğe konmuştur. Biz ne hikmetse ABD'nin en güçlü Üssünün bulunduğu Katar'a asker göndermekle kalmıyor, oraya savaş uçağı ve gemiler de gönderiyoruz.

Sayın Erdoğan, Katar'la diğer Arap ülkelerini kardeş kavgasının kazananı olmaz diyerek barıştırmaya kalkışırken bir yandan da Katar'da bulunan vakıf ve benzeri kuruluş ve dernekleri tanıdığı ve bildiğini açıklayarak bunlar teröre destek vermezler açıklaması yapıyor. Hani bu sözleri işitince gerçekten de insanın gülesi geliyor. Erdoğan ve onun kefilliği ne işe yarayacaksa artık. Ha yeri gelmişken bir örnek vermekte yarar var. Libyalı bir terörist yaralanmış ve Türkiye'de tedavi gördüğü sırada kendisini ziyaret eden Erdoğan'a; "sizi alnınızdan öpebilir miyim" demişti, bilmem hatırladınız mı? İşte o kişi tedavi olduktan sonra gidip Suriye'de bir terör örgütü kurdu ve yüzlerce masumun kanına girdi. Neymiş efendim? Sayın Erdoğan Katar'daki vakıf ve dernekleri iyi biliyormuş, onlar terör işlerine bulaşmazlarmış. Geçiniz efendim bu hamasi sözleri geçiniz.

Gerçi bu Katar işi salt terör örgütlerini desteklemekten çok öte bir şey. Hem Katar'a karşı açıklama yapan ülkelerden hangisinin teröre bulaşmadığını ve teröristleri desteklemediklerini söyleyebiliriz ki? Bugün Suriye'nin meşru iktidarına karşı terör eylemleri düzenleyen örgütleri Suudiler mi desteklememiş, Libyalılar mı? Ürdün mü? Katar da dahil Katar'a karşı kervana katılan hangi ülkenin eli temizdir? Yoksa bunlara ağababalık yapan ABD'nin mi elleri Arap sabunu ile yunmuş yıkanmıştır?

Sonuç olarak Sayın Erdoğan Katar konusunda herkese atıp tutuyor da her ne hikmetse Türkiye'yi nasıl bir işin içine soktuğunu aklının köşesinden bile geçirmiyor.

Yine her niyeyse Araplar arası kavgada bir tek Mehmetçiğimizin burnunun bile kanamaması gerekirken Sayın Erdoğan bu işe niye bu kadar teşne onu da elbette hepimizden çok o biliyor diye düşünüyorum.

Yoksa AKP ve saray iktidarı sayesinde gerçekten de içine itildiğimiz bataklıktan çıkmamız çok ama çok zor olacak…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA