Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YOLLAR AŞINMAZ SALTANAT AŞINIR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 HAZİRAN  2017

Muhteremin dünkü sözü de Adalet levhalarıyla yürüyenleri kast ederek; "levhalar bile utanır bunlardan" oldu. Geçmişte Demirel'in "yollar yürünmekle aşınmaz" sözünü de anımsatan muhteremin, hiçbir iftar yemeğinde bugüne kadar ağzından hayırlı bir söz çıkmamış olması da niyeyse bizleri hiç mi hiç şaşırtmadı. Adaletin nasıl arandığı ile ilgili muhteremden vaazlar dinlemekten de gına geldik. Adalet duygusunu ortadan kaldıran ve bunu maddileştiren bir iktidar öncelikle kendisini sorgulaması ve ben bu işi niye bu hale getirdim diye düşünmesi gerekirken, tamam, adaleti yok ettim ama sizler yine de adaleti benim istediğim şekilde ve sınırlarım içinde arayın demeye getiren sözler söyleyerek kafamızı ütülemeyi sürdürüyor ya, sürdürememeli.

Çok yazıldı, çok söylendi ama bu iktidar ve bu iktidarın başı olarak Recep Tayyip Erdoğan değil midir yargıyı parti yargısı haline getiren? Yargının şekillenmesi ile ilgili tüm yetkileri elinde bulunduran ve böylece bir kişinin hükmüne bağlı olan yargının gelinen noktada sorumluları kimlerdir acaba? Meclisi adres olarak gösteren bir iktidar sözcüsü düşünün ki mecliste her yol adalet arayanlara kapatılmış ve muhalefet işlevsiz hale getirilerek birer görüntüden ibaret hale düşürülmüş, ayrıca da birçok kesim seçim sistemiydi, şuydu, buydu nedenlerle temsil dışı bırakılmışken meclisin adres gösterilmesi de doğrusu çok ama çok anlamlı olmamaktadır. Hani sizin adalet aranacaksa dediğiniz yerde Manisa Milletvekili Özgür Özel kömür ocakları ile ilgili bir araştırma önergesi vermişti de AKP'nin oylarıyla neden reddedilmişti ve de sonu ne olmuştu Soma'da hiç aklınıza geliyor mu? Sonra şu ikide bir zehirlenip duran Manisa'daki askerlerimiz için bile bir araştırma komisyonuna geçit vermeyen AKP ve MHP'li milletvekillerinin yarattığı baraj; orada adalet aranmasına olanak mı veriyor sanki de adres gösterip duruyorsunuz?

Meclisin işlevini bizler de bilmiyor değiliz, ancak bir iktidar devlet gücünü ele geçirip dediğim dedik, çaldığım düdük davranışı sergiler ve ne hak ne hukuk tanımaz hale gelirse yurttaşlar da meclise girip hak ve adalet arayamayacaklarına göre yine yasalardan gelen haklarını elbette kullanacaklardır. Cadde, sokak, meydan sözü ettiğinize ve de yürümekle yollar aşınmaz sözünü sizler de destur haline getirdiğinize göre olup bitenlerden bu kadar tedirginliğe düşmemiş olsanız iftar yemeklerinizi kendinize zehir etmezsiniz elbette. Zehir ettiğinize göre aşınmaz dediğiniz şey belki yollarda görülmüyor ama sizin iktidarınızın aşındığını pekâlâ cümle cihan görmekte zorlanmıyor.

İşte asıl çekincenizin kaynağı ise budur bence. Bu yürüyüşün sonuçlarının şimdiden görülmüş olması da sizlere yollar aşınmaz saltanat aşınır gerçeğini gösteriyor olmalı ki bu denli celalleniyorsunuz. Bu yüzden de siz başta bütün AKP'li yöneticiler koro olmuş veryansın edip duruyorsunuz. Ha bu arada Kılıçdaroğlu'na söylemediğinizi bırakmamış olmanız da kültür anlayışınızın bir parçası olarak Kılıçdaroğlu'dan değil ama siz ve partinizden parça parça alıp götürüyor.

Bu nedenledir ki sizi eleştiren kimi görseniz canını alacakmış gibi davranıp ülkeyi gerginleştirdikçe gerginleştiriyorsunuz. Sizi örnek alan bazı kışkırtıcılar da yol boyunca sayıları az da olsa Rabia işareti yaparak ya da başka tehdit savurmaları ile geçip gidiyorlar. Ancak destekleyen araç sayısını görmüş olsanız inanıyorum ki daha da celallenecek ve üst perdeden konuşmaya devam mı edeceksiniz bilemiyorum.

Haklısınız. 15 yıllık iktidarınızda her şeye kadir de olsanız, partinizde ve sizlerde öyle bir metal yorgunluğu var ki bu yorgunluğu hangi çareye başvurursanız başvurun ortadan kaldıramayacaksınız. AKP'nin bütün yöneticilerini yenileriyle değiştirseniz bile yine de 2019'a dinç bir parti olarak giremeyeceksiniz. Bütün parti yapılarınız ve yöneticilerinizle öyle bir güce sahip olduğunuzu düşünmüş ve davranmışsınız ki herkes sizden yaka silker hale gelmiş. 15 milyona dağıtılan yardımlarınız da olmasa ülkenin her tarafında nasıl aşınıp nasıl eridiğinizi yaşayıp öngörmediğiniz bir sonuçla karşılaşacaksınız. Hem bu kez yanınızda size koltuk deyneği görevi yapan Bahçeli'yi de bulamayacağınızı şimdiden söyleyelim. Eğer siz Bahçeli'yi belki bir yerlerde devlet sizden sorulur diyerek bir yere oturtmazsanız o da toz olup gideceği için ismi de kalmayacak cismi de.

İşte bu nedenle hem siz Sayın Erdoğan, hem de Bahçeli partilerinizin sonunu görüyorsunuz aslında.

Biriniz toz olup yok olacaksınız, biriniz de metal yorgunu olup ağırlığınızla ülkenin üstüne yığılıp kalmış olacaksınız ki inanın bugüne kadar birçok zorluğu aşmış olan ülkemizin demokrasi güçleri; bu zorluğun da üstesinden gelecek ve ülke içine düşürüldüğü konumdan mutlaka düzlüğe çıkarılacaktır.

Bizden anımsatması…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA