Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NATO MERMER KAFA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 HAZİRAN  2017

Bu sözü kimler için söylerler? Kafası çalışmayan, dediğim dedik çaldığım düdük diyen, sahibinin sesi gibi konuşmayı adet edinen, kargadan başka kuş tanımayan, her dönem kendilerini geçer akçe sananlar için söylenir.

Vatan Partisi ve Aydınlık çevresi de bize sorarsanız NATO MERMER KAFADIR. Aydınlığın bugüne kadar attığı başlıklarla ilgili zaman zaman görüşlerimizi yazdık ve dedik ki; siz Recep Tayyip Erdoğan'dan bir Atatürkçü, bir vatan savaşı veren biri yarattınız ya helal olsun size. Eh adamlar bir kez öyle bir yola çıkmışlar ki, çıktıkları yoldan dönmelerinin olanağı yok. Ancak bir duvara toslarlar da tıpkı Alparslan Türkeş gibi "düşüncemiz iktidarda biz içerdeyiz" deyip serzenişte bulunup bazılarının aklına olup bitenler dank derse ne âlâ, etmezse onlarda Niyaziliği sineye çekip otururlar artık.

Bunlar; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı ADALET YÜRÜYÜŞÜNE takmışlar kafayı. Her fırsatta bu yürüyüşle Fethullahçıları ve PKK'yı nasıl ilişkilendiririz diye yırtınıp duruyor zavallılar.

Gazetenin üst başlığına Emekli Kurmay Albay Ali Türkşen'in söylediklerini çekmişler. Neymiş efendim, Ali Türkşen Türk askerine kurşun sıkanlarla yürümezmiş. HDP'nin yürüyüşe katılmasının da sonuçları vahim olurmuş. vs…

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bu yürüyüşün bazı evrelerine katıldık. Emekli Albay Ali Türkşen'in söylediği ya da söylettirildiği gibi o yürüyüşte Türk askerine kurşun sıkan kimse yoktu ama ADALET arayanların hepsi oradaydı. Eh bir partinin Genel Başkanını düşünün ki ülkemizde yargının altın çağını yaşadığı tespiti yapıyor, o zaman da bu tür zorlamaların bu çevreler için olağan olduğunu düşünmemek olası değildir. Ali Türkşen sözlerini; "HDP'nin yürüyüşe katılımı vahim sonuçlar doğurur" diye sürdürmesi de bize işin içinde bir iş olduğunu, Aydınlık gazetesinin bilinen kışkırtıcılığından birine daha imza attığını gösteriyor.

Bu denli takıntı içinde olanlardan da başka bir şey beklenemez bize sorarsanız. Tıpkı yandaş gazeteler gibi Sayın Erdoğan'ın o bilinen ama bir işe yaramayan sözlerini ise gazetenin ana başlığı olarak vermesi var ya daha da ilginç.

"SİLAHLARI VERENE BEDEL ÖDETECEĞİZ" demiş ya Erdoğan, bunlarda sanmışlar ki Erdoğan ABD ile köprüleri tamamen atıyor. Atabilir mi, atamaz mı Aydınlık'çıların aklından bile geçmiyor. Öyle ki önümüzde onca örnek dururken bu sözlere itibar ediliyor ya doğrusu pes vallahi. Bildiğiniz gibi Sayın Erdoğan aynı dozdan daha da ağır İsrail'e karşı da sözler söylemiş ve tutum da almıştı ne oldu peki?

Bir de NATO ile ilişkilerin gözden geçirileceği sözleri var. Aydınlık bu sözlere de itibar etmiş olmalı ki bunu da bir medet bağırtısı olarak bir köşeciğine sıkıştırıvermiş. Aydınlık çevresinin abartma ve kışkırtıcılık üzerine kimse eline su dökemez. Hani Iğdır'da seçim oldu da ne yazıp çiziyorlardı bildiniz mi? Seçimleri silip süpüreceklerini söylüyorlardı ama olmadı nal topladılar yine. İşte bu son zamanlarda AKP ve AKP'nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yaklaşmalarının da bedelini ödeyecekler ve saflarında içtenlikli ne kadar insan varsa birer birer o kışkırtıcı mahfeli terk edeceklerdir. Sonrasında ise Perinçek önlerine bir harita serer ve asker emeklileriyle savaş tatbikatı yaparak ömürlerini geçirirler olur biter bence. Zaten dünden bugüne yaptıkları da bundan ibarettir özet olarak.

Bazı dostların da son zamanlarda Perinçek'in sözlerine inanmadıkları görülüyor ki, internet ortamında yazılar yazmaya başladılar. Bir yazıncı dostum şöyle yazmış: "Perinçek'in diğer söylediklerine katılıyorum ama yargının altın çağını yaşadığı tespitine katılmıyorum." Bir kez cin şişeden çıkmaya görsün, artık o cini kimse şişeye sokamaz. Perinçek'in sözlerinin şurasına katılıyorum da şurasına katılmıyorum diyenler göreceksiniz sonrası evrelerde bir de bakacaklar ki Perinçek'le hiç ama hiçbir ortak yönleri kalmamış. Kalamaz da, çünkü bu tanıdığımız kişilerin çoğu hem içtenlikle yurtsever hem de emekten yanalar. Perinçek'in çizgisi ise ne içten yurtseverliği ne de emekten yana olmayı kaldıracak bir görüntüde değildir.

Özet olarak ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NÜ aklına takanlara bir önerim var.

Yürekliyseniz, ülkede demokrasinin D'si yoktur, adalet söz konusu bile değildir diyorsanız bir sürü sebep üretmeye gerek yoktur, gelirsiniz kendi renginizi de bu ADALET YÜRÜYÜŞÜ'ne katar ve güç verirsiniz olur biter.

Yok, gelmez de gerekçeler üretmeye ve de düşmanlık yapmaya devam ederseniz bu da sizin bileceğiniz iştir ama geldiğiniz zaman göreceksiniz ki orada sizi içtenlikle demokrasiye inanan, adalet arayan kararlı devrimciler bulacak Kılıçdaroğlu'nun basın toplantısında söylediği gibi her söylediğini inanarak söylediğini de görüp yargılarınızı değiştireceksiniz tabi kendinize güveniyorsanız…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA