Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HER NUMARA HER PİSLİK BUNLARDA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 HAZİRAN  2017

İktidar ve yandaşlarının denemedikleri numara kalmadı. Tehdit ettiler sökmedi. ADALET YÜRÜYÜŞÇÜLERİ teröristtir, bu yürüyüşü yapanlar Kandil ve Fetöcülerin talimatı ile yürüyorlar dediler, kimse yemedi. Görevlendirilmiş kışkırtıcılar yol boyunca kışkırtıcılık yaptılar kimsenin umurunda olmadı. Belediye kamp yerinin suyunu kesti adalet için ortalıklara dökülenlerin canını bile sıkamadılar. Kamp yerinin hemen yanına bir aklı evvel kışkırtıcı hayvan pisliği döküp kaçtı hiçbir şey değişmedi it ürüdü kervan yoluna devam etti. Hayvan pisliği olayında rol alanları tutuklanmadılar bile. Sürücüye 3000 TL ceza kesilip sokağa salındı. Anlayacağınız adalet dağıtan yargı olayı kabahatler çerçevesinde gördü ancak çok önemli olaylara neden olabilecek bu kışkırtıcılığı önemsemedi bile. Özellikle yaşanan bu olayla birlikte pek çok kesim tepki gösterdi. Dolayısıyla AKP'nin bu kışkırtıcılığı yine kendisine kaybettirdi.

Ancak bir söz vardır bilirsiniz; Osmanlı'da oyun çok diye. İşte bu oyunlardan biri daha oynandı ama kısa süre içinde bu kışkırtıcılığı yapan kişi de güvenlik görevlileri tarafından kortejin dışına atıldı ve karım dediği kadınla birlikte oradan uzaklaştırıldı.

Yine unutmamışsınızdır sanırım, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi Gösterileri sırasında Kabataş'ta saldırıya uğradığını ileri sürdüğü bir türbanlı bacısı vardı. O kadın çocuğu ile birlikte kamuoyuna şöyle haberleştirildi. Kabataş'ta kolları dövmeli ve bandanalı 50 kadar kişi bu türbanlı bacıya saldırıp bayıltıncaya kadar dövmüşler, çocuğu ise o sırada artık nereye fırlamışsa fırlamıştı. Bu kadarla da kalsa iyi bir de o göstericiler türbanlı kadının üzerine işemişlerdi. Günlerce bu olay kamuoyuna propaganda edildi. Hatta tek tek olayın nasıl yaşandığının kanıtlanacağı bile söylendi. Ancak yaşandığı ileri sürülen bu olay hiçbir şekilde kanıtlanamadı. Anlaşıldı ki olay düzmeceydi ve bu olayda rol alan kişi de hatırı sayılır bir AKP'linin geliniydi.

Şimdi şapkanızı önünüze koyup bir düşünün; hangi insan böyle bir olay yaşanmadığı halde gelininin böyle bir olay yaşadığını ileri sürebilir. Ya da hangi kadın durup dururken olmamış bir olayı olmuş gibi gidip başta Star gazetesi olmak üzere röportaj vermeye kalkar? Bu işte hiç mi utanma sıkılma diye bir şey söz konusu olmaz. Anlayacağınız böyle bir iftira ile Gezi göstericileri karalanmak istendi amma velakin yine bu olayın altında kimin kaldığını hemen herkes iyi bilmektedir.

Bunlarda ne utanma var ne de arlanma. Gezi göstericilerinin camide içki içtiklerini de ileri süren yine Recep Tayyip Erdoğan'dı. Sonra ne oldu. Cami imamı böyle bir olay yaşanmadığını, Allah'tan korktuğunu yalan söyleyemeyeceğini söyleyince imamı kaç yere sürdüler hepimiz tanık olduk. Bir kişi dürüstse bile bu iktidarın işine gelmezdi. Madem yalan söylemiyordu, madem iktidarın istediği gibi iftira atılmasına alet olmuyordu haddi de bildirilmeliydi, bildirildi de.

Şu an bu imam nerede, görevini yapıyor mu, yapmıyor mu şahsen ben bilemiyorum ama o günlerde imamın bu iftiracı iktidarın feleğini şaşırttığını iyi biliyorum.
Gelelim dün gece yaşanan olaya:

Bir adam durup dururken birden bire karımı rahatsız ediyorlar diye bağırmaya başlıyor. Ortada ne böyle bir olay var ne de kimsenin yarattığı bir kargaşa. Sadece biri çıkmış nara atıyor. Sonra güvenlik görevlileri bu adamı dışarı alıyor ve karım dediği kadınla birlikte oradan uzaklaşmasını sağlıyor.

Şimdi bir düşünelim Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi gösterileri sırasında yaşandığını ileri sürdüğü Türbanlı bacı kışkırtmasıyla bu olay arasında bir fark var mı? Elbette yok. Türbanlı bacı olayını kamuoyuna servis eden kişi o zaman Başbakan koltuğunda oturuyordu, karımı rahatsız ediyorlar diyen kişi ise ne olduğu, kim olduğu belirsiz bir kişiydi ve kimin aletiydi bilemedik, öğrenemedik. Yalnız bu kişinin de iplerini tutan biri olduğu bence kesin.

Hani bunlar söze gelince ar-namus sözcüklerini dillerinden düşürmezler ya işte bunların arı da namusu da bu kadar. Hiç namuslu, dürüst, aklı başında bir kişi eşiyse ya da değil önemi de yok, bir kadını kışkırtıcı amaçlar için söyler misiniz nasıl ve hangi akla hizmet böyle bir olaya alet edebilir?

Ey yurttaşlar! Sizlere son sözümüz şudur.

Korkun, ar namus tanımayan hayasızdan! Korkun, iktidar ve servet gücüyle zehirlenmiş yobazdan, dinciden, imancıdan.

Ve bunların altından halıyı çekin ki bir daha ayağa kalkmaya bile mecalleri kalmasın…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA