Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ADALET ÇOK GEREKLİ ÇOK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 TEMMUZ  2017

Bugün sizlerle başka bir yazı paylaşmayı düşünüyordum. Her gün, her gün ağzı salyalı yalancıları konu alıp yazıp durmak insanı yoruyor. Var olan enerjisini aşağı çekiyor. Ama baktım gördüm ki bu çevrelerin ağzının payını vermeyip es geçmek sanıldığı kadar kolay değil. Bugünün Aydınlık gazetesinde tam sayfa yayınlanan yazıyı görünce dedim ki kendi kendime bunlara son kez olarak bir karşılık vermek şart oldu.

Bana sorarsanız yarın mitingle birlikte ADALET YÜRÜYÜŞÜ tavan yapan bir etki ile sonuçlanacak. Dosta düşmana öyle bir etkisi olacak ki artık bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İnsanlar, ADALET YÜRÜYÜŞÜ ile birlikte kendilerine geldi, gelmekle kalmadı aynı zamanda da gücünün farkına vardı. Bu nedenle de hak, hukuk, adalet konusunda bu aşamadan sonra yığınların daha kararlı davranacağı kesin. Artık bu noktadan geriye düşmeyi kimsenin de göze alabileceğini sanmıyorum. Yani sizin anlayacağınız milyonları ayağa kaldıran ve alanlarda birleştiren bu yürüyüşün ülkemiz halk yığınları üzerinde göreceksiniz kalıcı bir etkisi olacak.

Yalnız milyonlar ayağa kalktığında da her zaman olduğu gibi gericiler, halk düşmanları, dinciler ve faşistlerden de tepkiler yağmur gibi yağmaya başlıyor. Aydınlık Gazetesi tam sayfa ayırmış yürüyüşe. Sayfanın altına da tam donanımlı silahlı bir asker koymayı da ihmal etmemiş. Gazetenin başlığı şöyle:

"KILIÇDAROĞLU'NUN ABD VE AB'YE MÜDAHALE ÇAĞRISI UTANÇ VERİCİDİR"

Tam sayfa yazının özü bu. Tepeden tırnağa iftira, tepeden tırnağa ısmarlama. Eğer Aydınlıkçılar bir yerlerden emir almamış olsalar ne böyle bir yazı yazabilirler ne de bu riski göze alacak kadar akılsızdırlar. Bu yüzden de anlaşılıyor ki bunlara emir önemli merkezlerden geliyor. Dinci olmadıklarını ileri süren bu çevreler bir yandan okullara mescit açılması için iktidarın girişimlerine karşı çıkar görünürken bir yandan da dinci-imancı kesimi en üst perdeden destekliyor olmaları hiçbir nedene bağlı olarak açıklanamaz. Neymiş efendim; Kılıçdaroğlu emperyalist ülkeleri Türkiye'ye karşı müdahaleye çağırıyormuş. Aydınlıkçılar da vatan kurtaran Şaban oldukları için atmışlar kendilerini yollara, laf olsun hesabından söz konusu olan vatansa gerisi teferruat diye bağrışıp duruyorlar. İşin kötüsü bunların yalanı ile içtenlikli vatan sevgisinin de örtüştüğü falan yok. Yok çünkü vatanı rant, kasalara girecek milyonlar, vurgun, talan ve yağma olarak gören ve dış güçlerin her aşamada oyuncağı konumunda bulunan bir iktidarı bu denli açıkça destekliyor olmak doğrusu akıl kârı değildir.

Bugün değil, her zaman için bu çevrenin kafası hep karışıktı. Çünkü dünde aynı düşmanlığı bunlar Sovyetler Birliği için yapar ABD'nin de yanında yer alırlardı. Öyle ki Amerika, Sovyetlere niye savaş açmıyor diye neredeyse kriz geçiren yazılar döşenirlerdi. Şimdi ise tersini yapıyorlar. Niye? Çünkü artık Sovyetler Birliği yok, Sosyalist Sistem yok. Bu yüzden de içleri rahat. ABD ve AB düşmanlığı yapıyorlarsa bunlar kapitalizme ve emperyalizme karşı oldukları için değil, akıllarınca kıt akıllarıyla kendilerine akıl veren çevrelerin taktik ve stratejilerini uyguluyorlar.

Hani bir de bunların milyonlarca insanı akılsız yerine koymaları yok mu, bu halleri daha da bir hastalıklı bir durum aslına bakarsanız. Bizler yürüyüşe katılanlarla birlikteydik, Kılıçdaroğlu da dahil herkes hem ne yaptığını biliyor hem de sizinle yurtseverlilikleri kıyaslanmayacak denli yüksek insanlar. Sizler ki gözünüzün önündeki işbirlikçileri, ülke satıcılarını, vurguncuları, talancıları, ülkenin başına bela açanları görmüyor onların yanında saf tutmaktan milim bile gocunmazken demokrasi güçlerini halka düşmanı olarak anlatmaya çalışıyorsunuz. Oysa Sayın Perinçek daha dün, 'HAYIR' oyu vermiş olan siyasi yapıları ziyaret eden Kılıçdaroğlu sizinle de görüşürken hiç de öyle değildiniz. Önemsenmiş olmak hali yüzünüzden öyle belli oluyordu ki bizi değil kendi tabanınızı bile şaşırtmıştınız. Şimdi ise bukalemun örneği renk değiştirdiğinize göre demek oluyor ki size yeni bir renk gerekti. Bu yüzden de bu renginizle demokrasi güçlerine kara çalmayı devam ettiriyorsunuz.

Sayın Perinçek; oysa bizler sizin yabancı basına sayısız demeçler verdiğinizi iyi biliyoruz. Siz o demeçleri verirken ne haindiniz, ne emperyalizm işbirlikçisi ama işin içinde başkaları oldu mu onlar hem hain hem de emperyalizm işbirlikçisi oluyor öyle mi?

Gazetenizde tam boy iftiraya, gericiliğin, faşist anlayışın sesine yer vermişsiniz Ne diyelim yolunuz açık olsun. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş derler ya işte öyle. Sizin Atatürkçülüğünüzle Recep Tayyip Erdoğan'ın ve partisinin Atatürkçülüğü de birbiriyle bir güzel örtüşmüş. Tamam da İşgal döneminde emperyalistlerle bütünleşen ve onların işgalini savunan padişahçılara, gericilere karşı Mustafa Kemal'in ne yaptığını da bilmiyor olamazsınız…

Biz söyleyelim de…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA