Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ADALET YÜRÜYÜŞ VE MİTİNGİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 TEMMUZ  2017

25 gündür süren ADALET YÜRÜYÜŞÜ 9 Temmuz günü bitti. Yürüyüş boyunca çeşitli çevrelerle tartıştık. Bunların bazıları işi öyle uç noktalara götürdüler ki, bu yüzden de ister istemez onlara yanıtlarımız oldu. Yine de bazı çevrelerin koşullanmışlığını kıramadığımız gibi onların daha da ağırlaşan sövmelerine saymalarına tanık olduk. Bu çevreler içinde yer alan AKP ve saray yandaşlarından ve Bahçeli'nin MHP'sinden gelen eleştirilere aldırmadık bile. Çünkü bu çevreler ülkeyi dinci, gerici ve faşist bir diktatörlükle yönetmek istedikleri için ADALET YÜRÜYÜŞÜ ile ilgili görüşleri de zaten bilinen şeylerdi. Bir başka deyişle faşist anlayışla iktidar edenlerin düşüncelerinden caymaları zaten beklenemezdi.

Bu yüzden de biz sosyalistler bu çevrelerden gelen eleştirilere it ürür kervan yürür anlayışıyla davrandık. Haklı da çıktık. Kimi zaman yürüyüş boyunca azıtan ve ağza alınmayacak küfürler eden kimseleri yürüyüşçüler tükürüğü ile boğanlardı ancak yürüyüşçüler bunların kışkırtıcılığına prim vermedi ve aldırmadan yoluna devam etti.

Asıl önemli nokta ise kendilerini Atatürkçü sayan ve Recep Tayyip Erdoğan'ın çeşitli bahanelerle arkasına düşmüş olan kesimlerdi ki, bu yürüyüş sonuçta onların da iflah olmayacaklarını bizlere bütün çıplaklığı ile gösterdi. Bunlara karşı nefes tükettik, yanlışlarını her fırsatta dile getirmeye çalıştık. Ne yazık ki bu çevreler kendilerine acaba yanılıyor muyuz diye soru soracaklarına işi azıtıp gemi iyice azıya aldılar ve bulundukları her köşeden ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NE ve bu yürüyüşü destekleyenlere karşı talimli talimsiz ateş etmeyi hiç kesmeden devam ettirdiler.

Sonuçta yürüyüş hezimet olsun diye düşünenlerin aksine nasıl büyük bir coşku ile başladıysa o coşkunun üç yüz, beş yüz katı bir coşku ile yani 4-4,5 milyona varan insanın katılımı ile doruk noktasına vardı. O doruk noktasında bütün demokrasi güçleri düşünülenin de ötesinde bir sınav vererek birlikte neler yapılabilirmişin en güzel örneğini verdiler. Onca büyük kalabalıkta bile orada bulunanların birbirlerine karşı gösterdikleri sevgi ve saygı bile görülmemiş düzeyde ve güzellikteydi.

Bu nedenle bu yürüyüşün olumsuz geçmesini düşleyenler buradan kendilerine ekmek çıkmayacağını gördükleri için bir kısmı yumuşadı ve ama-fakat demeye başladılar. Bazıları ise eski saldırganlıklarını ve yanlış değerlendirimlerini daha da arttırarak inatlarını devam ettirdiler. Bu tür davranışların hemen büyük bir bölümü Vatan Partisi'nin yönetim kademelerinden ve üyelerinden geldi. Onların aksine özellikle de TGB saflarından gençler daha yumuşak yaklaşımlarda bulunarak bizim söylediklerimizi ve yazdıklarımızı anlamaya çalıştılar. Bunu yaparken de ölçülü bir dil kullanmaları dikkat çekiciydi. Kuşkusuz; Vatan Parti'sinin en üst kademesinden bu denli konuyu çarpıtarak ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NÜ eleştirmeleri özellikle bu partiye sempati duyan gençlerin kafasında daha çok soru bıraktı. Bu yüzden de şimdiden bu soruların yanıtını arayan gençlerle bir şekilde karşılaşıyor olmamızı da elbette ki önemsiyoruz.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve mitinginin en sersemletici etkisi ise AKP ve saray çevresinde olması ise zaten şaşırtıcı değildir. Bu yüzden de onlar mitingi sayıya indirgeyerek mitinge rağbet edilmediğini göstermeye çalıştılarsa da her şey ortadaydı. Ne çekilen resimler ne de mitinge katılanların gözlemleri yanıltıcı olamazdı olmasına da İstanbul Valisi başta bu mitinge katılımı neden en az sayıya indirmek için göbek çatlatırlardı anlamak gerekir elbette. İstanbul Valisi'nin sayı bilmediği ortadaydı, bu yüzden de kendisine abaküs gönderilmesi oldukça anlamlıdır. İ. Melih Gökçek her yere dahil olmayı sever bu yüzden de Maltepe Mitingi'ne de dahil olmaya çalıştıysa da onu bir şeyden saymaya gerek bile yoktu.

Sonuçta ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve miting bazı çevrelerce; yok emperyalizme hizmet ediliyor, yok bizler bir kurumuz bu yüzden de siyaset dışı davranmak zorundayız gibi yaklaşımlarla etkisi kırılmaya çalışılsa da sonuç hiç de onların umduğu gibi olmadı. Olamazdı da. Çünkü bu miting milyonların somut istemiyle örtüştüğü için tarihe geçen bir yürüyüş olarak çoktan insanların gönlünde yerini aldı bile.

Bir de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu kendi koltuğunu sağlamlaştırmak için bu eylemi gerçekleştirdi yaklaşımı içinde olanlar var. Kuşkusuz Bu yürüyüş Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na hem prestij kazandırdı hem de Genel Başkan olarak yerini sağlamlaştırdı. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nu tanıyanlar bilirler ki bu yürüyüşü ne kendisi için ne de yerini sağlamlaştırmak için gerçekleştirmedi. Bunun böyle olduğunu da tarihe havale edelim ve sözümüzü şöyle bağlayalım.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ; hak, hukuk, adalet için çok önemli bir mücadeleye imza attı ve de demokrasi güçlerini büyük ölçüde birleştirdi.

Diktatörlük heveslilerinin heveslerini kursaklarında koymak için bir sınav başlangıcıydı, sınav geçildi.

Sonraki duraklarda da verilecek olan sınavlarla duraklar bir bir geçilecek ve saltanat heveslilerine, demokrasi düşmanlarına hak ettikleri ders verilecektir.

BİLİNE!!!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA