Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MEĞER NEYMİŞ ŞU FETHULLAHÇILAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 TEMMUZ  2017

Hangi kanalı açsanız Fethullahçılarla ilgili ya bir habere ya bir tartışmaya rastlıyorsunuz. İnsanların her biri Fetö üzerine uzman kesilmişler. Kimisi sinsiliğinden söz ediyor, kimisi her yere ellerinin uzandığından. Hatta içlerinde Fetöcülerin uluslararası tehlike haline geldiğini bile söyleyenler var. Bunların kim oldukları bile belli olmazmış. Kendilerini öyle gizlemişlermiş ki yanı başınızda olurlarmış ama ruhunuz bile duymazmış. Tıpkı korumaları, yaverleri, bakanları, milletvekilleri Fethullahçı olup da Recep Tayyip Erdoğan'ın anlamadığı gibi. Arkalarında Adalet Mülkün Temelidir yazsa da TBMM'de, yargıç koltuğunda oturanların da Fetöcü mü değil mi olduğu bilinmezmiş.

Tamam, bu nasıl akıl dışı bir tartışmadır anlaşılır gibi değildir. Fethullahçılar ellerine geçirdikleri olanakları da değerlendirerek iyi öğütlenmiş ve organize olmuş olabilirler. Ancak bunların bu kadar da abartılmaması gerekmez mi?

Eğer bu abartı kasıtlı değilse dünün sümüklülerini ve eziklerini böylesine en doruk noktaya koymaya kalkışmak da neyin nesidir?

Daha düne kadar köylerde hasat zamanı boyun büküp tıpkı dilenciler gibi dilenenler onlar değil miydi?

Her kurban bayramında kurban derilerini toplamak için bindir kılığa girenlerin de onlar olduklarını bilmiyor muyuz?

Arka arkaya kurulan yurtlar arkasından da okullar ve dershaneler nasıl açıldı bundan da mı haberimiz yok sanki?

12 Eylül faşist iktidarı, Turgut Özal'ın ANAP dönemi, Tansu Çiller'in bacıların bacısı olduğu dönemlerde tüylenip uçmaya başlamadılar mı bunlar?

Devletin çeşitli kademelerine bin bir suratla yerleşirken bunların "muhterem" elini tutanlar kimlerdi acaba?

Ya AKP iktidarı ile birlikte örgütlülükleri, devlet içinde çekirge sürüsü gibi artan; paralar, pullar sahibi olup şirketler ve üniversiteler kurmuş olmalarını da mı bilmiyoruz?

Yurt içinde ve dışında bunların işlerinin kolaylaştırılması için verilen talimatlar devletin arşivlerinden bir bir ayıklanıp yok mu edildi ki bugün Numan Kurtulmuş'ta dahil bu ülkenin halkına yalan üstüne yalan söyleyip bir şeylerin üzerini örtmeye kalkıyor olmaları da mı birilerine hiç mi hiç öğretici olmuyor acaba?

Bugün Fetöcüler bahane edilip Türkiye halkına Guantanamo muamelesi çekip kafa kopartmaktan söz edenlerin sertliği ile değil de bir devlet ciddiyeti ile ve demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde bunların üzerine gidilse bunların acaba imi timi mi kalır? İşi gargaraya getirip tehlike senaryoları yazarak asıl konunun üzerine gidileceği yerde mızrağın sivri ucu ilericilere, devrimcilere ve sosyalistlere çevrilmeye kalkışılırsa elbette ki Fethullahçılar ülke insanının saflığından yararlanılıp allemi cihan olarak sunulmaya kalkışılırsa işin özüne değin mücadele mi edilmiş olur? Saray ve AKP iktidarı öyle bir yalan uydurmuş ki o sunturlu yalanıyla bir de toplumu sindirmeye kalkışıyor utanıp sıkılmadan.

Fethullahçılarla ilgili bir milad uydurulup ne var ne yok o miladın arkasına gizleniliverdi. Suç örgütü ile iş tutanlar ve gerçekten Fethullahçı olanlar 17-25 Aralık Operasyonu sonrasında kafalarına taş düşüp hidayete erdikleri için bunlar Recep Tayyip Erdoğan'ın has adamı sayılacaklar ama sıradan bir esnaf Fethullahın militanı muamelesi görüp neredeyse milyon yıl ceza ile yargılanacak hiç olacak iş midir?

Hem madem Fethullahçı terör örgütünden ders çıkarmış bir AKP ve saray iktidarı var; ne hakla ve hangi akla hizmet başka tarikat ve cemaatleri öne çıkarıp onların devletin her kademesinde örgütlenmesine olanak sağlanır, siz burada bir içtenlikli bir durum görüyor musunuz?

Artık canımıza tak dedi, bütün kanallar geceli gündüzlü Fethullahçı terör örgütünü anlata anlata bir güç abidesi haline getirdiler. Öyle ki bu tartışmacıların içinde en ateşli tartışmacılar da AKP'nin ve sarayın kılıcını sallayan kişiler. Bunlar öyle ki hukuk dışı bir şeyi gözümüzün içine baka baka savunurlarken bile akla yatmayan savlarını Fetöyü ileri sürerek kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bunların karşısında bir başka grupsa asıl Fetöcülere karşı mücadele eden bizlerdik sözleriyle her günümüzü kaynatıp içine ediyorlar.

Uzatmayalım; sizin Fethullahçı dediğiniz sümüklülerin en tepesindeki kişi Fethulah Gülen CIA tarafından devşirilip kendisine ve çevresine Komünizmle Mücadele Dernekleri kurmak görevi verildiğinde de bizler bunların ciğerini biliyorduk, şimdi de biliyoruz. Öyle her bilgiyi afakileştirip bu çevrelere de akıl almaz güç atfetmeye kalkanlar bilsinler ki olağan demokratik kurallar içinde bir devlet işleyişine sahip olsa ülkemiz Fethullahçıların varlık ve etkisi 3 ay bile devam edemez.

Oysa şimdi olanlar nedir? Saray ve AKP iktidarı OHAL'i uzatıp ta uzatıyor sonra da Fethullahçıları bahane ederek ülkenin demokrasi güçlerinin sesini kısmak için her yola başvuruyor. Ülkesine alın teri ile ve de karın tokluğu ile çalışan ve üreten işçiler eğer Recep Tayyip Erdoğan tarafından patronlara söylenen sözlerle insan yerine bile konmuyorsa işte orada Fethullahçıların temizlenmesinin de olanağı yoktur. Yoktur, çünkü OHAL sürecek ki Recep Tayyip Erdoğan grev olasılığını önceden görüp grev yasağı kararı aldırtıp rahat rahat hizmet edecekleri çevreye hizmet edecekler.

İşte bunun için Fethullahçı terör örgütü sönümlendirilemez. Yoksa AKP ve sarayın demokrasiyi rafa kaldırıp hak ve özgürlükleri hiçe sayması nasıl mümkün olacak değil mi?

Dünün sümüklü, ezik dilencileri bugün nelere kadir görünüyorlar ya da öyle gösteriliyorlar.

Oysa bizim için onlar gerçekten bir fiskelik iş bir fiskelik, bilmem yeterince açık oldu mu?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA