Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 TEMMUZ  2017

AKP iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihinden sonra Fethullahçı cemaatle öyle bir iş tuttu ki onların devletin her kademesine sökülüp atılması zor bir şekilde yerleşmelerinin önü açıldı. Valiler Fethullahçıydı, Emniyet Müdürleri öyle, yargının en stratejik noktalarına onlar getirildi. Milli Eğitim politikalarına yön verecek noktalarda da yine Fethullahçılar yer aldılar. Bakanlar onlardandı, milletvekilleri onlardan. Uzun soluklu bir çalışmanın arkasından orduya da el atan Fethullahçılar askeri okullara öğrenci yerleştirmek için soruları çalmak başta olmak üzere her yola başvurdular. Kısacası askeri vesayeti ve her alanda vesayeti kaldırmak adı altında Fethullahçı cemaat her bir noktayı ele geçirdi.

Bugün Fethullahçılarla sözümona kan düşmanı haline gelmiş olan AKP ve saray çevresinin hâl ve gidişi bu noktadaydı. Üstelik Fethullahçı cemaat fiilen ABD tarafından kontrol altında tutulan ve onların çıkarına dünyanın her tarafında faaliyet gösteren bir örgütlülüğe dönüşürken bile AKP iktidarı dış temsilciliklerimize birer devlet genelgesi göndererek Fethullahçıların işlerinin kolaylaştırılması için her türlü yardımın yapılmasını istemek gibi bir vefa örneği göstermekten de geri kalmamıştı. Sonra iktidar paylaşılamadı. Vurgunlardan daha çok pay isteyen Fethullahçılar örgütlü yapılarına güvenerek Recep Tayyip Erdoğan'ı ve onun arkasında kümelenenleri tehdit etmeye başladılar. Üstelik tehdit etmek için ellerinde yeterince de bilgi ve belge bulunmaktaydı. Sonra o bildiğimiz 17-25 Aralık 2013 operasyonları geldi. Belgeler düzmece değildi, bu yüzden de bu belge ve bilgileri etkisiz kılmak için harekete geçen Sayın Erdoğan başarılı oldu ve Fethullahçıların salvoları yavaş yavaş geriletildi. Ancak turpun büyüğü heybedeydi, Fethullahçılar ordudaki güçlerini harekete geçirerek darbe yapacak ve bu raunda Recep Tayyip Erdoğan ve yandaşlarını alt edecekler ve iktidarı ele geçirdikten sonra ülkenin tek egemenleri olarak iktidar olacaklardı.

Pek çok nedene bağlı olarak iyi hazırlanılmamış bir darbe için 15 Temmuz'da harekete geçildi ve "Allah'ın bir lütfu" olarak darbe başarısız oldu. Bu andan başlanılarak da ülkede Fethullahçılara yönelik geniş kapsamlı tutuklamalar gerçekleştirildi. Ayrıca Fethullahçı ticari kuruluşlara da el kondu. Bu konuda yapılan açıklamaya göre ekonomik gücü 50 milyara yaklaşan şirketler devletin eline geçti. Ancak iş bu kadarla da kalmadı, kurt bulanığı sever hesabıyla ilan edilen OHAL'e de dayanılarak sayısız ilerici, demokrat, devrimci ve sosyalist de görevlerinden alındı ve de çeşitli bahanelerle tutuklandı. Sizin anlayacağınız 20 Temmuz 2016 tarihinde alınan OHAL kararı ile faşizan uygulamalara geçilmiş oldu.

Evet, Fethullahçı yapı ilk örgütlenmeye başladığı günden günümüze kadar cemaatçi bir yapıydı ve de savundukları görüşlere baktığımız zaman tırnak içinde ılımlı İslamı savunuyordu. Bunlar bu halleriyle de ABD emperyalizminin Büyük Ortadoğu programlarıyla neredeyse bire bir örtüşüyorlardı. Gerçekler bu denli ortadayken Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bütün AKP'lilerin dönen bu çarkta ya doğrudan ya da dolaylı olarak emekleri vardı. İşler tersine gittiği için köprüler atıldı ve Fethullahçı çete düşman ilan edildi.

Yalnız bunlar yapılırken AKP cemaat ve tarikatlarla ilişkisini hiçbir zaman dondurmadı. Bu kez de sahneye başka tarikat ve cemaatler çıktı. Ensarcılardan, İsmailağa Cemati'ne Menzilcilerde diğer Nur tarikatlarına kadar hemen herkes Fetöcülerden boşalan yerleri doldurma yarışına giriştiler ve de gözlerimizin içine baka baka doldurdular da.

Hepinizin bildiği gibi Ordu Valisi iken Sakarya Valisi olarak atanan daha önceki görevlerinden de bildiğimiz İrfan Balkanlıoğlu'nun makamına gelişi ilginç görüntülere sahne oldu. Arkasına toplanan bir amigo grubu ile birlikte tekbirler getirilerek makamına geldi ve görevine başladı. Sizin anlayacağınız Cumhuriyet valisi olmayı çoktan bırakmış olan İrfan Balkanlıoğlu, İsmailağa Cemaatine bağlı abisinden aldığı feyzlerle bundan böyle Sakarya'yı yönetecek. Aynı kişi içkiyi yasaklayan 4. Murat olarak bilindiği gibi Cephanelik patlaması sonrası makamına çağırdığı Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e halı kilim ve Afyon kaymağı hediye eden kişidir de. Üstelik onca askerimiz yaşamını yitirdiği olayın sonrası Necdet Özel'in oraya gittiği sırada.

Bizler; dün de bu cemaat ve tarikatların devlet işlerine karıştırılmasına karşıydık bugün de sonuna kadar karşıyız. AKP ve Saray iktidarı Diyaneti de yanına alarak cemaat ve tarikatların vakıfları aracılığı ile eğitim başta olmak üzere bunlara daha geniş alan açmaya çalıştığı bu günlerde diyoruz ki; ha Fethullahçı Cemaat, ha Ensarcılar ya da İsmailağa cemati al birini vur ötekine aralarında hiç mi hiçbir fark yoktur. Hem İsmailağa Cemaati'nin Soma'da kömür ocaklarında yaşamlarını yitiren 301 işçinin yakınları arasında gösterdiği faaliyetleri de unutmuş değiliz.

Bu yüzden de bu YETER yazımızın ilkidir.

YETER ARTIK YETER!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA