Turgut Koçak

turgut.kocak@hotmail.com

SU AKACAK BİZ BAKACAK MIYIZ? 

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, ülkemizde son yaşananlarla ilgili olarak değerlendirmeler yapmış, yaşanılan olayları hiçbir zaman dinci gericilerle Kemalistlerin ya da ulusalcıların arasında bir hesaplaşmadır diyerek es geçmemiş, görmezlikten gelmemiştir. Es geçen ve görmezlikten gelenlerin politikalarının nasıl sapır sapır döküldüğünün de tanığıdır. Bu konuda solda yer alan parti ve çeşitli yapıların sözcülerinin ağzından, kaleminden çıkan değerlendirimlerin içinin ne denli boş olduğunu gördükçe de partimiz, kendi haklılığına çok daha büyük inan duymakta ve ileri atılmak için güç biriktirmektedir. Parti olarak sosyalizm yolunda yürüdüğümüzü hiçbir koşul altında geriye atmaksızın yaşananları sınıfın çıkarları açısından değerlendirir ve öyle tutum alırız.

Günümüzde ağızlarına darbe düdüğü verilen her boydan ve soydan kimliksiz, kişiliksiz liberalleşmiş solla yakın durmamızı gerektiren hiç ama hiçbir neden yoktur. Çünkü onlar emperyalist odakların üfürmesi ile öne çıkmış sosyalizm gerçeğini atlayarak soyut bir demokrasi yalanına sarılmışlardır. Dünyanın her yerinde “turuncu devrim” bayrakları sallayanlar Soros’un çocukları olup bunlar en fazla olsalar olsalar ülke satıcısı olabilirler. Ülke satıcıları ile de yolumuzun hiçbir şekilde kesişmeyeceği bilinen bir gerçektir.

AKP eliyle bankaların büyük bir bölümü yabancıların eline geçmiştir. Büyük kamu işletmeleri emperyalist tekellere pazarlanmıştır. Tarım toprakları yabancılara satıldığı gibi köylülüğün canına okunarak tarım bilinçli bir şekilde çökertilmiştir. Sanayi yok edilmiş, gelişmesinin önü tam anlamıyla kapatılmıştır. Kıyılar yağmalanmış bir avuç ip cambazının altın tepsi içinde kullanımına sunulmuştur. Kent ve çevre düzeni gözetilmemiş, yağmaya uygun düşecek projeler geliştirilerek yandaş bir avuç haramzade zengin edilmiştir. İktidar eliyle yandaşlara Türkiye halkını yalan haberlerle uyutmak için yazılı ve görsel basın yayın araçları kazandırılmıştır. Başbakan’dan başlayarak, bakan ve diğer AKP’lilerin çocukları büyük vurgunlar vurarak zengin olmuşlardır. İhaleler usulüne uygun yöntemlerle Sayıştay denetiminden kaçırılarak Ali Dibolara verilmiştir. AKP elinde bulunan Büyükşehir Belediyeleri ve diğer kent belediyeleri tam anlamıyla yemlik haline getirilmiş, kimi yararsız yatırımlarla halkın cebinden çalınan paralar iç edilmiştir. Bu iktidar döneminde suya % 300 zam yapılmasına karşın bu yönde yapılan yatırımların hemen tamamı boşa gitmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Melen Çayından su getirilmesi sonrasında İstanbul’un 50 yıl boyunca su sorunu kalmamıştır demesine karşın, daha işin başında su sorunu nedeniyle İstanbul’u uyaran bir konuşma yapmıştır. İşçi ve emekçilerin yaşam düzeyi sürekli olarak düşmüş, açlık ve yoksulluk hemen her kesimi vurarak umutsuzluk yaratmıştır. İşsizlik diz boyudur. İktidar yandaşı olmayan kimselere iş bulma kapıları kapatılmıştır. Özetle ekonomi alanında AKP iktidarı tam anlamıyla bir vurgun ve talan iktidarı olarak tarihe geçmiştir.

Bunların emperyalist işbirlikçisi bir iktidar olarak yaptıkları saymakla bitirilemeyecek denli çoktur. İşçilerin hemen her hak alma isteği polis saldırılarıyla karşılaşmaktadır. 1 Mayıs 2008’de İstanbul’da yaşananlar akıllardan silinecek gibi değildir. İstanbul belediye işçilerinin grev ilanını belediyeye asma girişimi ağır polis saldırısı ile karşılaşmıştır. Yani solu ve sosyalistleri ilgilendiren ne varsa AKP iktidarı tarafında tersyüz edilmektedir.

Bu iktidarın iç ve dış politikası tam anlamıyla çökmekle kalmamış, yakın bir gelecekte Türkiye halkının geleceğini karartacak bir noktaya gelmiştir. Bununla birlikte bazı sol yapılar sözde demokrasi adına bu iktidarı arkalayan bir tutum içerisindedir. Oysa bu iktidar tam anlamıyla sermaye güçlerinin iktidarı olup emperyalizmin tartışmasız dümen suyunda yürüyen bir iktidardır. Bu durumda AKP’ye karşı savaşım vermek demek emperyalizme ve sermaye iktidarına karşı savaşım vermektir. Solun önemli bir kesiminin bu gerçeği görmemesi Ergenekon Operasyonu gibi içi boş yalanlarla darbe karşıtlığı yapıyormuş havası ile politika yürütmesi ibret verici bir görüntü olup gerçeklere şaşı bakmaktır. Su akacak biz bakacak değiliz. Asıl olan sınıfın ve sosyalizmin çıkarlarıdır. TSİP’in politikaları ise buradan beslenir.


İLETİŞİM FORMU

NOT: MESAJLARINIZ EN GEÇ İKİ GÜN İÇERİSİNDE CEVAPLANDIRILACAKTIR

 

NOT: telefon numaranızı yazmak istemiyorsanız birkaç rakam yazınız.

[- Sayfayı yazdır - ]


SAYFA BAŞI

ANA SAYFA