Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YAKIŞIR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 TEMMUZ  2017

Kadın Amerikan vatandaşı. Söylediğine göre Arap asıllı kocası ABD vatandaşı olduğu için bu kadın da ABD vatandaşı olmuş. Vatandaşlık yemini ile ABD'ye bağlı yani. Sonrasında kendisine CIA el atmış mıdır atmamış mıdır bilemiyoruz ama böylelerine CIA'nın el atmadığı düşünülemez. Üstelik bu kadın, Erbakan'ın Fazilet Partisi’nden 18 Nisan 1999 seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak seçildi. 2 Mayıs 1999’da TBMM’de and içme törenine başörtülü gelince meclisten çıkartıldı. Bakanlar kurulu kararıyla ABD vatandaşı olduğunu bildirmediği için vatandaşlıktan çıkartıldı. 1999 yılında ABD’ye yerleşti. Washington'da George Washington Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyordu. Bülent Ecevit'in; "birisi şu kadının haddini bildirsin" sözlerini hâlâ unutmuş değiliz.

Ağustos 2000 yılında Merve Kavakçı Nakşi Şeyhi Nazım Kıbrısi'nin önünde diz çöküp resim çektirdi. Sizin anlayacağınız daha sonra yeniden AKP iktidarında Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığına alınan bu kadıncağızın elinde liyakat diye diye ortaya süreceği bu resim var. Anlaşılan bu resim yüz yumuş ve liyakat yerine geçmiş ki hop diye Gualalumpur Büyükelçiliğine atanıverdi. Son atananları da dikkate alırsak AKP'nin dış politikayı iyi bilenler arasından değil de partiye bağlılığı ile bilinenler arasından kimseleri alıp alıp büyükelçi yaptığı görüldü.

Merve Kavakçı Arap asıllı birinin iki eşinden birisidir. Şimdi boşanmıştır. Boşanma sebebi kendi anlatımıyla; Türkçe konuşmasını eşi yasakladığı için boşandık demesine karşın gerçek bu değildir. Gerçek adı geçen kişinin bir eşinin daha olmasıdır. İşte böyle biri şimdi Malezya'nın Başkenti Kuala Lumpur'a Büyükelçi olarak atandı.

Bazılarına göre AKP ve sarayın göreve getirdiği kimseler liyakatsiz tamam da liyakatli olsalar da bir şeyin değişmeyeceği zaten ortada. Çünkü AKP ve sarayın bugüne kadar izlediği politikalara baktığımız zaman kıyamet politikaları olduğunu anlamakta zorlanmayız. Neymiş efendim Merve Kavakçı Nakşi Şeyhi Nazım Kıbrısi'nin önünde diz çökmüşmüş. Ne olacak ki, bu iktidarın zaten neredeyse bütün milletvekilleri ve ileri gelen belediye başkanları da "Hoca Efendi"nin önünde diz çökmemişler miydi? Bu arada din-iman meselesi açılmışken Mehmet Görmez aklımıza geldi. O Mehmet Görmez ki artık Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan ayrılacak ya ona da bir Büyükelçilik ayrılsa fena mı olur? Ülkeler arası din konularında da bunlar bayağı yararlı olurlar hani.

Son zamanlarda AKP ve saray kendisini 2019'a hazırlıyor ya Recep Tayyip Erdoğan kolları sıvamış görünüyor. Hemen her fırsatta metal yorgunluğundan söz eden Erdoğan sık sık görev değişikliklerini gündeme getirip partinin kendisini yenilemesine vurgu yapıyor. Ancak değişen bir şey olmadığını o da görmüş olmalı ki söz üstelemelerini arttırdı.

Bu arada ne olduysa MHP ile AKP arasından da tartışmalar ufaktan ufaktan yeniden alevlenmeye başladı. Bahçeli'nin MHP'si içtüzük değişikliğinin kabul edilmesi için elinden geleni yaparken mızıkçılık yapmaya da başlamış bulunuyor. Bahçeli Tuğrul Türkeş'in gidişi ve bakan yapılışı ile ilgili konuştu. Söze karışan Ahmet Davutoğlu'ndan gelen eleştiriye de sert bir karşılık verildikten sonra Mahir Ünal tarafından taraflara nezaket zılgıtı çekilerek ayar verilmek istendiyse de tartışmalar yatışmadı. Tuğrul Türkeş; sarhoşlarla aynı seviyeye düşmeyeceğini ve kendisini partisinin savunacağını söyledi ya devamı nasıl gelir bilinmez. Bu tartışmaların bundan sonra da arkası geleceğe benziyor.

Bu arada gündeme bir kez daha gelen İsrail, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ile ilgili olarak eleştirilmeye devam ediliyor. Erdoğan'a verilen yanıt ise hayli dokundurucuydu. İsrail'den gelen karşılıkta; Erdoğan'ın kendi ülkesi içinde olup bitenlerle ilgilensin söyleniyor ve oturduğu cam sarayın camlarına atılacak olan taşlarla manalı göndermeler yapılıyor.

Bu arada Alman şirketleri temsilcileri ile ilgili toplantı yapıldı. İlgililer sanki önceki söylediklerini unutmuş gibi daha nezaketli ve ödün verici bir dil kullanmaya özen gösterdiler. Öyle ki Erdoğan OHAL'in bile bu şirketlere karşı uygulanamayacağını dile getiren sözler etti.

Uzatmayalım Merve Kavakçı ve yeni atanan öteki Büyükelçiler mevcut AKP ve saray iktidarına çok yakışmış.

Bundan böyle bilgiler önce AKP ve saray'a mı yoksa ABD'yi mi gönderilir nasıl olsa yaşayıp göreceğiz.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA