Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TEHLİKELİ OYUNLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 TEMMUZ  2017

Dün Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'e daha önce çete suçundan sabıkalı biri ya da birileri tarafından saldırıda bulunuldu. Silahta çeken saldırganı orada bulunan Eskişehirliler engelledi. Bilindiği gibi yanında koruma da bulundurmayan Yılmaz Büyükerşen'i kim bilir saldırganların hangi çıkarı engellendiği için saldırganlar böyle bir saldırıda bulundular nasıl olsa eğer bu olayın üstü de bir şekilde kapatılmazsa ortaya çıkacak.

Bu saldırıyı kimse olağan bir saldırı gibi görüp değerlendirmemelidir. Çünkü bu saldırı arkası gelebilecek pek çok saldırının da bir ilki olabilir. Neden derseniz AKP ve Saray iktidarının izlediği politikalar sonucu ülkenin hangi noktalara getirilmiş olduğu apaçık ortada. Hani kimse hukukun ve adaletin olmadığına inanıyor ya, bu yüzden de arsızı, hırsızı, mafyası vb suç odakları da pekâlâ bu gerçeği görüyordur ve de bu ortam onları yüreklendirdiği için böylesi saldırganlıklara başvuruyor olabilirler. Geldiğimiz ortam aslında öyle geçiştirilebilecek bir ortam değildir. Toplumu siyaseten iktidarın izlediği politikalar öyle ayrıştırmıştır ki, birileri bu durumdan istifade edip böyle bir eylemi gerçekleştirdiğinde iktidarın sonuçlarından yararlanabileceğini bu yüzden de destek bile göreceğini düşünüyor olabilir. Bırakalım bu tür çete döküntülerinin düşüncelerini bizim bile aklımıza AKP ve saray iktidarının bu tür saldırganlıklara başvuracağı gelirken tehlikelere işaret etmemizden doğal bir şey olamaz.

Madem böyle bir olay yaşanmıştır, özellikle Yılmaz Büyükerşen ve partisi CHP bunun arkasını bırakmamalıdır. Eğer daha önceki saldırılarda olduğu gibi zanlılar hemen salıverilir ve de olup bitenler bütün çıplaklığı ile ortaya çıkarılmadan kapatılırsa kim bilir daha kaç kişi benzer yöntemlere heveslenir bilinemez.

Bu bağlamda AKP ve saray iktidarının bugüne kadar izlediği politikaları düşünürsek tehlikeli oyunlara başvurmamış olacağı yönünde de bir yargı sahibi olmak zor. Çünkü bir cenazede birisi gelip Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırgan sözler söyleyip önüne mermi çekirdeği bırakıp elini kolunu sallaya salaya gidiyorsa, sonra da bu tür saldırılar hiç önemsenmeyip adı geçen kişi hemen aramıza geri dönüyorsa AKP ve sarayla ilgili kuşkularımızda da haksız sayılmayız.

Neden derseniz; bir iktidar düşünün ki yargıya bile intikal etmemiş konularda yargının nasıl karar vermesi gerektiği yönünde telkinlerde bulunuyor. Devam eden davalarda birçok sanığın suçsuzluğu peşin peşi suçluluğa çevrilerek nasıl hesap sorulması gerektiği ile ilgili görüşler ileri sürülüyor. Hatta zaman zaman çizme öyle aşılıyor ki kafalar koparılıyor, ömür boyu müebbete mahkum edildiği gibi Guantanamo işkence kampında işkencelere bile yerinilebiliyor. İşler bu noktaya gelince de doğal olarak yaşadığımız her olayı sayısız yönleriyle düşünmeden edemiyoruz.

İktidarlar tarafından her zaman en aşağılık insanlar kullanılmış, kullanılan insanlar aracılığı ile iktidar rakiplerine tuzaklar kurmaktan çekinmemişlerdir. Bizler yaşamımız boyunca böylesi aşağılık lumpen özelliklere sahip çıkarcı pek çok insana rastladık. Ancak AKP iktidarına gelinceye kadar yine de bu tip insanların sayısı hep sınırlı kalmıştır. AKP iktidarı ile birlikte bu sınır aşılmış, koskoca profesörlere, savcıları, askerlere ülkenin aydınlarına, yazarlarına tuzaklar bu insanlarla kurulmuştur. İfadeleri ya da gizli tanıklıkları geçerli sayılmış sayısız insanımız susturulmaya kalkışılmıştır.

Bu gerçekleri yaşayanlar haklı olarak Yılmaz Büyükerşen'e yapılan saldırıyı ciddiye alacaklardır almalıdırlar da. Yoksa 2019 tarihini ya da erkene alınırsa seçimler o tarihi AKP ve saray çok ciddiye almakta ve seçimleri yitirirse ne ile karşılaşacağını da iyi bilmektedir. Bu yüzden de AKP ve saray iktidarı kendisini başarıya götürecek her yola başvurmaktan çekinmeyecektir.

Eğer yaratılacak olan çaplı bir karışıklık bile işine gelirse AKP'nin böyle bir oyuna girişmeyeceğini kimse düşünmemelidir. Çünkü demokratik bir ortamda AKP ve sarayın seçim kazanması 16 Nisan 2017 referandumu ile birlikte ortadan kalkmış bulunmaktadır. Dolayısıyla da nasıl 7 Haziran seçimleri yitirildi, AKP ve saray iktidarı şiddeti tırmandırarak nasıl toplumu AKP'ye oy vermeye kanalize ve ikna ettiyse aynı yöntemi bu kez çok daha tehlikeli olarak deneyebilir ve bu bahanelerin arkasına sığınarak OHAL'li ya da sıkıyönetimli seçimi kazanma yoluna da gidebilir.

Bir kereden bir şey olmaz düşüncesinde olanların kaç kezden de bir şey olmaz demeyecekleri ne malum? Özetle; Yılmaz Büyükerşen'e yapılan saldırı önemlidir, bu saldırıyı yapanların yaptıkları asla yanlarına bırakılmamalı varsa arkasında başka güçler kesinlikle ortaya çıkarılmalıdır.

Yoksa kapıda daha büyük tehlikelerin beklediğini atlarız ki atlarsak bedeli de ağır olur…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA