Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HA ENSAR HA FETHULLAH CEMAATİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

31 TEMMUZ  2017

Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olamaz, olamayacak da. Düşünün ki okullarda etkinlik göstermek için Ensar Vakfı'na Milli Eğitim Bakanlığı izin vermiş. Neymiş efendim, Ensar Vakfı okullarda kulüp kuracak, amaçları doğrultusunda çocuklarımızı (siz bunu kafalarını yıkayacakmış anlayın) eğitecekmiş. Hani bir söz vardır; "yaptıkları yapacaklarının teminatı" diye ya, işte o sözde olduğu gibi Ensar Vakfı okullarda ne gibi kulüp etkinleri yapar varın gerisini siz düşünün. O Ensar Vakfı ki uzak bir zaman diliminde değil, kısa süre önce yurtlarında çocuklarımıza tecavüz ettikleri için iktidar tarafından korunup kollanan vakıftır. Sadece bu kadar mı, o vakıf ki her türlü toplumsal ve sosyal olayların da içinde iktidarın istediği doğrultuda yer alır ve insanlarımızın beyinlerini uyuşturmak için uyutucu görevler üstlenmiştir. Örneğin Soma'da kömür ocağında yaşamını yitiren 301 işçimizin ailesinin kafasını ütülemek gibi, benzerleri çoktur, say say bitiremezsiniz.

Neyse gördüğünüz gibi AKP iktidarı oyununu iyi sürdürüyor. Toplumu din-iman pazarlayıcılarıyla uyutarak amacına doğru her gün biraz daha yaklaşıyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Milli Eğitim politikası AKP iktidarına kadar bu denli yerlerde sürünür hale getirilmediydi. Bugün işin içine şeyhler, şıhlar ve meczublar girmiş ortalıkta cirit atıyorlar. Bütün bu olup bitenlere karşı okkalı birkaç yazı yazılıyor, konu bir süre gündemde kaldıktan sonra da unutulup gidiyor.

Oysa AKP iktidarının bu yeni adımı ne okkalı birkaç yazı ile geçiştirilecek ne de bir süre tartışıldıktan sonra unutulacak gibi bir şey. 8 Eylül 2017 tarihi itibariyle okullar açılacak. Zaten sayısız İmam Hatip Okulları kurulmuş. Öteki okullarda ise her geçen gün dini eğitimin ağırlık kazandığı okullar haline getirilmesi için bir sürü adımlar atıldı. Yapılan müfredat değişikliği ile CİHAT konusu bile müfredatın içine yerleştirildi. İşi AKP iktidarı ve saray öyle noktalara getirdiler ki AKP milletvekillerinden birisi kalkıp rahatlıkla; "CİHAT öğrenilmeden matematik öğrenilemez" diyebiliyor. Öyle ya CİHAT'la matematik sanki ikiz kardeş. Adamın kafası bilime basmadığı için gözü ortalığı kan revan içinde görüyor olmalı. Sözü evirip çevirmeye ne gerek, bu adamlar bana kalırsa IŞİD'dan çok da farklı bir kafa yapısına sahip değiller.

Bu dinci-imancı kesimde yer alanlar ve özellikle buradan kendilerine politik ya da maddi kazanç sağlayanlar yok mu; işte bunlar her fırsatta ahlak kavramlarıyla toplumu efsunlamaya kalkarlar. Oysa bunların hemen hemen tamamında ahlakın tozunun bile üstlerine bulaşmadığını görürsünüz. Eğer bunlar ahlaki değerlere sahip olsalar Karaman'da 45 çocuğumuza tecavüze mi yeltenirlerdi? Ya da şöyle diyelim her gün bir yerde ortaya çıkan sapıklıkları sonucu çocuklarımızın hayatı nasıl karartılırdı?

Bir iktidar düşünün ki gerçekler bütün çıplaklığı ile ortadayken bu kesimlerden uzak duracağı yerde onlarla sürekli olarak içli dışlılığı seçmektedir. Ve hatta ülkenin geleceğini belirleyecek olan eğitimi bile bu sapık çevrelerin kontrolüne vermek yönünde her türlü çabayı göstermektedir. Hani şimdilerde unuttuğumuz bir eski Aile ve Sosyal İlişkiler Bakanı'nın dediklerini de anımsatalım ki, unutulmaması gereken şeyler belleğimizde kalsın değil mi? Ne demişti; utanmadan sıkılmadan o kadın Bakan "Bir kereden bir şey olmaz."

Gördüğünüz gibi her şey o kadar duru ve açık ki bazıları niyeyse gerçekleri görmemek için gözlerini kapatıyor. Ya da kendileri zaten bu pisliği biliyorlar da başkaları bilmesin istedikleri içini bunca Alicengiz oyunlarına başvuruyorlar.

Okullar açılacak, din alıp iman satan Ensar Vakfı iktidarın kendisine tanıdığı fırsatı değerlendirip okullarımızın üzerine karabulut gibi çökecek. Sonrasında ise neler olabileceğini varın siz düşünün. Esasen konu salt Ensar Vakfı ile de ilgili değildir. Değildir çünkü tarikat ve cemaatlerin eğitimle ilgili taşadığı ne gibi özellikler var da bu yapılar iktidar tarafından sonuna kadar eğitimin içine sokulmak isteniyor? Hiçbir özelliği olmayan, yığınları Allah'la kandırıp uyutan bu çevrelere yeni eğitim yılı başladığında bu fırsatı vermeyeceğimizi daha şimdiden ilan edelim. Başta ülkemizin aydınlık geleceğinden yana olan kimseler olmak üzere tüm öğrenci anne ve babaları, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz uyanık olmalı, Ensar ya da başka bir dinci kuruluşların iktidardan güç alarak çocuklarımıza dünyayı dar etmelerine ve eğitimin içine etmelerine fırsat vermeyelim. Vermeyelim çünkü yitirilen her mevzi geri kolay kolay kazanılamaz.

Dün fethullah Gülen Cemaatiyle iş tutanların bu kez de yolları öteki tarikat ve cemaatlerle kesişmiştir. Bu çevrelerin gerçekte birbirlerinden çok da farkları yoktur. İşte bu yüzden sürekli olarak Fethullahçı çeteye atıp tutan iktidarın yalanlarına kanıp da diğer tarikat ve cemaatlere geçit vermeyelim. Demokrasi güçleri olarak iktidarın bu uygulamasını geri püskürtecek güçte olduğumuzun farkına varalım ve de okullarımızı kirletmelerine izin vermeyelim.