Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HA BUNLAR HA FETHULLAHÇI CEMAAT

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 AĞUSTOS 2017

AKP'nin iktidara gelişinden bugüne kadar geçen süre içinde neler yaşanmış, hangi haksızlıklar olmuş, AKP amaçları doğrultusunda hangi adımları atmış hepsi belleğimizde capcanlı duruyor. Daha iktidarının ilk günlerinde AKP iktidarı ABD'nin Irak'ı işgal sorunuyla karşı karşıya kalınca desteğini hiçbir tartışmaya gerek duymaksızın ABD'den yana koydu. 60 bin ABD askerinin ülkemiz topraklarında konuşlanmasını öyle cansiparene savundu ki daha meclisten tezkere bile geçmeden ABD askerlerinin nerelere yerleşeceği düşünülerek orada hazırlıklar yapıldı. Tabi tezkere meclisten geçmeyince her şey tepetaklak oldu olmasına da durum yine de fazla değişmedi. Üsler, limanlar, hava sahası ABD ve birlikte davrandığı emperyalist güçlere açıldı, işgalcilere her türlü lojistik destek sunuldu.

Deyim yerindeyse Irak'ın işgalinde ve sayısı resmi rakamlara göre 1,5 milyon resmi olmayan rakamlara göre 5 milyona yakın Iraklının katledilmesi binlercesine ağır işkenceler yapılmasında AKP iktidarı rol almış oldu.

AKP iktidarının varlığı içerde ve dışarda o kadar ağır baskılar yaşattı ki hangisinden başlasak anlatmakla bitiremeyiz. Ki çeşitli zamanlarda AKP'nin marifetlerini dile getirip halkımızla paylaştık. Şimdi ise üzerinde durmak istediğimiz konu devlet kurumları içinde dün Fethullahçılar nasıl kadrolaştılar ve her kurumu ele geçirdilerse bugün de aynısının iktidar tarafından nasıl yapıldığının üzerinde durmak istiyoruz.

Dün Fethullahçı çete devletin her kademesinde özellikle de stratejik noktalarında yer almak için yapılan sınavları yönlendirir hale geldi. Gerektiğinde soruları çalarak, sınavı kazanmasını istediği yandaşlarına soru ve sonuçlarını dağıtarak onların en ön sırada sınav kazanmalarını sağladı. Uzun süren bu süreçte hem kamu personeli sınavlarını, hem yargıya alınacak savcı ve yargıçları, hem polis hem de askeri okullara alınacakları tayin eder hale geldi. Üniversite sınavlarında bile Fethullahçı çetenin yandaşı olan öğrencilere dersaneleri aracılığı ile çalınan sorulan dağıtıldı ve en önemli üniversitelere bile Fethullahçı öğrenciler yerleştiler.

Olup bitenler karşısında ülkenin aydın, ilerici, demokrat, devrimci ve sosyalistleri durumu anlayıp tepki göstermeye başladıklarında ise iş işten önemli ölçüde geçmiş, bugün Fethullahçılara karşı olduklarını söyleyen Recep Tayyip Erdoğan ve onunla birlikte davrananların da Fetöcü çeteye sundukları destek nedeniyle haklı olarak yapılan eleştirilerin ve karşı çıkışların tamamı etkisiz kılındı. Etkisiz kılınmak ne söz; gerektiğinde emniyet güçleriyle üstlerine gidilerek susturulmaya çalışıldı. Hiç kimse bu gerçekleri belleğinden silmiş değildir. O dönem Fethullahçı çetelerin arkasında kaya gibi duran iktidar bütün bunları unutmuş görünüyor ancak değişen bir şey olduğunu da söylemek çok zor. Çünkü dün Fethullahçı çete devletin bütün kurumlarını ele geçirmek için ne yapıyorsa bugün aynısını AKP ve saray iktidarı yapıyor hem de beş fazlasıyla.

Açıktan atamaları bunlar yapıyor. Bu atamalarla birlikte AKP'li olmanın dışında hiçbir özellikleri olmayan kimseler bir de bakmışsınız ki makam mevki sahibi oluvermişler. Evet, göstermelik sınavlar yapılmıyor değil, yapılıyor da ya yapılan mülakatlara ne buyrulur? Hatta mülakatta sorulan sorularda neyin nesidir?

Evet, Fethullahçı çete devletin kademelerine haksız olarak bin bir dalavere ile sızıp çok büyük güç kazanmış sonuçta da dış güçlerin hizmetine de girerek 15 Temmuz kalkışmasıyla ülkeyi tam anlamıyla uçurumun eşiğine getirmiştir ancak bütün bunlar olurken "Hoca Efendi, Hoca Efendi" diye ortalıkta fink atanların hiç mi suçları yoktur? Vardır elbette. Fethullahçıların suç ortaklarında durum değişmiş değil, şimdi de aynı yoldan yürüyerek her sınavı kendi yandaşlarına kazandırmak için her hileye başvuruyorlar. Bunların gerçeğinde başkalarının hakkını, hukukunu çiğnemişsin ne önemi var ki? Bu yüzdendir ki ülke yurttaşları hak, hukuk, adalet arar olmuşlar ve yollara düşmüşlerdir.

Bir düşünün müdürlük sınavına girenlerin içinde 26 kişi mülakatı kazanırsa bunların da 25'i Eğitim Bir-Sen üyesi, 1 tanesi de Türk Eğitim-Sen üyesi olursa bu iktidarın Fethullahçılardan farklı bir çizgi izliyor olabileceğini kim ya da kimler çıkıp da söyleyebilir?

Sonuç olarak AKP iktidarı ile Fethullahçı anlayış arasında fark aramak beyhude bir çabadır. Bu yüzden de bugün devletin bütün kademelerinde gerçekleştirilen ele geçirme eylemi yarın bilinmeli ki aynı tehlikeyi yaratacaktır.

Bu yüzden de AKP ve saray iktidarının anlayışı ile Fethullahçıların anlayışı arasında çok da fark yoktur.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA