Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DÜTTÜRÜ DÜNYA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 AĞUSTOS  2017

Sabah geldim, tam yazıya başlayacağım bir sürü sıkıntılı konular geldi aklıma. Konuyu biraz değiştireyim istediysem de bir türlü değiştiremiyorum. Tam o sırada dilimin ucuna bir söz gelip oturdu.

DÜTTÜRÜ DÜNYA...

"Eee" dedim, "nolmuş Düttürü Dünya'ya?"

Yok, bir şey olmamış da bu söz bir konu ile bağlantılandırılamazsa bir işe yaramaz ki. Düşündüm, düşündüm tam o sırada Akit Gazetesi önümde duruyordu. Birden "buldum" diyerek tam başlığı okumaya başladım. Akit'in balığında Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasına yer verilmiş. Erdoğan şöyle diyor:

"EZAN SUSMADIKÇA BU BAYRAK İNMEZ"

Biraz içim bulandı, çünkü bu tür hamasi söz kalabalığından vallahi de billahi de illallah dedik. Devamı okusam mı okumasam mı bilemedim. Sonra okumaya karar verdim. Tabi sizinle "laf ola, beri gele" cinsinden bir sürü şeyi paylaşacak değilim, değilim çünkü zamanınıza yazık olacak.

Ne buyurmuş muhterem? Ne buyuracak, Türk, İslam düşmanlarının yüzyıllar boyunca mabetlerimizi ve ezanı hedef aldıklarını söylemiş. "Bunlar tesadüf değil" diyerek de sözün okkalısını yerine oturtmuş. "Ezanı susturmadan, bayrağı indirmeden ülkemizi işgal edemeyeceklerini biliyorlar" diyerek noktayı koymuş. Erdoğan bu konuşmayı da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 27 milyon liraya onarılan Yıldız Hamidiye Camii'sinde Cuma namazını kıldıktan sonra açılış töreninde yapmış.

Caminin banisi Sultan Hamid'i de rahmetle andıktan sonra sözü ezanın susmasına, bayrağın inmesine getirerek; camide sela veren imam ve müezzinlerimizi kurşunladılar, camilerimizi bombaladılar diyerek kalabalığı bir güzel gazlamış.

Sonrasında kalabalık ne yapmış ne düşünmüş, kimlerin kanını içmeye and etmiş bilemiyoruz ancak bize bu tür sözlerden gına geldi. En yüksek makamda oturan bir kişi eğer konuşuyorsa bir ağırlığı bir değeri olmalı sözlerinin değil mi? Şimdi aklı iyi kötü başında olan insanlar düşünmezler mi ezan mı susturulmak, bayrak mı indirilmek isteniyor acaba diye? Eğer ezan susturulmak isteniyorsa bunu kim ya da kimler yapıyor acaba? Ya da ne bileyim bayrağımızı indirecek olanlar kimlerdir?

Hiç kimse sözü iki de bir Fethullahçı çeteye getirip de bu tür sallama sözler edip duramaz. Duramaz; çünkü bu sözlerin ne gerçekle ilgisi var ne de ülkemiz böyle bir tehlikeyle karşı karşıya. Evet, Birinci Paylaşım Savaşı sonrası Osmanlı'nın elinde kalan son topraklar işgal edilmeye, bu topraklar üzerinde okunan ezan susturulmaya, bayrak indirilmeye kalkışıldı. Ancak buna cüret edenlere de Mustafa Kemal ve arkadaşlarınca gerekli yanıt verildi ve o günden bu yana Türkiye Cumhuriyeti onca işbirlikçilere ve hain tuzaklara karşın ayakta kaldı, kalmaya da devam ediyor. Bu durumda bu tür sözler neyin nesidir acaba diye soruyoruz ya, zaten yanıtının da olmadığını iyi biliyoruz. Dünkü yazımızda da AKP'nin eski merkez yöneticilerinden, aynı zamanda da 'Akil' adamlarından Ayhan Oğan'ın söylediklerini dile getirip eleştirdik. Oğan Devletin yıkıldığını, yerine yepyeni bir devlet kurulduğunu bu devletin kurucusunun da Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bütün Türkiye'nin gözlerinin içine baka baka söyledi. Şimdi de Sayın Erdoğan'ın Cuma çıkışı konuşmasını dinleyince kafamıza sayısız düşünceler üşüştü.

Bir de şu var. Bizler kendimizi bildik bileli düşmanlarla işbirliği yapmış olan dinci ve sağ iktidarlar her fırsatta ezanı ve bayrağı dillerinden düşürmemişlerdir. Oysa Ülkemizin temeline bunlar tarafından konulan onca dinamite karşın ülkemiz yine de temeli sağlam olduğu için ayakta kalmıştır. Oysa amacı sadece ve sadece emperyalist dünyaya ülkeyi pazarlamak ve ülke varlıklarını birlikte sonuna kadar sömürmek olduğu için bir yandan solcu ve sosyalistlere yan bakılmış, bir yandan da milyonlar Allah'la kandırılıp uyutulmuş, bayrakla da bir güzel coşturulmaya çalışılarak burunlarının ucunu göremez hale getirilmişlerdir. Şimdi de Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı konuşmanın özü bu sözünü ettiğimiz kapıya çıkmaktadır.

Kemal Sunal'ın 'Düttürü Dünya' filmini anımsadım.

Bugün AKP ileri gelenlerince de Recep Tayyip Erdoğan tarafından da ülkenin insanlarına 'Düttürü Dünya' kandırmacası çekiliyor. Halksa derin çok derin uykuda.

Oysa Kemal Sunal sabahın köründe kalkmış Ulus'tan Altındağ'a doğru zurnasını kaldırmış öyle bir 'Düttürü Dünya' çekiyor ki, uykusundan uyananlar AKP ve saray iktidarının DÜTTÜRÜ DÜNYASI'na artık bilinmeli ki kanmayacaklar.