Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HERKES FETHULLAHÇI SİZ DEĞİLSİNİZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 AĞUSTOS  2017

15 Temmuz Fethullahçı darbe girişiminin eciğini cücüğünü araştırıp ortaya çıkarmak istemeyen AKP ve saray iktidarı her ne hikmetse Fethullahçılarla öyle kararlı mücadele yürütüyormuş havasında ki bunları dinleyenler dillerini ısırıyorlar. Şu Fetöcü denilen kimseler onlara göre o kadar aşağılık, o kadar sinsiler ki bunların neler yapabileceklerini kestirmenin olanağı yok. Bu yüzden de darbe sırasında yaşamını yitiren 250, yaralanan onca kişinin tartışmasız tek sorumlusu bunlar. Konunun kim ki detaylı ele alınmasını isterse hep birlikte ayağa kalkıyorlar ve koro halinde bağırıyorlar; "vay siz Fetöcüsünüz" diye.

Öyle ya ülkede dış destekli ve kararlı bir darbe girişiminde bulunulmuş, darbe olacağı yönünde her tarafta fısıltılar var ama niyeyse bu olup bitenlerden bir tek AKP iktidarının ve sarayın haberi yok. Bunların kimisi darbeyi eniştesinden öğreniyor, kimisi dayısından, emmisinden kimisi de eşinden. Oysa ülkede olası iç ve dış tehlikeleri savuşturması için işbaşında her söylediği yasa kabul edilen bir cumhurbaşkanı ve mecliste tek başına her yasayı çıkaracak ve önlemleri alacak bir AKP iktidarı var. Yeri geldiğinde de bu iktidarın yaptırımlarını herkes bir güzel yaşayıp ağır bedeller de ödüyor.

Hemen her gün şu havuz ve yandaş basında Fetöcü lakırdısından illallah dedik. İçi boş, öyle laflar ediliyor ki insanın sinir katsayısı fırlıyor. Bu gazete ve televizyonların arşiv kayıtlarını ele alıp bir inceleyin göreceksiniz ki bu kuruluşlar nasıl şimdilerde Fethullahçılık düşmanlığı yapıyorlarsa geçmişte de ondan beş beter "Hoca Efendi" övgüsü yarışındalar. Hem övgüleri salt övgüden ibarette değil. Fethullahçılara siyasi, ekonomik ve de her türlü desteğin sunulmasında payanda işlevi görmüşler. Daha da ötesine geçip devletin en mahrem yerlerine bugün gece gündüz küfredilen bu herifleri doldurmuşlar. Dolayısı ile bugün iktidar ve yandaşlarından gelen hiçbir yaklaşımın ne anlamı var, ne de bunlar ülkenin önüne gerçeklerin gelmesinden yanalar. Bu yüzden de karalama kampanyaları ile hem demir leblebi gibi ortada duran kanıtları karartmanın peşindeler hem de kendilerine yönelecek Fetöcü suçlamasından paçayı sıyırmak istedikleri için çırpınıp duruyorlar.

Yok, CHP "kontrollü Darbe" dediydi; yok, Focus Dergisi'ne söyleşi veren Kılıçdaroğlu Alman turistlerin Türkiye'ye gelmesini engelleyecek söylemlerde bulunduydu; Focus Dergisi yöneticilerine bu konu sorulmuş muş da Focus yöneticileri Kılıçdaroğlu'nu korumaya almışlarmış da bir sürü abur cubur laf salatasıyla CHP'yi ve Kılıçdaroğlu'nu Fetöcülükle suçlamak için göbek çatlatıyorlar. Yani sizin anlayacağınız; faşist öğretinin kurallarından olan sürekli yalan söyleyeceksin sözü harfiyen yerine getirilerek toplum koşullandırılmak isteniyor. Toplum koşullansın ki hedef saptırılsın ve de gerçek Fethullahçılar sütten çıkmış ak kaşık gibi suçlamalardan kurtuluversinler.

Yaşanan darbeye "kontrollü" dense ne olacak denmese ne? Bir iktidar düşünün ki olup bitenleri adeta seyretmiş, doğru dürüst önlem bile almamış, sonra da ordu içinde yeterli desteği olmadığı ve halk nezdinde kabul görmediği için bu darbe başarısız olmuş sonra da ortaya aslanlar gibi çıkan AKP ve saray darbe önlemiş pozisyonunda caka satmaya başlamış. Hem caka satmış hem de bu darbeyi "Allahın lütfu" olarak değerlendirerek fırsat bir fırsat deyip Olağanüstü Hal ilan etmiş, arkasından da ülkede zaten rezalet konumunda olan demokrasinin D'sini bile bırakmayarak olmadık şeylere yeltenilmiş.

Bu durumu eleştirenlere ise yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneğinde olduğu gibi demediklerini bırakmamışlar, şimdi de aynı numarayı sistemli bir şekilde sürdürerek CHP'yi Fethullahçılarla bağlantılandırmak istiyorlar.

Hani, Recep Tayyip Erdoğan bir konuşmasında Fethullahçılar için ABD emperyalistlerinin işkence toplama merkezi olan Guantanamo kampındaki gibi yerlere atılmasını vede onlar gibi elbise giymesini söyledi ya, hiç tereddütsüz bu yaklaşıma biz ve bizim gibiler karşı çıkmayı da insanlık görevi saydılar. Peki, bur durumda biz Fetöcü mü oluyoruz? Ülkede onu bunu bahane ederek faşizan yasalar çıkaracağınıza, anayasayı değiştirip tek kişinin egemenliğini sağlamak için her şeyi yapacağınıza, yargıyı parti yargısı haline getireceğinize tersi şeyler yapsaydınız olmaz mıydı? Bahanelerin arkasına sığınıp ülkeyi faşizan bir ortama sürüklediniz. Sonra da kökünüzle kömçeğinizle ortaya çıkmış herkese çamur bulaştırmaya yelteniyorsunuz. Oysa kendi adamlarınıza baksanız Fetöcü kimmiş kim değilmiş anlayacaksınız ama siz bir kez herkesi Fethullahçı kendinizi Fethullahçı karşıtı göstererek postu kurtarma çabasındasınız.

Bu yüzden de ne söylerseniz söyleyin ne yazarsanız yazın İNANDIRICI OLAMIYORSUNUZ Sayın Beyler ve Hanımlar…

Bilmem anlatabildim mi?