Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU LAFLAR BAYATLADI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 AĞUSTOS  2017

AKP iktidarı ile birlikte siyaset kültürüne bezirgânlık öyle bir yerleşti ki olağan yöntemlerle bunları alt etmek de bayağı zorlaştı. Yaşadıklarımız tıpkı şöyle: Ev sahibi hırsızı görüyor ve "hırsız var" diye bağırıyor. Hırsız hünerli mi hünerli. Hırsız da öyle bir bağırıyor ki onları duyanlar ev sahibine değil de hırsıza inanıyorlar. Özetle; bugün yaşadıklarımıza baktığımız zaman açıkça bunları görüyor ve yaşıyoruz.

Bakın, Isparta'da sözüm ona "toplu açılışlara" katılan, (bu arada açılışın en toplusu da Coca Cola tesislerinin açılışı oluyor) Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'de can ve mal güvenliği olmadığı şeklindeki sözlerini siyasi ve ticari ahlakla izah edilemeyeceği şeklinde değerlendirdikten sonra; "Biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Varsın birileri ülkesinin değil terör örgütlerinin safında yer alsın, beraber sözde adalet yürüyüşü yapsınlar" diyor.

Bu sözler bile ülkemizde birileri tarafından siyasetin dibe vurdurulduğunu göstermesi açısından öğretici ve ayıktırıcı oluyor aslında. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan hangi yoldan dönmeyecek bilemiyoruz ama söylediklerinin ne aslı var ne de astarı. Her şeyden önce Kılıçdaroğlu bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın ve partisi AKP'nin ülkeyi ne hale getirdiğinden yola çıkarak eleştiriler yapıyor. Bu iktidar ortada yargı namına bir şey bıraktı mı? Bırakmadı. Kılıçdaroğlu da bunu söylüyor zaten. Peki, ülkemizde demokrasi, adalet, hak ve özgürlükler söz konusu mu? Ne gezer, hepsi ortadan kaldırılmış durumda. Eh bu ülkede iktidar tarafından bu haklar yok edildiyse kimse çıkıp da "kol kırılır yen içinde kalır" diye düşünerek konuşmayıp da susacak mı? Can ve mal güvenliği imiş. Söyler misiniz ülkemizde kim can ve mal güvenliğinden emin? Her şeyden önce terör olayları nedeniyle herkes her an bir yerlerde canından olabilir. Tıpkı Trabzon'da yaşamını yitiren 15 yaşındaki Eren Bülbül ya da güvenlik görevlileri gibi.

Daha da kötüsü var aslında. Bu iktidardan güç alarak bazıları özellikle kadınlarımızın giyimine kuşamına karışıp uçan tekmeler savurmuyorlar mı? Minibüste herkesin gözü önünde gencecik bir kızımızı tokatlamadılar mı? Dün İzmir'de yaşanan olaya ne demeli peki? Birileri iki genç kızımızı taciz edecek, onlar da durumu polise bildirecekler ama polis niyeyse tacizciye değil de genç kızlarımıza giyiminden kuşamından dolayı hakaret edip onca insanın önünde tekme tokat döverek yerlerde sürükleyecek öyle mi? Bu tür kafası bozuk, dinci ve imancı vakıf ve cemaatlerden süzme insanları polis olarak alan kim? Siz değil misiniz? Bu kafa ile yurttaşların malının canının güvenliğini mi sağlıyorsunuz yani? Bu olayları çoğaltmak mümkün. Ancak ne gereği var ki? Biz kime söylüyoruz onlar neyi anlıyorlar çok belli değil mi?

Şu halkın parasıyla yayın yapan kefere haline gelmiş ve de sizlerin politikasıyla getirilmiş TRT'de yayınlanan şaka programına baktınız mı? Öyle bir şaka programı Türkiye'nin hangi noktalara getirildiğini göstermiyor mu? Yok, yok size göre bütün bunlar normal, ama bunları yaptığınız ya da yapılmasına göz yumduğunuz için eleştirilmeniz ağır suç, bu nasıl oluyor beyefendi nasıl?

Siz ki Bütün ülkelere demediğinizi bırakmıyorsunuz. Türkiye'nin çevresinde Türkiye ile iyi bir tek ülke bırakmayan da sizsiniz. Sonra çıkmış; Kılıçdaroğlu, yabancı turistlere ülkemizde can güvenliği yok gelmeyin dedi diye bilmem kaç koldan yaygara koparıyorsunuz. Hem dünya insanlarının gözü gözbağı ile bağlı ya Türkiye'de ne olup bittiğinden haberleri bile yok mu sanıyorsunuz? Evet, dün CHP sözcüsü Bülent Tezcan'ın söylediği gibi arabayı sarhoş sarhoş kullanıyorsunuz, devirdiğinizde de üste çıkmak için suçu başkalarına kakalayıvermeye çalışıyorsunuz bu nasıl zihniyet böyle izah edebilir misiniz?

Türkiye'de durup dururken mi 'ADALET YÜRÜYÜŞÜ' yapıldı?

Her şey güllük gülistanlıktı da birileri spor olsun diye mi 450 kilometre yolu yürüdü?

Ne kolay değil mi, iktidar olmanın ve onca propaganda aracını elde bulundurmanın rahatlığı ile herkesi terör örgütleriyle birlikte davranmakla suçluyorsunuz. Bunların hepsi koskoca bir yalan yalan olmasına da terörle isimleri yan yana anılacak birileri hep var bu ülkede. Bu konuda PKK'dan mı söz ediyorsunuz? 15 yıllık iktidarınız döneminde hangi angajmanlara girdiğinize bir bakacaksınız gerçeği görmekte zorlanmayacaksınız. Dinci, imancı ülke içinde ya da dışında İslami terör örgütlerinden mi söz ediyorsunuz, bu konuda da her şey çok açık. Dünyanın her tarafından gelen teröristler ülkemizi yolgeçen hanı yapıp Suriye'ye kim ya da kimlerin yardımı ile geçtiler? O terör örgütleri kim ya da kimlerden silah, para ve lojistik destek yardımı gördüler?

İktidar olmanın gücüyle her şeyi kapatabilir ve de başkalarını suçluymuş gibi gösterebilirsiniz. Ancak; ne demişler mızrak çuvala sığmaz. Sayın Erdoğan ne söylerseniz söyleyin, kime ne suçlaması yaparsanız yapın MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR.

Söylediğiniz bu laflar bayatladı Sayın Erdoğan.

Bu yüzden de metal yorgunu halinizle birlikte yeterince oksitlenmişsiniz, çekip gitmekten başkaca da ne yolunuz var ne de bir çıkışınız…