Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SAT SAT KAZAN KAZANDIR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 AĞUSTOS  2017

Bir iktidar düşünün ki ülke varlığının neredeyse tamamını satmış. Daha da satabilecek nerede ne kaldı diye düşünüyor ve el atılmadık bir şey bırakmıyor.

Bildiğiniz gibi Atatürk Orman Çiftliği 80 milyon Türkiye yurttaşına aittir.

Ne oldu?

Turgut Özal'ın satma hevesiyle başlayan heves; AKP ve saray iktidarı ile birlikte tavan yaptı. Atatürk Orman Çiftliği de parsel parsel satılarak ya da üzerine yapılmaması gereken yapılar yapılarak neredeyse tam anlamıyla işlevini yitirdi. Son olarak da Atatürk'ün ülke yurttaşlarına emanet ettiği çiftlik arazisinin 37 bin metrekaresi ABD Elçiliği'ne satılmış oldu. Sizin anlayacağınız ülkemizin en önemli varlığını AKP iktidarı dünya halklarının baş düşmanı emperyalist ABD'ye sattı.

Atatürk Orman Çiftliği'nin ABD gibi emperyalist bir ülkeye satılması gerçekten de oldukça düşündürücüdür. Çünkü bu çiftliğin sahibi bilindiği gibi emperyalizme karşı Kurutuluş Savaşı'nı örgütlemiş ve başarıya ulaştırdıktan sonra CUMHURİYETİ kurmuş bir öndere yani Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. Ölümünden sonra da Atatürk Orman Çiftliği'nin sahibi bütün Türkiye yurttaşları olmuştur. Bu yüzden de Atatürk Orman Çiftliği'ni kim hangi sıfatı taşırsa taşısın talan edemez, yapılaşmaya açamaz, yabancılara satamaz.

Ne var ki durum hiç de böyle olmamış, ülke toprakları üzerine satmaktan savmaktan başka tek çivi çakmamış olan AKP ve saray iktidarı tarafından neyimiz var neyimiz yok yabancılara ve işbirlikçilerine birer birer satılmıştır. Atatürk Orman Çiftliği'nin talan edilmesi, yapılaşmaya açılması ve satılması ise Mustafa Kemal Atatürk isminden ölümlerinden korkar gibi korkan güçlerce satılmış olması gerçekten de oldukça manidar bir durumdur. Bütün bunlar olurken de 80 milyon insanımızın çıtını bile çıkarmamış olması ayrıca çok çok üzüntü vericidir.

Lafa gelince yediden yetmişe evelallah hiçbirimiz mangalda kül bırakmayız. İş gerçeğe gelince utanç duyacağımız sayısız yanlarımız vardır. Eğer bu yaşananlar dünyanın başka demokratik bir ülkesinde olsaydı ki olmaz da mevcut iktidarların halk kesinlikle kuyruğuna teneke bağlardı teneke. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı herkesin bilgi edinme yasasına göre bilgi edinme hakkı vardır. Mimarlar Odası ABD'ye satılan 37 bin metrekare Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bir parçası ile ilgili bilgi edinmek istiyor, verilen yanıt oldukça düşündürücüdür. Neymiş efendim; bilgi verilemezmiş, bu bir ticari sırmış.

Sevsinler sizin ticari sırrınızı. Gözleriniz nereye baksa nasıl satarız ve ne kazanırız diye geçiriyorsunuz aklınızdan. Bu yüzden de ne SİT alanı takıyorsunuz, ne de ülkemiz için sembolik değeri ölçülemez toprak parçası. Sadece satıp vurgun üstüne vurgun vurmak ve ülke bütçesinde yarattığınız karadelikleri kapatmanın ötesinde düşündüğünüz bir şey yok.

Daha düne kadar Ankara deyince bütün ülkede iki şey akla gelirdi. Birisi Atatürk Orman Çiftliği diğeri de Gençlik Parkı. Bugün Atatürk Orman Çiftliği'nden eser bırakmadınız. Gençlik Parkı da sadece avarelerin ve serserilerin fink attığı yer haline geldi. Söyler misiniz siz iyi olan neye düşman değilsiniz ha neye düşman?

ABD'ye elçilik için başka verecek toprak mı bulamadınız da babasından mal kalmış bir mirasyedi gibi davranıp Atatürk Orman Çiftliği'nden niye toprak satıyorsunuz?

Evet, size soruyorum siz kimsiniz?

Mevkiniz ne olursa olsun sizin de asla yetkiniz dahilinde olmayan şeyler olabileceğini bilmezden gelip adeta her şeyi yaparım ruh hali ile hangi hakla davranıyorsunuz? Sahi siz kimsiniz, hiç mi bütün bu yaptıklarınızın hesabının sorulabileceğini aklınızdan geçirmiyorsunuz? Atatürk Orman Çiftliği'nden 37 bin metrekare araziyi ABD'ye satınız ya işte o ABD emperyalist bir ülke olarak bütün dünya halkların tehdit etmiyor mu? Daha dün Venezuela ile ilgili tartışmaların içine cumburlop dalan ABD Başkanı Trump değil miydi? Venezuela için askeri seçenekler de dahil her türlü yaptırım masamızda diyen bir ülkeye yoksa siz jest olsun diye mi Atatürk'e dolayısıyla 80 milyon Türkiye yurttaşlarına ait olan toprağı satmaya kalkıştınız?

Biz bu Alicengiz oyunlarından gına geldik artık. Daha dün Almanya'sına, Hollanda'sına Amerika'sına atıp tutan ve yandaşlarına "vay be bizim reis amma da yiğit çıktı ha" dedirten Recep Tayyip Erdoğan'a ne oldu da herkese karşı birden yelkenleri indirdi dersiniz? Acaba niye sözü edilen ülkelerle birer birer yumuşak geçişe doğru yelken açılmıştır söyler misiniz? Antalya'da gürle, önüne gelene aklından geçeni söylemekten çekinme, bitmiş AKP teşkilatını ayağa kaldırmak için marifet üstüne marifet sergile, her şeyin içinde ol, hatta çorbamızın bile içinde ol sonra da ülkenin nasıl bir yönetimle yönetileceğine bir tek siz karar verin işte bunu kimseye kabul ettiremezsiniz. Sat sat kazan kazandır anlayışı ile Türkiye gemisi batıyor göremiyor musunuz? Salt ekonomik olarak batsa çalışılır, çabalanır durum bir şekilde düzeltilir.

Ancak siz salt ülkeyi ekonomik olarak batırmış değilsiniz. Ülkeyi aynı zamanda da sosyal, siyasal, kültürel olarak da batırmış bulunuyorsunuz. Bu yüzden de bırakalım 2053, 2071 bir de 2023'ünüzü 2019'u bile göremeyeceksiniz. Çünkü hilesiz ya da ben kazandım zorbalığı dışında seçim kazanmanızın da koşulları kalktı artık.

Duyun bunu duyun ki Atatürk Orman Çiftliği'nde yapılan yağmalardan olsun vazgeçin.

Vazgeçmezseniz de siz bilirsiniz artık…