Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DÖNÜP BİR DAHA OKUMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 AĞUSTOS  2017

Nasrettin Hoca'ya atfedilen bir deyişte şöyle diyor; "Benim oğlum Kuran okur, döner bir daha okur." İşte o hesap Recep tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım ikilisi dönüp dönüp aynı şeyleri söylüyorlar. Hem de gerçekle ilişkisi olmayacak şekilde.

İzmir'den konuşan muhterem diyor ki; "Ey Kılıçdaroğlu, adalet yürüyüşüymüş, ne adalet yürüyüşü? Sen önce İzmir Büyükşehir Belediye'sinde çalışan işçilerin haklarını ver, adaleti öyle sağla."

Bu sözü kaç kezdir söylüyor Sayın Erdoğan. CHP'nin elinde bulunan belediyelerde yine grevdi, toplu sözleşmeydi gibi haklar kullanılabiliyor, ya peki, başkanlığını yaptığınız AKP belediyelerinin hangisinde işçiler, bırakalım toplu sözleşmeyi ve grevi hangi konuda hak arayışında bulunabiliyorlar acaba? Tepesine vurup korkuyla sindirdiğiniz ve de kapının önüne koyacağınız tehdidiyle gıklarını bile çıkaramadıkları belediyelerinizde mi siz adaleti sağlıyorsunuz? Ya da hizmetleri taşeronlara verip, işçi alımını da hatırlı AKP ileri gelenlerine havale ettiğiniz, üstelik de bu işlere bile rüşvetle adam alınırken siz adaleti mi sağlamış oluyorsunuz da Kılıçdaroğlu'na "Hey gidi Kılıçdaroğlu" diye dil bozukluğu ile seslenebiliyorsunuz?

Hem siz tartışmasız hiçbir engelle karşılaşmayan iktidar koltuğundasınız. Kamu çalışanlarına teklif ettiğiniz zamdan haberiniz var mı? Öyle bir teklifle geldiniz ki bir dediğinizi iki etmeyen Memur-Sen bile teklifiniz karşısında masadan kalkmak zorunda kaldı.

Ya emeklilere verdiğiniz zama ne demeli? Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin belini kıran siz değil misiniz? Geçen yılın çok altında fiyatlar vererek ve de dışalımı teşvik ederek mi adaletin alâmetifarikasını gerçekleştirmiş oluyorsunuz? Ülkemizde yoksulluk diz boyu. Bugüne kadar vurgun, talan, rüşvet dışında bu da bizim eserimiz diyeceğiniz neyiniz var çıkıp onları anlatır ve adalet işte böyle sağlanır diyebilir misiniz? İnsanları sadakaya muhtaç edip sonra da keseriz ha sadakanızı diyerek oy devşirmeniz mi adalet? Ya da köy muhtarlarını tek tek tehdit ederek; elektriğinizi, suyunuzu, keser kanalizasyonunuzu kapatırız diyerek insanları oy vermeye mecbur edişinizde mi adalet sözkonusu?

Öyle ya sizler bize oy vermezseniz, terör artar, cenazeler gelmeye devam eder deyip bugüne kadar da terörle ilgili hiçbir engelleyici başarı elde edememiş olmanız mı adaletli sizce? Ne bileyim kumpas yöntemi ile yargıyı bir sopa gibi kullanarak sizin gibi düşünmeyenleri terörist ilan ederek içeri atmanızda mı yoksa onları işlerinden atarak açlığa mahkûm etmenizde mi adalet var da biz mi göremiyoruz.

Kısaca say say bitmeyecek denli çok adaletsizliğin içine ittiniz ülkeyi. Bugün kalkmış eğer Adalet Yürüyüşü'ne söz söylüyorsanız bilinsin ki mızrak çuvala sığmaz, bu sözlerle de Türkiye'de adaletin var olduğunu kanıtlamış olmazsınız.

Gelelim Binali Yıldırım'a o da Konya'da Konyalılara seslendi. Aynı hamam aynı tas değişen hiçbir şey yok.

Neymiş efendim Kılıçdaroğlu'nun yolu yol değilmiş. Adalet Yürüyüşü'nü teröristlerle birlikte gerçekleştirmişmiş. Eğer yürüyecekse milletin istikametinde yürümeliymiş. İşte siz busunuz Sayın Binali Yıldırım. Adınız bir zamanlar boşuna milyonaliye çıkmış değil, çünkü gerçeklerin üstünü örtme ve sizi dinleyenleri mankurtlaştırmaya yönelik büyük bir gayret içindesiniz. Sizde küçücük vicdan olsa kim terörist, kim teröriste yardım ve yataklık etmiş ya da ediyor biliyorsunuz ama size de afyonlanmış insan gerektiği için aynı tekerlemeleri söyleyip duruyorsunuz.

Hani sizin başınıza Kılıçdaroğlu kadar taş düşsün diyeceğim ama o taş küçük gelir, dev kayalar düşmeli ki ancak kendinize gelebilirsiniz. Yoksa ülke insanını yurttaşlardan aldığınız paralarla meydanlara çıkıp kandırmanıza söylenecek çok söz var çok.

Dün Kılıçdaroğlu Yozgat'ta bir sohbetteydi. O sohbette tıpkı sizin ağzınızla kendisine soru soran insanlar vardı. O insanları sabırla dinleyen Kılıçdaroğlu sorulan sorulara yanıt verdi. Üstelik bu sorular kışkırtıcı sorular olmasına karşın. Peki, siz ve Sayın Erdoğan'a herhangi bir yerde bir yurttaş benzeri sorular sorsa aynı davranışı siz gösterebilir misiniz? Gösteremediğiniz gibi başına onlarca polis yığar, soru soranı da anasından doğduğuna pişman edersiniz. Bu tür örnekleriniz hiç de az değil, bizler asla unutmuş değiliz.

Sonuç olarak sizden gına geldi. Yalanlarınızdan ve adalet düşmanlığınızdan bıktık usandık. Ha karşılığını görmeyecek misiniz o ayrı, göreceksiniz elbette. 2019 ya da daha erken fark etmez bir seçimde ayağınızın altındaki toprak kayacak sizler de tarihin çöp sepetine birer fani olarak atılıvereceksiniz.

Bekleyin,

Görün!