Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ABDÜLHAMİT ÖRNEĞİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 EYLÜL 2017

Tarihin içinde küçük bir gezinti yaptığımızda görürüz ki alınacak sayısız dersler vardır. Osmanlı zor duruma düştüğünde bütün İslam dünyası ile birlikte davranacağını uman Abdülhamit'in düşleri yine hepimiz biliriz ki boşa çıkmıştı.

Sonra tarihin akışı; sonucu belirlemiş, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı başarılarak bağımsızlığımızı kazanmıştık. Yani sözün özü bir kez daha direnenler ve çağına ayak uyduranlar ülkenin yazgısını değiştirmişlerdi.

Myanmar'da Müslüman katliamı yapıldığı gerekçesi ile Recep Tayyip Erdoğan dün akşam birçok Müslüman ülkelerin en üst yöneticileriyle telefon görüşmeleri yaptı. Bu görüşmelerde acilen Myanmar'daki Müslümanları yardım edilmesi gerektiğini dile getirdi. Dikkat ederseniz Sayın Erdoğan burada sadece ve sadece Müslüman olma gerekçesi ile bir şeyler yapılacağını düşündüğü için bu yola başvurdu. Oysa telefon trafiği yapılan ülkelere bakıldığı zaman görülecektir ki bu ülkelerin neredeyse hemen tamamının kendilerine hayrı yoktur. Bu ülkelerde yaşanan adaletsizlikler, yok edilen hak ve özgürlükler hepimizin bildiği gibi dağlar kadar yığılmış sorunlar olarak karşımızda durmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan'ın bu telefon trafiği neye yarar bilinmez ama gerçekler göstermiştir ki tıpkı ülkemiz içinde olduğu gibi dış politikayı da dini inançlara göre yürüttüğü bir gerçektir. Oysa dünyamızda dini inançları gözetmeksizin zulüm gören halkların yanında eylemli olarak yer alacak o kadar çok ülke ve çevre var ki ne yazık ki bu gerçeği Sayın Erdoğan'ın görmesinin hiçbir şekilde olanağı yoktur. İşin daha da kötüsü Myanmar'da olup bitenleri sadece dini inanç açısından gören, daha başka nedenleri hiç mi hiç dikkate almayan Sayın Erdoğan'ın ne söylerse söylesin sözlerinin dünyada hiç mi hiçbir yankısı olmamaktadır. Bu yüzden de dünyanın pek çok ülkesi olup bitenler karşısında ya seyirci konumundadır ya da ne olup bittiğini anlamaya çalışmaktadırlar. Bu yaşanan kırım olaylarında her ne hikmetse ABD'nin ve CIA'nın rolü ise görülmezlikten gelinmekte iş inanç noktasına bağlanıp içerde ve dışarda Recep Tayyip Erdoğan kendince rol oynamaya soyunarak kendisine yandaş kazanmayı hesaplamaktadır. Oysa yaşananlara baktığımızda katliama uğrayanlar kim ya da kimler olursa olsun etnik ve inançlarına bakılmaksızın yaralarına merhem olunmalıdır.

Bu yüzdendir ki Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi halkına bile zulmetmekten geri durmayan, yanı başında yer alan Irak'ta ve Suriye'de milyonlar katledilirken seyirci kalan ülkelerden bir şey çıkacağını düşünmek Abdülhamit yanılgısıyla neredeyse birebir aynıdır. Bu yüzden de telefon trafiği ve benzeri girişimler şovun ötesine bilinmeli ki geçmeyecektir.

Ekonomisi ile ülkede yaşanan demokrasi örneği ile hak ve özgürlüklerin yurttaşlarca amasız fakatsız kullanılmasıyla, kimsenin iktidardan korkmaması ve geleceğinin büyük bir risk altında olmadığını düşünmesiyle kendini kanıtlamış bir ülke olsaydı Türkiye, buradan açıkça belirtmek isterim ki işte o zaman Türkiye'nin Myanmar ya da başka bir konuda dünyaya haklı seslenişi sayısız yandaş bulacak ve Türkiye dünyada yalnız olmadığını açıkça görecekti. Oysaki şimdi ülkemizdeki durum bambaşkadır. AKP ve saray 15 yıllık iktidarı döneminde Türkiye'yi tek kişinin iradesine mahkum etmiş, hak ve özgürlüklerin kullanılamadığı, adaletin yok edildiği bir ülke haline getirmiştir. Bu yüzden de kimsenin Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrılarını dikkate alacağı düşünülmemelidir.

Bugün ülke OHAL'le yönetilmekte, Fethullahçı darbe bahanesi ile herkesin soluğu kesilmek istenmektedir. AKP içinde Fethullah Gülen'i 15 Temmuz darbesinden sonra anladık kerizine yatan o kadar çok insan varki bunlar tam bir köylü kurnazlığı ile üstlerindeki kiri pası kolaylıkla silkeleyip kendilerinden başka herkesin her söylediğini Fethullahçılıkla damgalayacak kadar da ileri gitmektedirler. Recep Tayyip Erdoğan'dan başlayarak AKP'nin bütün kademeleri Fethullahçılık konusunda sütten çıkmış ak kaşıktır ama Ana muhalefet Partisi CHP ve Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Fethullah'ın ekmeğine yağ sürmektedir yalanı ile yaratılmak istenen algı içler acısıdır.. Böylece içerde yargıyı da kontrol altına alıp emirle iş yapar hale getiren iktidar ne ülkemiz içindeki adaletsizliklerle ne de dünyadaki adaletsizliklerle hele de Myanmar'da olup bitenlerle ilgili söyleyecek tek sözü bile yoktur. Söylese bile hiç mi hiç etkisinin olmadığı ortadadır.

Bu yüzden Myanmar'la ilgili telefon trafiği bir şovdur, şovunsa envai çeşit ışıklar altında aldatıcı o kadar çok yanı vardır ki olup bitenler de ancak ve ancak gün ışığı altında bütün çıplaklığı ile görünür.

Sayın Erdoğan'ın yaptıklarını anlamak için gün ışığına bile gerek yoktur.

Çünkü her şey alenen ortadadır.