Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKIL ÇOK ALANI YOK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 EYLÜL 2017

Bir iktidar partisi düşünün ki ülkenin anasını ağlatmış. Ekonomi çökmüş, zengin daha zengin, yoksul daha yoksul hale gelmiş. Hak ve özgürlükler çiğnenmiş, demokrasinin kırıntısı bile kalmamış. Hotzotçuluk, kabalık, kin, nefret ve düşmanlıklar ayyuka çıkmış. Kimse hak ettiği yerde değil. Ancak yandaşsa mülk ve makam sahibi olmuş. Ülke varlığı yandaşlar arasında talan edilmiş. Herkese gözdağı verilip suskunluğa itilmeye çalışılmış. Yollar yapılmış ama vurgun hiç eksik olmamış, köprüler, havaalanları, tüneller için de aynı şey. Ülke uçak yapamaz ama pek çok sayıda uçağı vardır. Zararı ise gözleri kamaştırıyor. Yollarında ithal arabalar fink atarken sanayi için yatırımın yerini yarın için hiçbir değeri olmayan inşaatlar almış, kentlerimiz betonlaştırılmış. Kentler talan edilmiş, doğa görülmemiş bir hırsa mal mülk için yanıp tutuşan insanların talanına açılmış. İçerde herkes herkese kinli, dışarda ne çok düşmanımız varmış havası ile beyinler turşulaştırılıyor.

Sizin anlayacağınız içerde yaşananlara paralel olarak dış politikada da çuvallamışız ama bir avuç insanın dışında kimse bu politikaların sorumlusu AKP ve saray iktidarını eleştirmeyi göze alamıyor. İş böyle olunca da kalem oynatanlar ağdalı ve tumturaklı laf ebeliğiyle CHP'yi eleştiriyor da eleştiriyor. Kimileri ise CHP'ye yandaşmış gibi görünüp akıllarını akıl vererek CHP'den esirgemiyorlar.

Son zamanlarda en çok konuşulan şeyler arasında CHP'nin gerçekleştirdiği ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve ADALET KURULTAYI oldu. Kimileri bu iki eylemde eksik gedik arayıp kin ve nefretlerini kustular, kimileri de CHP yönetimini eleştirerek yürüyüş sonrası yapılan mitingden sonra yığınların tepkisini CHP'nin yeterince anlamadığından dem vurup dişe dokunur bir şey de söylemeksizin akıl veriyor havasında yazıp çizdiler.

CHP'ye karşı sağdan eleştiri getirenleri çok da önemsemek gerekmiyor aslında. Çünkü yürüyüş ve kurultay dinci ve faşist çevrelerin ayarını iyice bozdu. Bozduğu için de getirdikleri eleştiriler ciddiye alınacak şeyler değil. CHP, umutların sönmüş milyonların umudunun nasıl dirildiğini, inananlara mücadele isteğiyle nasıl bir güç ve heves geldiğini görsün çıktığı yolda arabayı istop etmesin yeter. CHP'den gelen bilgilere baktığımız zaman da istop edilmeyeceği yönünde çalışmalar bir seçenek olarak benimsenmiş görünüyor.

Sözün arasında bir şeye işaret etmemiz yerinde olacak.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve ADALET KURULTAYI sırasında en çok dikkatimizi çeken şey orada bulunanların büyük çoğunluğunun Atatürkçülüğe sahip çıkan yükselişin buradan olacağının sinyalini veren katılımcıların büyük çoğunluğu oluşturduğu dikkatimizi çekti. Bu arkadaşların olabildiği kadarıyla birçoklarıyla görüştüm, konuştum. İçtenlikleri ve sola ve sosyalizme karşı yakın duruşlarıyla da mutlu oldum. Bu görüntüyü değerlendirirsek CHP'yi iktidar yapacak olanın da, CHP'ye görülmemiş bir ivme kazandıracak olan gücün de milyonların Atatürk'e karşı duyduğu bağlılıkta olduğu sonucuna vardım. Yürüyüşün son günü Maltepe Mitingi'nde ise çok önemli bir şey daha dikkatimi çekti. Bildiğiniz gibi bu mitinge CHP'nin dışından da çeşitli sol gruplardan katılım oldu. Bu grupların oraya taşıdığı insanların ellerinde taşıdıkları dövizlerde bazı sol siyasetlerin ismi vardı var olmasına da o kişiler alanda; "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye slogan atıyorlardı. Oysa biliyordum ki o sol yapıların çoğu CHP'ye sık sık "faşist" suçlamasında bulunurken, Mustafa Kemal'i de yadsıyan siyasetlerdi. Bu olayın ayrıca değerlendirimi de yapılabilir. Burada özetle söylenecek söz tabiki de bu ülkenin insanlarının yaşamında Atatürk'ün ne kadar önemli olduğunun da anlaşılmış olduğudur.

Recep Tayyip Erdoğan'ın inanmadan söylediği "Aziz Atatürk" sözü bile inanın toplum içinde Atatürk'ün önemindendir. Bu önemi kendilerini Atatürkçü olarak tanımlayan CHP bizce herkesten daha iyi biliyor olmalı ve 2019'un nasıl kazanılacağının tılsımını da elinde tuttuğunu bilmelidir.

Bir de dışardan CHP'ye ağır eleştiriler yapan bana göre sözde Atatürkçüler vardı ki bunlar da CHP yürüyüş ve kurultayında Atatürk ve Türk Bayrağı taşınmadığı eleştirisiydi ki bu tam anlamıyla bir iftira ve yalandı. Bu konuya da akıl yordum elbette. Ancak gördüm ki mitingde Atatürk'ün resimlerini taşıyan, Atatürk'e bağlılık sloganı atanlar görülmedik derecede içtenlikliyken dışardan gazel okuyanların Atatürkçülük konusunda hiç mi hiç inandırıcılıkların olmamasıydı.

Bu yüzden de CHP Atatürk'e sahip çıkarak ve yığınların tepkilerini iyi görerek bütün ülkeyi sallayabilir ve iktidara en yakın parti olarak da öne geçebilir.

Bir başka eleştiri ise küçük sol ve sosyalist yapıların yürüyüş ve kurultayda yer almalarının eleştirilmesiydi ki, sol ve sosyalist yapılara küçük, bir avuçlar gibi eleştiri yapanlara bu yaklaşımın bir şey kazandıracağını düşünmüyoruz. Küçümseme kültürü burun büyüklüğünden gelir, burnu büyüklerin de her zaman burunlarını bir yerlere çarptığı bilinen bir şeydir.

Ben kendim ve partim Türkiye Sosyalist İşçi Partisi adına ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve ADALET KURULTAYI'nda yer alan küçük diye küçümsenen sol ve sosyalist yapıların bir falsosunu görmedim. İnandıklarının özeti ise faşizme karşı demokrasi güçlerinin birlikteliğiydi.

Bunun da anlaşılmayacak bir yanının olduğunu düşünmüyorum. Bazıları kendini usta kalem yerine koyup solculuk yapabilir. Ne ki bu tür yaklaşımlarla "al sana reçete" ayakları kimsenin ama kimsenin işine yaramaz.

Çünkü kuram ağacı gri, hayat ağacı yeşildir.