Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İÇİŞLERİ BAKANIYMIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 EYLÜL 2017

Bildiğiniz gibi Aysel Tuğluk'un Ankara/Gölbaşı Mezarlığına defnedilmesinden sonra bazı halk düşmanı gruplarca saldırı düzenlenmiş, kuşkulular İncek'teki karakola alınmışlardı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'da güya olayları yakından izlemek için oraya gitmiş, bir de ne görelim olayın failleriyle karakolda resim çektirmeye kalkmaz mı? Resim çektirdiği kuşkululardan biri olan Murat Alp ise çektirdiği resmi internette paylaşmış.

Eh durum bu olunca da ister istemez bakanın bu tutumu çeşitli çevrelerden şiddetli tepkiler gördü. Tepkiler haklıydı elbette. Sözüm ona olayı yakından izlemek için bakan oraya gidiyordu ama ne yazık ki olayı izlemek ve suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamak yerine o suçlularla tıpkı Hrant Dink'i katleden Ogün Samast'la resim çektiren polis ve askerler gibi resim çektirerek toplumun tepkisini bir kat daha arttırıyordu. Çektirilen resimler sosyal medyada patlayınca da bu kez yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneğinde olduğu gibi eleştirenlere "aşağılıksınız" diyerek sert çıkıyordu.

Oysa olağan koşullarda ve olağan bir yönetimle idare edilen ülkelerde böyle bir skandal yaşansa ki yaşanması neredeyse sıfırdır, sorumlu kim ya da kimlerse istifa etmekten başka bir yolu seçtikleri kesinlikle görülmemiştir. Oysa bizde bir de üstüne üstlük Sayın Bakan çıkıp eleştiri yönetenlere en ağır bir şekilde karşılık vermektedir. Bu yüzden de bu tutum işin özüne bakıldığı zaman öyle es geçilmesi gereken bir olay olarak ele alınamaz. Sayın Bakan'a göre her zaman her yerde bazıları yanına geliyor ve resim çektirmek için ısrar ediyormuş. Bu yüzden de resim çektirenin kim olduğunu nereden bilecekmiş.

Bir kez dışarda bile sizinle resim çektirmek isteyen biri ya da birileri eğer tanıdık değilse neredeyse bir koruma ordusunu geçmesi gerekir. Bu yüzden de tanıdık olmayan biri kolay kolay koruma ordusunu geçip resim çektirmek için poz veremez. Hele karakolun içinde böyle bir olay yaşanıyorsa durum daha da vahimdir. Çünkü sözü geçen kişiler mezarlığa saldırı kuşkusuyla karakola getirilmiş kişiler olup onlara karşı daha dikkatli davranılması gerekir.

Peki, siz ne yapıyorsunuz? Geçmişsiniz kameranın karşısına zanlılarla resim çektiriyorsunuz. Sonra da kalkıp onların kim olduklarını nereden bileceğinizi söylüyorsunuz. Bu yaklaşıma kargalar bile güler ancak sizin iktidarınızda niyeyse skandal denilecek olaylar bile olağan hale gelmiş durumda. Her fırsatta oraya buraya saldıran AKKURTLAR yetiştirdiniz, eh ne diyelim mademki bilinçli bir şekilde AKKURTLAR yetiştirmişsiniz o zaman da sahip çıkmak boynunuzun borcu elbette.

Ancak böyle bir tutum içinde bulunan İçişleri Bakanı'nın tutumunu tıpkı Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözleriyle eleştirilmesi de oldukça yerindedir. Ne diyor Kılıçdaroğlu; "Bu fotoğraf, 'istediğiniz kadar saldırabilirsiniz' demektir. O fotoğrafı çektiren birinin siyasette, inançta ve ahlakta yeri yoktur." Doğru söze ne denir ki? Kuşkuluların mezara saldırısı baştanbaşa kin ve nefret suçudur, sizin kuşkulularla fotoğraf çektirmenizinse ondan aşağı kalır hiç mi hiçbir yanı yoktur. Bu yüzden de bu ülkeye en büyük katkınız derhal istifa etmek olmalıdır.

İstifa edin Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa edin hem de hemen!

Değerli dostlar ne yazacağımızı şaşırdık. Her gün o kadar çok olayla karşılaşıyoruz ki birisini yazsak diğeri kalıyor.

Nasıl mı?

Baksanıza Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir anda yeni bir şeye daha karar verip TEOG sınavlarına karşı olduğunu açıklayıverdi. Bu konuda bir çalışma yapılmış mı? Ne gezer, çalışmaya gerek mi var muhterem ne söylediyse doğrudur ve de uygulanmalıdır. Oysa bu tür davranışlar o kadar gelişigüzel ve zararlıdır ki sonradan ortaya çıkan olumsuzlukları gidermenin olanağı yoktur. Bunu anlamak istiyorsanız AKP'nin iktidarı süresince eğitimi ne hale getirdiğine bakmak yeter de artar bile. O zaman eğitim gibi canalıcı bir konuda kimse kafasından eseni uygulanması için öneremez. Konu eğer ciddiye alınıyorsa ki alınmalıdır, oturulup eğitimle ilgili çevreler bu konuda gerekli çalışmayı yapmalı birleşilen en iyi nokta ise uygulanmaya konulmalıdır. Gerçi biz böyle bir çalışmayı kimden bekliyoruz o da var ya sıfatı ne olursa olsun yine de böyle çıkışlar olsa olsa tek adam olmanın hezeyanlarıdır ki, sonuçta bir işe yaramayacağı da açıkça görülecektir.

Evet, AKP ve saray iktidarının elinde ülke adeta oyuncak haline getirilmiştir. Öyle ki izlenen politikalar yüzünden ülkenin öz savunması bile tehlikeye düşmüştür. Yaşananların sonuçları kolay kolay ortadan kaldırılması olası olmayan şeylerdir.

Bu yüzden de bu iktidara halkımız 2019'da mı yoksa daha erken yapılacak bir seçimde mi olur son vermeli, enkazların temizlendiği, demokratik kuralların işlediği bir iktidar yapısına bir an önce ulaşılmalıdır.

Aksi durumda ortaya çıkacak durumları düşünmek bile neredeyse olanaksızdır.