Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


LAİK, ÇAĞDAŞ VE BİLİMSEL EĞİTİM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 EYLÜL 2017

Ülkemizde sağ iktidarlar sürekli olarak dinci gerici ve faşist güçlere ödün vermiş, onların sırtını sıvazlamıştır. Bu yüzden de başta eğitim sistemimiz olmak üzere ülkemizde her şey adım adım dinci gericilerin çıkarına değişerek nihayetinde dinci gericiliğin iktidara kadar taşınmasına yol açılmıştır. Esasen bir proje partisi olan AKP iktidara getirildikten sonra uluslararası sermayenin bir dediğini iki etmemiş, ülke parsel parsel yabancılara kurum ve kuruluşlarıyla satılarak bugünlere gelinmiştir. Doğal olarak bir ülke yaşanmaz ve yabancıların kölesi haline getirilmek isteniyorsa işe eğitiminden başlamak en doğru yoldur. AKP iktidarı da görevini eksiksiz yerine getirmiş ve bugün Türkiye'nin eğitim sistemini anaokullarından başlayarak üniversitelere kadar görülmemiş derecede bozmuş ve eğitimi çağdışı ve bilimle bağı kesilmiş hale getirerek içini kindar ve dindar gençlik yetiştirmek anlayışı ile boşaltmış ve dini ağırlıklı hale getirmiştir.

Hiç kuşku yok ki ülkemizin bu karanlık gidişe dur diyecek bir birikiminin olduğunu söylemeden geçemeyiz. Ülkemizde onca ilerici, demokrat, devrimci ve sosyalistin karşı çıkışıyla AKP iktidarının karanlık amaçlarını gerçekleştirmek için eğitimi bozması hiç de kolay olmayacaktır. Bu nedenle hemen her taraftan haklı tepkiler gelmekte, bu tepkilere karşın AKP ve saray iktidarına ne yazık ki geri adım attırılamamaktadır. Tepkilere karşın AKP ve saray iktidarının geri adım atmamasının birçok nedeninden söz edebiliriz.

Birinci neden sık sık dile getirdiğimiz gibi demokrasi güçleri olarak nitelediğimiz güçlerin halen dağınık olması en önemli nedendir. Gerçekler hemen her kesimden sıklıkla ifade edilmesine karşın demokrasi güçleri pek çok öznel ve nesnel nedenlere dayanarak yan yana gelememektedirler. Çünkü demokrasi güçleri olarak gördüğümüz güç odakları dinci, gerici ve faşist güçlere karşı asgari müştereklerde birlikte davranmayı bir türlü doğru kavramış değildir. Bu yüzden de asgari müştereklerle asıl amacı birbirine karıştırıp davranıldığında ister istemez demokrasi güçleri bir türlü dinci, gerici ve faşist iktidara karşı birlikte hareket edebilecek bir güç odağı yaratamamaktadır. Oysa laik, çağdaş ve bilimsel bir eğitimi savunmak için demokrasi güçlerinin birlikte davranmasını önleyecek pek bir şeyin olduğunu sanmıyor ve düşünmüyoruz. Bu yüzden de herkes tarafından açıkça bilinen şeyler etrafında birleşilemiyorsa bazı nesnel ve öznel nedenler aramak gerektiğine açıkça işaret etmek gerekir. Kaldı ki sözü geçen öznel ve nesnel nedenler bile kolaylıkla tartışılıp nedenleri ortadan kaldırmak olasıdır.

Okulların açılmış ve yeni müfredatın dayatılıyor olması nedeniyle bazı çevreler hareket halindedir. Gösterilen tepkileri olumlu karşılamakla birlikte salt kimi yanlış tutum ve davranışlar yüzünden tepkileri bir türlü etkili hale getirip büyütemiyoruz. Örneğin Kartal'da dün gerçekleştirilen Laik, bilimsel ve anadilde eğitimle ilgili miting yukarıda sözünü ettiğimiz eksiklikleri doğrudan özünde taşıyan bir mitingdir. Çünkü eğitimin laik, çağdaş ve bilimsel olmaması sadece ülkemizde Alevi kitlesini ilgilendiren bir durum değildir. Ülkemizde inançları ne olursa olsun hemen herkesi ilgilendirmekte olup ancak ve ancak bütün inançları içine alacak bir tepkiye dönüştürülmesinde yaşamsal bir önem söz konusudur.

Alevi yurttaşların duyarlılığını dikkate almakla birlikte Sünni kesimden de pekâlâ AKP ve saray iktidarı tarafından eğitimin içine düşürüldüğü duruma karşı tepki koyacak milyonlar olduğunu asla göz ardı etmemek gerekir. Mitingin kamuoyuna lanse edilmesine baktığımız zaman Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen'in başını çektiği birçok siyasi grup ve örgütlerin de katıldığı dile getirilmektedir. Böyle bir durum ise dinci, gerici ve faşist iktidarca kolaylıkla tersine çevrilerek katılması büyük olasılıkla mümkün olan yığınların mitingden uzak durmalarına neden olmaktadır. Önemli sayacağımız konulardan birisi de bu tür mitinglerde doğrudan etnisiteyi çağrıştıran anadilde eğitim isteğidir ki yüzde yüz haklı bir istek bile olsa yığınların tepkisinin sınırlı kalmasına sebep olmaktadır.

Sonuç olarak konulan tepki AKP ve saray iktidarı tarafından eğitimin laik, çağdaş ve bilimsel olmamasına ise asgari müştereklerde bu anlayış çerçevesinde oluşturulmalıdır. Mitingin lanse edilişine baktığımız zaman bir inanç grubunun ve anadilde eğitimin de dillendirilmesi ile birlikte bir etnik grubun damgasını vurduğu bir miting izlenimi vermektedir. Zaten bizler inanç ve etnik köken üzerinden politika yapılmasının doğru olmadığını savunduğumuz için kurulan birlikteliğin ne asgari müştereklerde birlikte davranmayı içerdiğini ne de etkili bir kitleselliğe ileri sürdüğümüz nedenler yüzünden ulaşılamadığını savunuyoruz.

Şimdi bu yazdıklarımıza bakıp vay sen Alevileri ya da Kürtleri dışlıyor musun eleştirilerini duyar gibi oluyoruz. Ancak bizler yine de sosyalistlerin nasıl politika yapmaları gerektiğine işaret ettiğimiz gibi asgari müştereklerde bir araya gelmenin nasıl olası olduğunu dile getirmeye çalışıyoruz. Bu yüzden de laik, çağdaş ve bilimsel eğitimin 80 milyonu ilgilendirdiğini, 80 milyonun içinden salt belli bir dilimi ilgilendirmediğini söylüyoruz.

Eğer böylesine sakat bir düşünce taşırsak bilmeliyiz ki 80 milyonun büyük bir bölümünü dinci, gerici ve faşist iktidarların yörüngesine itiyoruz demektir ki bu bizim için kabul edilecek bir yol değildir olamaz da…