Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ELEŞTİREREK EVET

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 EYLÜL 2017

Bildiğiniz gibi dün savaş teskeresi mecliste AKP, MHP ve CHP oylarıyla kabul edildi. HDP hem oylamada hayır oyu kullandı hem de ağır eleştirilerde bulunduHiç kuşku yok ki, CHP'nin dışında her üç partide rahattı. Rahattı, çünkü HDP zaten kendisinden beklenildiği gibi hem eleştirdi hem de hayır oyu kullandı. AKP ve MHP herkesten daha rahattı, çünkü son zamanlarda AKP ve MHP'nin elinde koz olarak kullanacakları milliyetçi ve sözümona vatan, millet, Sakaryacı palavradan başka politika yapabileceği bir alanları zaten kalmamıştı. CHP'nin durumu ise ne Musa'ya ne İsa'ya yaranacak halde olmamasıydı.

Bilindiği gibi Öztürk Yılmaz, Musul'da Büyükelçilik yaptığı sırada AKP'nin basiretsiz ve işbilmez politikaları yüzünden IŞİD tarafından Musul'da personeli ile birlikte esir alınmış, daha sonra AKP'nin IŞİD'la yürüttüğü pazarlıklar sonucu da serbest bırakılmıştı. Dolayısıyla bölge ile ilgili bilgileri nedeniyle CHP'nin görüşlerini o açıkladı. Görüş açıklamanın da ötesinde iktidara karşı sert ve haklı eleştirilerde bulundu. Bu eleştirileri dinleyen biri eğer ülkemizdeki mevcut durumu yeterince bilmiyor olsa, CHP'nin kesinlikle bu savaş teskeresine hayır diyeceğini sanabilirdi. Ancak bizler daha teskereden söz edilmediği günlerde CHP'nin evet diyeceğini zaten biliyorduk.

Son durum haricinde meclise şimdiye kadar sayısız savaş teskeresi getirildi. Irak'ın işgali için yapılan manevralar sırasında getirilen teskereyi saymazsak CHP sonrasında getirilen tüm teskerelere evet dedi ya da demek zorunluluğunu duyduğu için farklı bir yol izleyerek AKP'nin Türkiye'yi içine soktuğu açmazları kamuoyuna bir bir anlatarak yüreklice karşısında durup getirilen teskerelere hayır diyemedi. Dolayısı ile bugün gelinen noktada hayır demesinin hiç mi hiçbir maddi temeli kalmamış oldu.

Bir örnek verelim; bilindiği gibi emperyal güçler Kuzey Afrika'dan başlayın Çin Seddi'ne kadar geniş bir coğrafyayı operasyon alanı olarak seçmişlerdi. Durup dururken bir de baktık gördük ki, Libya operasyon yapılacak ülke olarak seçilmiş. NATO mato derken söze bodoslama giren Sayın Recep Tayyip Erdoğan kalkıp demez mi, "NATO'nun Libya'da ne işi var" diye. Herkes sandı ki onca yanlışı yapan kişi bu kez doğrusunu yapacak.

Öyle olmadı tabi. Aradan bir gün bile geçmeden Erdoğan düşüncesini değiştirdi, Libya ile ilgili ileri geri konuşmaya başladı, arkasından da dayadı meclise savaş teskeresini. Bir de ne görelim bizim savaş gemileri Libya'yı bombalamak için yola çıkmışlar bile. Savaş teskeresi ve öncesinde kimsenin Libya, özellikle de Kaddafi ile olan tarihsel dostluğumuz falan aklına gelmedi, CHP bile işin üstünde fazla durmadan bu teskereye EVET oyu kullandı.

Sonrasını hepiniz biliyorsunuz. Libya paramparça edilerek emperyal güçlerin önüne atıldı. Kaddafi linç edilerek öldürüldü. Petrollerden ve inşaat işlerinden pay alacağını düşünen AKP iktidarı hemen oradan bir aşiret bulup himayesine aldı. Almakla da kalmadı valiz valiz dolarları onlara iletti. Sonucu ne oldu derseniz Libya petrolleri Fransa, İtalya ve Amerikalılar tarafından pay edildi. Türkiye ise eli hamur, karnı aç şekilde ortada kalıverdi. Sizin anlayacağınız iktidarın emperyalistlerin güdümünde oynadığı bu rolde CHP'de rol almış oldu. Daha sonra getirilen savaş teskerelerinin hiçbirine de hayır diyemedi.

Bugüne geldiğimizde ise bölgede uygulanmaya çalışılan politikaların çıtası çok daha yukarılara taşındı. Emperyal güçler Kürtlerin devlet olarak ortaya çıkmalarının daha zamanı gelmediğini söylese de kendisi için durumun uygun olduğunu düşünen Barzani Kürdistan'ın bağımsızlığı için referandum kararı aldı. Alınan bu karara Türkiye, İran ve Irak karşı olduklarını açıkladılar. Ancak burada en sıkışık durumda olan ülke ise bilindiği gibi Türkiye'dir. Çünkü ortada Musul ve Kerkük'ten bir daha söz edilemeyecek şekilde Kürtlerin eline geçme durumu ve böyle bir oldubitti sözkonusu olursa Kürtlerin en fazla nüfusa sahip olduğu Türkiye'de de örnek gelişmeler olacağı telaşı hemen herkesi sarmış oldu.

İşte bu yüzden önceki teskerelerde dik duramayan CHP bu teskereye de evet demek zorunda kaldı diyebiliriz. Çünkü yarından sonra olabilecek gelişmelerin önüne geçmenin böyle bir ülke yönetimiyle mümkün olmadığı bütün çıplaklığı ile ortada olduğu için başkaca da bir manevra alanı kalmadı. Ayrıca AKP ve MHP tarafından geliştirilen milliyetçi ve şoven politikaları karşılayacak CHP'nin elinde fazla argümanları da yok. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık hesabı CHP dün mecliste hem ağlayan hem de gelin giden kız hesabı AKP ve saray iktidarına ağır eleştirilerde bulundu ve teskereye evet dedi.

Doğal olarak CHP'nin daha benzer birçok durumda ikilem içinde kalması, sonrasında ise iktidarın dediklerine evet diyor oluşu kitlelerde çok da gelecek için umut yaratmamış oldu.