Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NUSRA'YA YARDIMDAN OPERASYONA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 EKİM 2017

AKP ve saray iktidarı nereden nereye geldi. Bir zamanlar Türkiye'ye çağrılıp sırtları sıvazlanan ve her türlü siyasi toplantılarına izin verilen İslami terör örgütleri şimdilerde sözümona düşmanmış gibi görülmeye başlandı. İblid'de El Nusra'ya Türkiye karadan, Rusya havadan operasyon çekecekmiş. Türkiye dediysek; Türkiye bu işi ÖSO ile birlikte yapacakmış. Peki, teröristlerden İblid temizlenirken Suriye ne yapacakmış, eli kolu bağlı temizlik harekatını mı izleyecekmiş?

Bugün havuz medyasına bakarsanız sınırımızda İstiklal Marşımız ve Çanakkale türküsü başta olmak üzere kahramanlık türküleri okunuyormuş.

Sizin anlayacağınız havuz medyası öyle bir vurdumduymazlık ve şaşa içinde ki sormayın gitsin. Ülke içinde yandaşların ayranı kabartıldıkça kabartılmak isteniyor. Ancak unutulmamalıdır ki kazın ayağı hiç de sanıldığı gibi değildir. Ortada yıllardır silahlı ve eğitimli 15 bin kişinin üzerinde bir El Nusra gücü vardır. Üstelik bunların Türkiye dışında kaçacak hiçbir yerleri de yoktur. Hem bu operasyon sürerken Suriye Silahlı Kuvvetleri'nin eli kolu bağlı oturacağını da kimse düşünmemelidir. Üstüne üstlük bir de AKP ve saray iktidarının ÖSO çıkmazı vardır. Çünkü ÖSO hem yeteri kadar eğitimli olmadığı gibi bu örgütü oluşturan kimseler de en az El Nusra kadar katil sürülerinden oluşmaktadır.

Yukarıda belirttiğim nedenlere bağlı olarak İblid'e yapılacak olan operasyon oldukça karmaşıktır. Bu yüzden de El Bab gibi daha az bir nüfus yoğunluğunun bulunduğu yerde bile verdiğimiz kayıplar oldukça yüksektir. Üstelik de IŞİD buradan anlaşmalı bir şekilde çekilmişken. Bugün savaş tamtamlarının çaldığı İblid operasyonu bilinmeli ki sanıldığı kadar kolay olmayacaktır.

Üstelik bugüne kadar terör örgütlerini Suriye'nin başına musallat edenler öylesine apaçık ortadayken, bugün kalkılıp bu tür numaralara girilmesi ise oldukça düşündürücüdür. Aslına bakarsanız Suriye'de sorunun çözülmesi sanıldığı kadar da zor değildir. Çünkü Suriye'nin başına bu İslami terör örgütlerini bela edenler suriye'den ellerini çektiklerinde görülecektir ki sorun Suriye'nin toprak bütünlüğü çerçevesinde çözülecektir. Ne kadar zor olursa olsun Suriye Silahlı güçleri bu sorunu başından def edecek konumdadır. Burada asıl sorun AKP ve saray iktidarının Suriye'de yaşanacaklar sonrasında neyi amaçladığıdır.

Bu konuyu uzatmadan yazımızın bu bölümüne bir nokta koymamız gerekirse Türkiye'nin amasız, lakinsiz Suriye'nin toprak bütünlüğünü gözeten bir politika izlemesidir.

Evet, savaş tehlikesi ve Suriyeye yönelik hareket sanıldığı kadar basit olmadığı için bu konu ile ilgili gerçekten de her şey iyi hesaplanmalıdır.

Gelelim; AKP ve saray iktidarının içerdeki konumuna. Her şeyden önce AKP ve saray iktidarı hemen her konuda çuvallamış durumdadır. Ekonomiyi çökerttiği için yağmur gibi gelen zamlara başvurmuştur. Bu karar tabiki de yurttaşların sırtına çok ağır bir yük bindirecektir. Öte yandan pek çok kurum ve kuruluşların Sayıştay denetlemesinde sağ salim çıkmadığı hepimizin malumudur. Bu çıkmazların yanına bir de politik çıkmazları koyarsak AKP ve saray yönetimi ülkeyi ancak ve ancak koşulları daha da ağırlaştırılmış dinci faşizan bir yönetim anlayışı ile yönetebilecek konumdadır. Demokrasi kurallarının geçerli olduğu bir anlayışla ülkenin yönetilme koşulları bu iktidarın eliyle tamamıyla ortadan kaldırılmıştır.

Hem AKP ve saray iktidarının önünde üç önemli seçim vardır. Bu yüzden de AKP ve saray ne pahasına olursa olsun seçimleri kazanmak düşüncesindedir. Dolayısıyla seçimleri kazanmak için her yola başvuracağı da akıllardan çıkarılmamalıdır. Bugün AKP ve saray kendi içinde bile tam anlamıyla tek kişinin iradesinin egemen olduğu bir anlayışla yoluna devam etmektedir. Basına sızan haberlere göre 59 belediye başkanının istifa ettirilmesi sözkonusudur. İçlerinden 10 tanesi bile Erdoğan'ın iradesine direnmeyi göza alsa Sayın Erdoğan'ın bu girişiminden kriz doğabilir. Bu kriz giderek tüm AKP kadrolarını sararsa önümüzdeki seçimler AKP ve saray için bir kâbusa dönüşebilir.

Görüldüğü gibi demokratik kuralların hepten terkedilmesinin bedeli ağırdır.

Umarız, AKP ve saray iktidarı bu bedelleri daha fazla ülkenin ve halkın sırtına yıkmadan geldiği gibi gönderilir ve de Türkiye bir ölçüde de olsa düzlüğe çıkarılmış olur.