Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


CHE BAŞKALDIRININ ADIDIR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 EKİM 2017

Her devrimcide Che'nin izlerini bulmak mümkündür. İnsanlık, arayış, devrimci romantizm, sevgi, yiğitlik, bilgi, birikim en önemlisi de sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünya toplumu düşü. Bu yüzdendir ki Che Guevara iktidarı ele geçirdikleri ve önemli görevlere getirildiği Küba'da kalmamış, düşünün izlerinden giderek son anına kadar da öyle yaşayıp öyle yaşama veda etmiştir.

Kongo'da gerilla savaşına katılmış ve Bolivya'da 8 Ekim 1967'de sağ yakalandığı halde CIA'nın isteği ile 9 Ekim 1967'de başlarına bela olacağından korkulduğu için işkence edilerek öldürülmüştür.

Sağlığında sosyalizmle ilgili pek çok konuya kafa yormuş, en önemlisi de yeni insanın nasıl olması gerektiği üzerinde onca şeyler söylemiş, aradığı soruların yanıtını bulamamış olsa bile, geriye bütün devrimcilere esin kaynağı olacak 'Kısa Uzun Bir Hayat' örneği bırakmıştır.

Esasen bugün Che'nin daha çok konuşulması ve bilinmesinin şaşılacak bir yanı da yoktur. Che Guevara bir anlamda bunu haketmiştir. Çünkü bir devrimci gibi yaşamış ve de öyle de ölümsüzleşmiştir. Yalnız burada bir tehlikeye de işaret etmekte yarar vardır. O tehlike de Che'nin bilinçi olarak emperyalist/kapitalist dünya aracılığı ile magazinleştirilmesidir. Bu yüzdendir ki Che tişört ve belirkelerinden milyonlar kazanan gözüaçıklar her köşede türemişlerdir.

Bir önemli noktada hiç kuşku yok ki, her yerde Che'nin gerilla anlayışının geçerli olacağının bilinçli bir şekilde pompalanmasıdır. Çünkü özgül koşullarda gerçekleşmiş olan Küba benzeri bir başarı bir daha gelmemiştir ama devrimci yükselişin önü zaman zaman devrimciler bu yola itilerek başarılı bir şekilde kesilmiştir.

Yeri gelmişken Che'nin bir önemli yanına daha işaret etmekte yarar vardır. Che, her ne kadar Devrim ihracı ve sürekli devrim tezi bağlamında Troçkistlere benziyor görünse de gerçekte Che Troçkistlerden hiç de haz etmeyen birisidir. Çünkü onun nezdinde Troçkisler hiçbir başarısı olmayan sadece ve sadece lafebeliği yapan kimse ve yapılardır.

Kuşku yok ki bu andan sonra Che Guevara'nın yöntemlerinin her yerde geçerli olmayacağını söylemek zorundayız. Ne var ki Che'nin anlayışına göre, politik yaşamın ileriye götürülebilmesi, kitlede devrimci bilincin oluşması ancak gerilla eylemleriyle mümkündür, saptaması tabiki de eleştirel olarak üzerinde önemle durmamızı gerektirmektedir.

Her şeye karşın, Che Guevara devrimcilerin isyancı yanını ifade ettiği için o bizim her zaman sahip çıkmamız gereken devrimciler arasında seçkin yerini çoktan almıştır zaten. Doğal olarak kökten inkârcılığa yönelenlerle bizlerin işi olmaz. Che Guevara ki, Mahirlerden Denizlere ve daha pek çok devrimcilere kadar ülkemizde herkesin esin kaynağı olmuştur.

Ülkemizde ve dünyada bazı konularda eleştiri yaparken ipin ucunu da kaçırmamak gerekir. Cumartesi Ankara'da cenazesi kaldırılan THKP-C kurucularından Oktay Etiman'la ilgili internet ortamında genele yönelik bir eleştiriyi okuyunca üzüldüm. Çünkü Oktay Etiman'ın konu edildiği bir değerlendirmede silahlı mücadele öyle küçümsenerek ve aşağılanarak eleştiriliyordu ki bu tür yaklaşımlar özü itibariyle zaten soldan ve sosyalizmden nefret ediş halleri olarak dışa vuruyor. Bizler bu ve benzeri yaklaşımları doğru bulmuyoruz.

Farklı düşünceler taşıyor olsak ve de eleştirilerimiz olsa da devrimci seviyeyi korumanın gereğine inanıyoruz.

Evet, bugün Che Guevara'nın CIA ve o zamanın Bolivya askeri güçlerince katledilişinin yıldönü nedeniyle Che Guevara'yı bütün içtenliğimizle anıyor, onun devrimci kişiliğine saygımızı bir kez daha yineliyoruz.