Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ALİCENGİZ OYUNUNA DEVAM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 EKİM 2017

AKP iktidarı bir yandan eğitimin içine eder, anaokulu öğrencilerini bile camiye götürüp Kur'an okumaya zorlarken öte yandan da üniversiteye giriş için değiştirilen sınav sistemi ile ilgili olarak yeni yeni manevralara başlayarak hileyi bir kez daha gündeme getirmiş oldu. Sınavla ilgili açıklamanın üzerinden iki gün geçmemişken Eğitim Vadisi isimli yayınevi deneme kitabını basmaya başladı bile.

Sizin de gördüğünüz gibi hiçbir seçim sitemi burjuva partileri için yeterli gelmiyor. Oyları daha az olan partileri gündemden düşürmek ve etkisizleştirmek için çok partili sisteme geçildiği günden bu yana seçim sistemiyle oynandığına tanık oluyoruz. Burada özellikler sol ve sosyalist partileri meclis dışında bırakmak için seçim sistemleri sık sık değiştirildi. Bugüne kadar %10 seçim barajı bile egemen güçlerin partilerinin yarasına merhem olmadığı için yeni yeni arayışlar hep sürdü sürdürülmeye devam ediyor. Neymiş efendim; AKP seçimleri tekrar kazanmak için yeni bir seçim sistemi üzerinde çalışıyormuş. Bu sistem çoğunluk sistemi baz alınarak hazırlanmaya çalışılıyor, üçüncü ve sonrası partilerin parlamento dışında kalmasını hedefleyen bir Alicengiz oyunu oynanıyormuş.

Bugün; Dışişleri, İçişleri, Milli İstihbarat, ekonomi, yargı kısacası aklınıza gelen her konu ile ilgili olarak bir tek kişinin iradesi geçerli hale gelmiş olması bile bunların istedikleri gibi at oynatmalarına yetmiyor olsa gerek ki seçimleri ne edip edip açık ara kazanarak üstelik de halkın karşına çıkıp milli irade böyle tecelli etti, milli iradenin üzerinde başka bir güç yoktur diyerek istediklerini yapmak istiyorlar. Kendilerine verilmemiş olan diğer oyların çöpe gitmesi ise bunlar açısından zaten milli irade sayılmamaktadır.

Bugün olup bitenlere bir bakın gelecekte olacakları görmekte zorlanmayacaksınız. Ne diyor görevden alınan ve alınacak olan belediye başkanlarını kastederek Sayın Erdoğan? "Sizi bu makama getirirken iyi de alırken mi kötü?" Bu anlayışta olan birisi için kim ne söylerse söylesin bizim söyleyeceğimiz demokrasi kültürünün sıfır olduğudur. Çünkü sonuçta AKP'den de gösterilmiş olsa insanlar halkın karşısına belediye başkanı seçilmek için çıkmaktadırlar. Seçildiklerinde ise halkın oylarını aldıkları için seçilmişlerdir. Bu yüzden de halkın iradesinin üstünde başka bir güç yoktur demesini bilenler iş bu gibi durumlara geldiği zaman niyeyse milli iradeyi akıllarına bile getirmiyorlar. Diyelim ki görevden alınan belediye başkanları suç işlemiş, görevini kötüye kullanmıştır o zaman da görevden alma yöntemi yasalarda belirtilmiştir. Bugün bu yolun izlenmeyip istifa ettirilme yönteminin kullanılıyor olması aynı zamanda da suç ya da suçların üstünü örtmektir ki Sayın Erdoğan bu konuda da doğrudan suç işlemektedir.

Hoş zaten her konuda Alicengiz oyunlarını geçerli kılmak zaten suç işlemeksizin mümkün olamaz. Bu yüzden de AKP'nin üzerinde çalıştığı yeni seçim sistemi de gelecekte işlenecek olan çok daha ağır suçlar için bir zemin hazırlamaktır ki başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün siyasi partiler AKP'nin bu yeni Alicengiz oyununa geçit vermemek için birleşmelidirler.

Hani bizim gibi komünist partiler için bu olup bitenlerin ne kıymeti harbiyesi olur der geçer ve işimize bakarız da diye düşünenler olabilir. Ancak bu bakış açısı doğru bir bakış açısı değildir. Değildir, çünkü yeni seçim sistemi ile birlikte AKP ve saray istediği gibi at oynatacağı bir ortamın oluşacağını ummaktadır. Böyle bir ortam ise İslami devlet anlayışının ve dinci faşist diktatörlüğün açıkça ilanı anlamına geleceği için bizler bu Alicengiz oyunlarına geçit vermemeli, demokrasi mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürerek AKP ve sarayın amaçlarını engellemeliyiz.

Baksanıza bugün en çok İ. Melih Gökçek'in nasıl teneke çalınarak gönderileceğini konuşuyoruz. İ. Melih gidecek miymiş, yoksa direnecek miymiş her birimiz bir yorum yapmak gereği duyuyoruz. Evet, İ. Melih Gökçek gitmelidir. Ancak gidişi bugüne kadar işlediği suçların üstü kapatılarak gönderilmemelidir. İ. Melih Gökçek'in sayısız vurgun ve talanlarını biliyoruz. Bütün bunları diyelim bir kenara bırakamayız da, bıraksak bile İ. Melih Gökçek'ten ve bağlı bulunduğu iktidardan Atatürk Orman Çiftliği'nin talanının hesabı sorulmadan gönderilmesi demokrasinin geçerli olduğu ülkelerde olabilecek bir şey değildir. Bu yüzden de İ. Melih Gökçek yok masasını topluyormuş, yok biraz daha bekleyerek gün doğmadan neler doğar diye bekliyormuş bunlarla ilgilenmiyoruz bile. İlgilenmiyoruz, çünkü Ankara'nın parsel parsel satılması ve talanının öyle kolay kolay üstünün örtülmesine göz yumulamaz.

Sonuç olarak AKP'nin yeni seçim sistemi üzerinde çalışıyor olması olsa olsa bu partinin Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kulluk görevlerini yerine getirmelerinden ibaret olacaktır.

Çünkü Sayın Erdoğan bu tür oyunların içinde olanlara karşı günü geldiğinde tıpkı Kadir Topbaş'a, İ. Melih Gökçek'e ve diğerlerine yaptığının aynısının yapmayacağının hiç mi hiç garantisi yoktur.
Yuh olsun kulluğu politika sananlara!

Yuh olsun, halkın iradesini Alicengiz oyunları ile gasp edenlere!