Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ USLANMAZSINIZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 EKİM 2017

Her gün abartılarla dolu konuşmalar dinliyor haberler izliyoruz. Şu Ortadoğu coğrafyasında kazananlar ve kaybedenlerden geçilmiyor. Bir bakıyorsunuz Türkiye ne çok şey kaybetmiş, bir bakıyorsunuz Amerikan destekli Kürtlerin kazancına diyecek yok. İran alacağını almış. Bir sürü çağdışı Arap rejimleri Amerika'nın her istediğini kuzu kuzu yerine getirmekle kalmıyor, Amerikan silahları alarak ABD'ye milyar dolarlarını altın tepsi içinde sunuyorlar. Irak, Suriye ne kazanıyor, ne yitiriyor hepimizin gözleri önünde. Yüz binlerce insan yaşamını yitirmiş, her gün savaşın getirdiği yıkım yaşamı felç etmiş.

Dün, Rusya'yı düşman ilan eden AKP ve saray iktidarı bugün Rusya ile canciğer kuzu sarması olmuşlar. Bu bahar havası ne kadar sürer belirsiz. ABD, Suriye'de PYD/PKK güçlerine silah başta her türlü lojistik desteği veriyor. ABD'nin yardımı ile ele geçirilen Rakka'da bugün PKK pankartları dalgalanıyor. Bu görüntülere baktığımız zaman ABD'nin kaybeden taraf olduğu, ne yaptığını kendisinin de bilmediği, bir şaşkınlık içinde olduğu ortaya çıkıyor. Ancak işin bu kadar olmadığı ABD'nin ileriye dönük planlarının olduğu ya da olabileceği de gözlerden ırak tutulmamalıdır.

Bazı kesimler tarafından ABD neredeyse işgalci değil de bir kurtarıcı gibi görülmeye başlanmış. Petrol bölgelerinde kanlı çatışmalara alışkanlık olağan karşılanır olmuş.

Etnik ve mezhepsel düşmanlık tavan yapmış oluğundan biri diğerini yok etmek için yanıp tutuşur hale gelmiş. Bölgede yıllarca ABD'den yardım ve para alarak CIA tarafından eğitilenler, insan avına çıkıp katliamlar gerçekleştirmiş, aynı işi yapan Barzani'nin düşü yarıda bıraktırılmış ve ipi çekilivermiştir.

Enerji bölgesi olan bu bölgelerde herkes birbirini uluslararası tekellerin hesabına asıp kesiyor ama nedense bölgede emek eksenli mücadeleyi kimsenin gündemine almadığını da açıkça görüyoruz.

Bölge ile ilgili kusursuz askeri stratejiler dile getirilebilir. Kimin hesabı kimle ve nasıl sürüyor üzerinde sayfalar dolusu yazılar da yazmak olasıdır. Oysa bu ülkelerdeki emekçi halk nasıl yaşıyor, işi aşı var mı kimsenin sorduğu da yok, üzerinde durduğu da.

Şimdi buralarda yaşayanlar ister Arap, ister Kürt, ister Türkmen ya da bir başka etnik kökenden ya da inançtan olsa ne fark eder olmasa ne fark eder? Milyonlarca emekçi aynı sepetin içine konmuş iliklerine kadar sömürülüyor. Bu durumda ise petrol baronları, şeyhler, emirler, krallar ve uluslararası tekellerin sahipleri göbek atıyormuş ne gam değil mi? Bugün Irak ve Irak Kürdistan'ında işsizlik oranı nedir kimin neyine? Onlar için yaşam zaten cehennem, hak aramalarının bile olanağı yok. Aramaya kalksalar en hafifi işlerinden olup kapının önüne konulacaklar. Yaşamlarının tehlikeye düşmesi ise cabası…
Bu gerçeklerden söz edip de ne olacak? En iyisi oradaki insanları etnik ve mezhepsel temelde karşı karşıya getirir işini yürütürsün olur biter. Bu sömürü dünyasında kim kimin Araplığına, Türklüğüne, Kürtlüğüne, Şii, Sunni oluşuna bakıyor ki bilmiyor musunuz?
Dipsiz bir kuyunun içinde halklar birbirleriyle boğuşuyor. Emperyal güçler bugün bir taraftan yanalar, yarınsa ne olacaklarını kestirmek bile olası değil.

Biz konuşuyor, yazıp çiziyoruz. Bize yine de kulak asmıyorsanız ne diyebiliriz ki? Siz uslanmazsınız!

Bir konu daha var. Bakılıyor görülüyor ki halk sosyalizmden yana eğilim gösteriyor.

Kapitalizmden yana partilerin pırtıların yapabilecekleri bir şey yok, o zaman da hemen halkın önüne allayıp pullayıp sahte bir sol çıkarıyorlar.

Syriza'nın Yunanistan'da seçildiği günlerdi, bir televizyon programında bana sordular; "Syriza ve lideri Çipras'ı nasıl görüyorsun" diye. Dedim ki, "Syriza ve Çipras sosyalist kesin değil ama solcu olduğunu da düşünmüyorum." Bugün Syriza ve Çipras'ı savunanlar var mıdır bilemiyorum ama varsa da bilmelerini isterim bakın Çipras kısa bir süre önce Amerika'ya gitmiş ve Türkiye'yi kötülemiş, kendilerinin ise iyi olduğunu söylemiş.

Biz bunları birer piyon olarak değerlendirdik. Bugün Yunanistan'da Çipras'ı ve Syriza'yı gelmiş geçmiş en sağcı iktidar olarak değerlendirenler hiç de az değil.

Sömürü düzenini görmüyorsanız, sınıf mücadelesi yerine güçler arasında sürüp giden kavgada bir o tarafta bir bu tarafta yer alıyorsanız sizin de insanlık adına sunduğunuz bir öğretiden söz etmeniz olası değil.

Bugün Kerkük'ün adının geçtiği yerde bir sürü kükrek esip yağıyor. Yok Kerkük sizin, yok bizim kavgası tavan yapmış. Oysa kimsenin aklına Kerkük soyguncu ve sömürücülerden temizlendiğinde kardeşliğin hem de en âlâsının sağlanacağından söz edene rastlamadık daha. Eğer; işçiler, emekçiler ve yurtseverler kendi ülkesinde soygunu sürdürenleri, hırsızları iktidardan indirirlerse bakın neler olacak bütün çıplaklığı ile görürsünüz.

Aksi halde emperyalist/kapitalist dünya'nın daha çok buralarda at oynattığını görürüz ki bugün bölgemizde de olup bitenler budur…