Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İŞTE HALİNİZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 EKİM 2017

Ekonomi batmış.

Doların önlenemez yükselişini ne yapsanız durduramıyorsunuz.

İşsizlik oranını rakamlara bile vurmak zor.

Her gün her şeye zam üstüne zam bindiriyorsunuz.

Adaleti çoktan yok etmişsiniz.

Hak yok, hukuk yok.

Yargı iktidarın ağzına bakıyor.

Dış politikada çuvallayalı yıllar olmuş.

Bu yüzden de ülkemize ödetilen bedeli kendiniz dahil herkes biliyor.

Dün dost ilan ettiklerinizi bugün düşman ilan etmişsiniz.

Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Aliye giydirmek sizin nezdinizde matah bir şeymiş gibi görülüyor.

Herkesten zılgıt yiyor, ülkemize yönelik tehditleri arttırıyorsunuz.

Eğitim çökmüş.

Dini; eğitimle harmanlamış, laikliği yok etmiş, bilimsel eğitime sırt dönmüşsünüz.

Sizin için varsa da yoksa da İmam Hatip Okulları olmuş, eğitimi baştan başa imam hatipleştirmek peşine düşmüşsünüz.

Şeyhleri, şıhları, din hokkabazlarını eğitim görevlileriymiş gibi eğitimin içine yerleştirmişsiniz.

Tarikatlara, cemaatlere onların vakıf ve derneklerine öğrenci yurtları açtırıyorsunuz.

Eğitimi ticarileştirmiş, yandaşlara okul üstüne okul açtırıyorsunuz.

Uzatmayalım eğitimi eğitim olmaktan çıkarmışsınız.

Sağlık hizmetleri derseniz bir şekilde bitirilmiş, halkın ümüğüne binilir olmuş. Sağlık hizmeti mi yoksa otel hizmeti mi veriliyor belirsiz hale gelmiş. İnsan sağlığı üzerinden milyarlar götürülüyor.

Tarım ülkesi olan ülkemizde her şeyi dışarıdan alır olduk.

Hayvancılık yok edilmiş, dışarıdan dışalıma yönelinmiş.

Tarımla uğraşanlar adeta cezalandırılıyor. İlacı ateş pahası, gübresi dersen öyle. Tarım makineleri ve aletlerinin yanına varılmıyor.

Üreticinin ne üreteceğine uluslararası şirketler karar veriyor.

Üretici elindeki malları ya satacak yer bulamıyor ya da yok pahasına satmak zorunda kalıyor.

Tarım arazilerinin neredeyse yarısı boşlanmış.

Köyler dinamik nüfustan yoksun birer harabeye dönmüş.

Kentleri beton yığınına çevirmişsiniz.

Rant uğruna yeşil alan bırakmamış; plansız, programsız habire büyüyen kentler birer heyulaya dönerek yaşanmaz hale gelmiş.

Ulaşım derseniz içinden çıkılamıyor. Ulaşımı kolaylaştırmak için yapılan köprüler, metrolar, yollar, yan yollar kısacası aklınıza ne geliyorsa hepsi çıkar sağlanıp para kazanılan yerler olarak görülmüş vurgunun yarattığı zararların yükü halkın sırtına yüklenmiş.

Irmaklar, göller kurutulmuş. Gereksiz barajlar yapılarak doğaya ve derelere geriye döndürülmesi olanaksız zararlar verilmiş.

Ormanlar katlediliyor, kıyılarımız yağmalanıyor, denizlerimiz ve sularımız kirletiliyor.

Ülkemizin dağları, ovaları salt birileri para kazansın diye talana açılmış.

Kısacası doğayı yok etmiş, çevreyi cehenneme çevirmişsiniz.

Sosyal yaşamı bitirmiş, dayanışma ruhumu öldürmüşsünüz.

Dinci, gerici, faşist militanlar yetiştirmek uğruna bozmadığınız bir şey bırakmamışsınız. Devlet memurluğuna yandaşlarınızı yerleştiriyorsunuz. Polislik mesleğine aldığınız kimselere baktığınız zaman sizler de göreceksiniz ki yandaşlarınızla dolu. Başkalarının ne açtığınız sınavları kazanması olası ne de elemelerinizden geçecek şansı var. TSK’ya da aynı operasyonu yaptığınız çok belli. Yargıyı ne hale getirdiğinizi sormaya bile gerek yok.

Sözün özü tam anlamıyla bir diktatörlük yaratmış ülkeyi OHAL’lerle yönetiyorsunuz. Halkın gözünü boyamak için de her gün Fetöcülere karşı operasyonlar düzenliyor gözüküyorsunuz. Kaymakamlarınız Fetöcü, valileriniz, yargıçlarınız, savcılarınız, üniversite profesörleriniz, belediye başkanlarınız, polisleriniz Fetöcü. Bu işin bir tek siyasi ayağı bulunup çıkarılamıyor.

Uzatmayalım berbat olmayan bir tek şey yok, yok da niyeyse Zeybekçi’ye bakılırsa “ekonomi coşuyor”. İşler tıkırında.

Ver gazı!

Ver mehteri!

Halkı uyut!

Deveyi hamuduyla yut!

Aman kimsecikler duymasın!

Yeter ki halk uyanmasın!