Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİHİRLİ SÖZLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 KASIM 2017

Bir kişiye Bütün yetkiler devredilmiş. O ne derse o oluyor. Biri mi tutuklanacak ağzından çıkan bir söz yetiyor. Birilerine haddi mi bildirilecek daha iyisi can sağlığı iki söz eder olur biter. Belediye başkanları iyi çalışmıyor muymuş, her şey bir “çekilin” demesine bağlı. Hangi babayiğit karşısında dururmuş görürüz. İçlerinden biri densizlik eder de maazallah direnirse Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’un başına ne geldiyse başına o gelir, olur biter.

Malum Edip Uğur biraz direndi de gördü göreceğini. Kendisini tehdit edenler varıp kapısına dayandılar ve usulünce tehditlerini yapıp gittiler. Sonra bir baktık ki Edip Uğur gözyaşları arasında görevinden de AKP’den de ayrılmış. Bu yönteme benim gibi mafyatik yöntem diyenler oldu. Yapılan işin hukukla ilgisi olmadığına göre başka ne denilebilir ki değil mi? Bizim çok söylediğimiz bir söz vardır, emir demiri keser diye, işte o emir hukuksuz da olsa demiri kesti ve Edip Uğur’un üstü böylece çizilmiş oldu.

Bu tür tehditler hukukun işlediği, adalet terazisinin adalet dağıttığı ülkelerde olur mu? Bizler olduğuna tanık değiliz. Nasıl seçilip göreve gelmenin bir yöntemi varsa görevden gitmenin de bir yöntemi tabiî ki de vardır. Ancak bu yol demokratik ülkelerde sadece ve sadece hukuktan nasıl yazılıyorsa öyle olur. Eğer kişinin görevden alınmasını gerektiren bir suçu varsa yargı önüne çıkar hesap verir ve suçluysa hem cezasını çeker hem de görevinden alınır. Değilse hiçbir makam kendisini hukukun üstünde görüp kimseyi yerinden edemez.

CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan bu konuyu gündeme getirerek siyaseten bir suçlamada bulunmuş ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı “faşist diktatör” olmakla suçlamış. Hemen arkasından Başbakan Binali Yıldırım dahil bütün AKP’liler ayağa kalkmışlar ve ağızlarına ne geliyorsa söylemişler. Başbakan Binali Yıldırım’ın terbiyesi müsait olmadığı için sözlerini geçmişe atıf yaparak bitirmiş, diğerleri ise cin çakmak demeçler patlatmışlar. Saray sözcüsü İbrahim Kalın ise suç duyurusunda bulunduklarını söyleyerek konunun yargıya taşındığını bildirmiş.

Tamam “faşist diktatör” denilmiş olması belli ki sizleri çok üzmüş. Bu nedenle de olanca iyi niyetimizle soruyoruz. Sizler böyle bir tasarrufun ve tehdit olaylarının nasıl bir ülkede olabileceğini açıklayabilir misiniz?
Böyle bir tasarruf ve tehdit demokrasi ile yönetilen ülkelerde mi olur?

Azıcık demokrasisi olan ülkelerde mi olur?

Yoksa Bütün fermanları bir kişinin verdiği, hukukun olmadığı, ülkelerde mi olur?

Buyurun yanıt sizin, verin yanıtınızı ki bizler de ne nedir, neyin nesidir bilelim.

Şimdi de ortaya Zonguldak Kilyos Belediye Başkanı Ömer Ünal’ın ortağı olduğu bir şirketin deniz kıyısına yaptırdığı 6 katlı bir bina gündeme geldi. Yurttaşlar ve çevre duyarlılığı olanlar bu bina için tepki koyuyorlar. Bunun üzerine Belediye Başkanı Ömer Ünal çıkıyor, mırın kırın ettikten sonra burasının kendisinden önce CHP’li Belediye Başkanı zamanında da imara açık olduğunu, hukuksuz hiçbir şey yapmadıklarını söylüyor ve diyor ki; “Maksatları beni cumhurbaşkanımıza şikayet ederek görevden aldırtmak.” CHP’yi işin içine sokması ise ayrı bir garabet. Garabet Çünkü CHP döneminde burası imara açık bile olsa bina yapmadıklarına göre bu savunma biçimi savunma falan değil. Durup dururken yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneğinde olduğu gibi bir davranış ki affedilir bir yanı yok.

Hem madem Ömer Ünal’ın hukuki olarak hiçbir suçu yok, niye ülkede hukuk var, beni suçlayanlar yargıya başvurur bende hesabımı veririm demiyor da Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini görevden alacağından korkuyor, sizce anlaşılır bir yanı varmıdır acaba?

Bu sabah FOX TV’de İsmail Küçükkaya’yı dinlerken insanlarımızın ne büyük bir yanılgı içinde olduklarını gördüm Konuyu haberleştirip veren İsmail Küçükkaya Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’u da kastederek diyor ki; “keşke Sayın cumhurbaşkanımız Kilyos Belediye Başkanı’nı da görevden alsa.” Niyeyse herkesin beğeniyle izlediği İsmail Küçükkaya’nın aklına hukuk yargı margı gelmiyor da Recep Tayyip Erdoğan geliyor acaba? Yoksa hukuksuz tasarrufu bu kadar kolay mı içselleştirip benimsedik?

Demek ki bir şey kokuşmaya başlarsa dipten doruğa kokuşurmuş. Bizler de bu kokuşmaya işaret ediyor ve diyoruz ki:

EYY AKP, EYY SARAY YETKİLİLERİ HUKUKA İNANMADIĞINIZA GÖRE KİMSE SİZE BİR ŞEY SÖYLEMESİN, ŞU KENDİ DURUMUNUZU BİR KENDİNİZ AÇIKLAYIN DA; NEYİN NESİSİNİZ BİR GÖRELİM OLMAZ MI?