Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


OLMAZ DENİLEN ŞEYLER OLDU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

06 KASIM 2017

AKP iktidarı ile birlikte olmaz diye düşünülen ne varsa gerçekleşti. Örneğin kimin aklına gelirdi ilanla şeytan ilmini yalamış yutmuş akademisyen aranacağı değil mi? Bir sabah kalktık baktık ki böyle bir ilan verilmiş. Belli ki bu ilan sadece safsataya önem verildiği için değil, aynı zamanda da bu safsatacı kimse onun göreve alınması için verilmiş.

AKP, iktidarı işbaşına geldiği günden bu yana diyebiliriz ki marifetlerini konuşturuyor. Kimsenin aklına gelmeyecek ne kadar alavere dalavere varsa bunların çıkınından çıkıyor. Hem öyle çok ki birisini halkın gözünde deşifre etmeye kalksanız bir diğer peşinden geliyor. Sonra da bakıyorsunuz ki iş çığırından iyice çıkmış; “Allah kahretsin” deyip ya bir köşeye çekiliyorsunuz ya da mücadeleye devam edip ödetilecek bedeli de peşin peşin sineye çekmeyi göze alıyorsunuz.

Örneğin eğitim işi; AKP ve saray iktidarı tarafından öyle içine edildi ki kırk akıllı gelse kuyuya atılan bu taşı çıkaramaz. Bunlar 4+4+4 eğitim sistemini bütün okulları imam hatipleştirmek ve öğrencileri bu tür okullara yönlendirmek için getirdiler getirmesine de pek de istedikleri sonuçları elde etmiş değiller. Çünkü halkın direnişiyle karşılaştılar. Şu an bu sistemin durumu tam anlamıyla nedir ve ne işe yaramaktadır doğru dürüst yanıt verecek bir yetkiliyi bile bulmanın olanağı yok. Okullar ikiye bölündü. Tıpkı ikiz kardeşler gibi yarısı imam hatip okulu haline getirildi. Bu yöntemle sonuç alınacağı düşünüldü ama bu okullara yine de kimsenin rağbet ettiği yok. Öğrenciler uzak uzak okullara gitmek zorunda bırakılarak mecbur kalınsın ve imam hatip okuluna devam etsin istendi ancak yine sonuç almak söz konusu değil. Öğrenciler sabahın köründe uzak uzak yerlere gitmeyi göze aldılar ama yanı başlarındaki imam hatipleri seçmediler.

TEOG vardı. Bir gün en tepedeki kişi düşündü ki TEOG kalkmalı. İktidarın kelli felli Başbakanı, Milli Eğitim Bakanı ve diğerleri konuyu enine boyuna tartışmaya bile gerek görmeksizin TEOG’un kaldırıldığını ilan ediverdiler. Ediverdiler de yerine neyi koyacaklardı ne bilgileri ne de bu işin altından kalkacak birikimleri olmadığı için her ağızdan saçma sapan öneriler çıktı. Sonucunda da isteyen istediği okula gidecek yönünde bir açıklama yapılarak öğrenci ve öğrenci velilerinin telaşı giderilmeye çalışıldı. Şimdi de deniyor ki; öğrenciler adres sistemine dayalı olarak bölgesindeki 5 okuldan birini seçmek durumunda.

Bakıldığı zaman iyi gibi görünüyor. Öyle ya öğrenciler bundan sonra uzak uzak yerlere gidip yollarda perişan olmayacak, velilere de fazladan bir yük binmeyecek. Ancak kazın ayağı hiç de öyle değil. Öyle değil, çünkü şeytan ilmini yalamış yutmuş akademisyen arayan zihniyete güven mi olur, kim bilir işin içinde ne Alicengiz oyunu vardır?

AKP ve saray iktidarı eğitimi dincileştirmek istiyor ya; ne var ki onca bastırması ve oyunları işe yaramıyor. Bunlar da işin kolayını bulmuş durumdalar. Nasıl olsa her bölgede sürüsüne bereket bir sürü imam hatip okulu var. Üstelik bunların kontenjanlarının da bir türlü dolduğu yok. Adrese dayalı kayıt işleminde öğrencilere denilecek ki; “senin adresin burası olduğuna göre 5 okuldan sadece imam hatip okulları boş, kayıtın oraya yaptıracaksın.” Yani öğrencileri imam hatip okullarına mecbur edecekleri bir yol bulmuş oluyorlar. Bu durumu kabul etmeyen veliler ne yapacaklar o zaman? Başlayacaklar kent içinde çocuklarını kaydettirebilecekleri bir semte göç etmeye. Yani bu iktidar tarafından yurttaşın sırtına yük üstüne yük bindirilmiş olacak. Göçü göze alamayanların çocukları da zorunlu kalacak imam hatip okullarına gitmeye.

Evet, Türkiye altından kalkılması zor sorunlarla boğuşuyor. Bütün bu sorunlara bir de AKP ve sarayın dinci devlet oluşturma düşüncesi var ya her şeyin tuzu biberi oluyor. Yağma, zorbalık, hukuk tanımamazlık, gırla.

Yine bu iktidar tarafından son zamanlarda uydurulmuş her şeyin milli olması düşüncesi var ya bu da köküyle kömçeğiyle koskoca bir yalan, koskoca bir fasarya.

Niye mi diyorsunuz? Başbakan Binali Yıldırım’ın oğularının 5, dayısının 2, yeğeninin 4 şirketi Malta’da kayıtılı da ondan.

Bunlar gerçekte cin taifesi. Bu yüzden de taifelerini genişletmek istedikleri için üniversitelere şeytan ilmini almış adamlar arıyorlar. Ne gerek var ki değil mi? Karşınızda koskoca bir AKP camiası var. Bunların içinde şeytan ilmi almış adam mı yok?

Kime dokunsanız şeytan ilmi ve becerisine sahip.

Alın götürün onları akademisyen yapın, size kim ne diyebilir ki?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA