Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HÂL ve GİDİŞ SIFIR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 KASIM 2017

AKP ve saray iktidarının hâl ve gidişi koskocaman bir sıfır. Sıfır, çünkü kısa bir süre önce benzine önce 9 sonra 12 kuruş zam yapıldı motorine de neredeyse bu kadar zam bindirildi. Ama görülüyor ki ne kadar zam yapılırsa yapılsın AKP ve saray iktidarının ekonomide yarattığı kara delikleri kapatmaya yapılan zamlar yetmiyor. Bu yüzden de benzine bir kez daha zam yapılacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Yani bu demektir ki iğneden ipliğe yansıyacak zamlarla karşı karşıyayız.

Ülke bu haldeyken bir de ne görelim Başbakan’ın oğulları ve yakın akrabaları vergi cenneti olarak ifade edilen Malta’da ve daha başka yerlerde şirketler kurmuşlar ve buralarda OFF-SHORE hesapları var. Bu yüzden konu Başbakan Binali Yıldırım’a sorulmuş. Verilen yanıtlar ise dam başında saksağan vur beline kazmayı cinsinden. Başbakan’a göre kendisine oğulları üzerinden eleştiri getirilerek itibarsızlaştırma yoluna gidiliyormuş. Oysa oğullarının bu gibi şirket kurma hakları varmış. Üstelik şirketlerini de siyasete atıldıktan sonra oğullarına devretmiş.oğullarına da demiş ki; devletle asla iş yapmayacaksınız. Başbakan elinde kağıt sallayarak sözünü sürdürüyor ve benim çocuklarımın Türkiye’deki şirketi en yüksek vergiyi ödüyor.

Başbakan’ın oğullarına söylediği devletle iş yapmayacaksınız sözü daha başbakanın ağzından çıkmadan patladı. Meğer oğullarının şirketi devletten ihale almış.

Bir de Başbakan’ın şu sözleri ilginç. Oğullarının yaptığı iş denizcilik olduğu için tabiî ki de dünyanın her yerinde şirket kurabilirlermiş. Kurabilirler elbet. Buna hukuki olarak bir engel yok. Ancak konunun duyarlılığı ve bu ülkede emzikli bebekten bilmem kaç yaşındaki yurttaşa kadar vergi verip de Başbakan’ın çocukları bundan muaf olursa bunun da ahlaki ve sosyal yanının sorgulanması gerekir değil mi? Bir de Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili oluşu var ki sanırım şirket kurmak bu yüzden Türkiye’de pek elverişli olmasa gerektir, ne dersiniz?

Milli Eğitim politikası çökmüş. TEOG kalkacak ama öğrenciler adrese dayalı okullara gidip kayıt olacaklar. Oralarda kontenjan dolu ise bu kez de öğrencilere yallah imam hatipler adres olarak gösterilecek. Bir de Milli Eğitim Bakan’ı İsmet Yılmaz’ın gafına ne demeli? Ülkede okulların ancak %10’u nitelikli okullarmış. Bu okullara çocuklar sınavla gireceklermiş. Bir bakanın ağzından çıkan söze bakın siz. Demek ki ülkemizdeki okulların %90’ı fasarya okullar.

Milli Eğitim’in bütçesi konuşulurken de ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. İmam hatip okulları kayrılan okullar statüsüne alınmış ve buralara durmadan bütçeden kaynak aktarılıyor. 2018 bütçesinden imam hatip okullarına ayrılan kaynak 6,6 milyar lira. Bu para ile ne yapılacak? Tabiî ki de laik ve bilimsel eğitimin köküne kibrit suyu dökmek için gereken her şey bir güzel yerine getirilecek.

Bildiğiniz gibi Başbakan Binali Yıldırım’a sorulan sorular ABD yolculuğundan hemen önce soruldu. ABD ile neler görüşülecek diye merak ediyorsanız bize göre sıkışan iktidar aradaki buzları çözmek için bazı isteklerde bulunacak. Vize olayının dışında başka bir adım atılacak mı diye merak ediyorsanız; hiç merak etmeyin, ABD’nin bu konuda geri adım atacağını sanmıyoruz. O zaman bu ABD ziyareti beyhude ziyaretlerden biri olarak anımsanacak ama bir gelişmenin de söz konusu olmayacağını hep birlikte göreceğiz. Ya da şöyle diyelim; AKP ve saray iktidarı zaman zaman yandaşlarını gazlamak için anti-Amerikancı sözler ediyor ya, bunların hiçbirisinin aslının astarının olmadığını göreceğiz.

Son olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek görevden alındı ya bunun bile AKP’yi rahatlatmayacağı açığa çıktı. Geçmişte Fethullahçı olarak bildiğimiz Sincan Belediye Başkanı Mustafa Tuna Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na getirildi. Arkasından da sıcağı sıcağına İ. Melih Gökçek’in bütün üst düzey görevlisi kimi varsa hepsinin de istifası istendi.

Yani sizin anlayacağınız AKP ve saray Ankara’yı kazanmak için bazı manevralara girişti ama bütün bunların bir yararı olmayacak. Çünkü yok bunların Fetöcülükte birbirlerinden farkları. Ha bu arada İ. Melih Gökçek mi Mustafa Tuna mı Osmanlı Bankası onu da yakında göreceğiz.

Son söz; AKP ve saray iktidarı köküyle kömçeğiyle çürümüştür. Bu yüzden de bu çürüklüğü ayakta tutmak için hiçbir sağlamlaştırma girişimi tutmayacak, AKP ve saray iktidarı da 5 şiddetinde bir depreme bile dayanamayıp 2019 ya da daha önce yapılacak olan seçimlerle birlikte küldür diye yıkılıp gidecektir.

Kendileri için vergi cennetlerinde şirket kurup vurgunlar vuranların da belki de bu ülkelere açtıkları ipek yolu bunların kaçış yolu olacaktır kim bilir?