Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HER ŞEY LAFTA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 KASIM 2017

Biliyorsunuz Başbakan Binali Yıldırım’ın oğulları ve akrabalarının Malta’da kurdukları şirketler gündeme gelince ortalık şöyle bir dalgalandı. Başbakan’a sorulan sorular üzerine hiç de doyurucu olmayan yanıtlar vermesi günün konusuydu ama asıl günün konusu bence Binali Yıldırım’ın oğulları ile ilgili “gerekli araştırmalar yapılsın” demesiydi.

Öyle ya madem ortada böyle bir iddia var, konu her anlamda araştırılmalı ve kamuoyunun bilgisine sunulmalıydı değil mi?

Ne yazık ki bunun olanağı yok. Yok, çünkü AKP iktidarı daha önce suçları aymal açık ortadayken bakanlarını bile Yüce Divan’a gitmekten oy çokluğu ile kurtarıvermişti. Kurtardı da ne oldu diye soruyorsanız; olan biten bir şey yok. Bakanlar neyle suçlanıyorlarsa kamuoyunun gözünde gerçek olarak öylece kabul gördü. Yapılan iş sadece bakanların yargı önüne çıkarılmasından kurtarılmasıydı o kadar.

Peki, Binali Yıldırım’ın “araştırılsın” dediği çocuklarının durumu ne oldu? Ne olacak, Cennet Belgeleri olarak bilinen bu olayın AKP’nin oylarıyla araştırılmasının önü kesiliverdi. O zaman ne demeye Başbakan gazetecilerin önüne çıkıp “itibarsızlaştırma söz konusu araştırılsın” dedi?

Ne yapsın ki Binali Yıldırım? Tam da Amerika yolculuğu sırasında böyle bir soruyu geçiştirecek değildi ya işte o da kalktı, “araştırılsın” deyiverdi. Sonrası nasıl olsa bir şekilde halledilirdi, halledildi de.

Ancak CHP bu işin peşini bırakmayacak gibi gözüküyor. Bu kez de Başbakan’ın oğulları ile ilgili araştırma önergesi verecek.

Biliyoruz AKP bu tür yüz kızartıcı olay ve olgulara alışık. Verirler oylarını, kurtarırlar Başbakan’ın çocuklarını. Şimdiye kadar bu iktidar nelerin üstünü kapatmadı ki böyle bir olayın üstünü kapatmasın? Hem konunun konuşulduğu bu günlerde Binali Yıldırım’ın oğulları konuşulurken birden işin içine başta futbol kulüpleri başkanları olmak üzere pek çok kişi de karışınca işin rengide değişmiş oluyor ister istemez. Niye derseniz, kamuoyu madem herkes vergi cenneti ülkelerde şirket kurabiliyor, niye Başbakan’ın oğlu kuramasın ki diye düşünmeye başladı bile.

Sizin anlayacağınız bu ülkenin insanlarının ahlaki, siyasi ve sosyal pek çok değer yargısı Turgut Özal’ı iktidara taşıyan 12 Eylül faşizminden bu yana o kadar değişti ki kimse bunların suç olabileceğini kabahat olarak bile görmüyor. Çünkü Turgut Özal’la başlayan AKP iktidarı ile tavan yapan Alicengiz oyunu olan gemisini kurtaran kaptan anlayışı ülke yurttaşlarının hemen hepsine işlemiş görünüyor. İnsanlarımız bunu olağan karşılıyorsa niye bu işi Başbakan’ın oğulları yaptığında suç gibi algılasınlar değil mi?

Uzatmayalım; ülkemizde kapitalizm yurttaşı öyle bir soydu öyle bir soydu ki neredeyse don gömlek bıraktı. AKP iktidarı ile birlikte yanmayan kefen satarak para kazananların bile hoş karşılandığı ve hatta teşvik edildiği bir ülkede Başbakan’ın oğulları gemisini yüzdürüyormuş kim ne diyebilir ki? Demek bir tarafa, sayısız pek çok insan bile helal olsun çekmeden edemez bile.

Geriye bizim gibi ahlaki değil, hiç ülkesini seven insan böyle yapar mı diyen insanlar kalıyor ki bu noktada ayak direyenlerin gücünü ve etkisini de kimse küçümsemeye kalkmasın! Kalkmasın çünkü bu güç önüne gelen tüm kötülükleri sürükleyip bir kenara atacak denli bir güce sahibiz ki o gücün karşısında iki kızarıp bir bozararak işi pişkinliğe vurup geçiştirmek isteyenlerin dayanacağını hiç sanmıyorum hiç.

Çünkü gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek!

Bu da bizim sözümüz bilin istedik.

Not: Yarın ki yazım da ilginç bir Atatürkçülüğe değineceğim.