Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YALANCIYA YALAN DAYANMIYOR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 KASIM 2017

Dün, Türkiye Mustafa Kemal Atatürk’ü anma konusunda tavan yapan sahnelere tanık oldu. Her fırsatta kendisine, ailesine ve yakınlarına ağızlarından küfürden başka söz çıkmayanlar bile; “Gazi Mustafa kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anmaktan kendilerini alamadılar.

Sarayda yapılan törende en ilginç konuşmayı ise AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Konuşmasına CHP’ye karşı sert sözlerle başlayan Sayın Erdoğan şu sözleri söyleyince bir hoş olduk demesek yalan olur.

“Atatürk’ü senaryo yazan Marksistlere ve faşistlere bırakacak değiliz.”

Faşist olmakla kimleri suçluyor bilmiyoruz ama biz yine de anımsatalım. Bizler aylardır faşizm nedir, faşist kime denir diye yazıp konuşmaktayız. Bu yüzden de bu sözleri üstümüze alacak değiliz. Ama yine de bırakalım bu sevgi, saygı ve minnet duyguları ile 16 yıldır AKP ve çevresinin yaptığı anmayı olağan bir anma yaptığına bile tanık değiliz. Ve hatta bugüne kadar Mustafa Kemal Atatürk hakkında söylenenleri anımsıyoruz da bu denli çark niyedir demekten kendimizi alamıyoruz.

Hani daha dün “iki ayyaş” diye konuşacak kadar ileri gidenlere ne oldu da bu noktaya geldiler doğrusu şaşırıyoruz.

Herkes söylüyor bir de biz söyleyelim. Biliyorsunuz 16 Nisan referandumu hile ile kazanılan bir referandumdur. Hile söz konusu olmasaydı, belki de bugün Recep Tayyip Erdoğan tek kişi egemenliğini kullanıp kafasına estiği gibi davranamayacaktı. Sonuçta anladı ki önümüzde 2019 seçimleri var ve bu seçimler asla çantada keklik değil. Oysa Sayın Erdoğan 2019 seçimlerini kazanmak zorunda. Aksi bir sonuç çıkarsa nelerle karşılaşacağını çok ama çok iyi bilmektedir.

Biliyorsunuz bunlar sürekli olarak çeşitli konularda anketler yaptırmakta ve sonuçlarını da kendilerine göre değerlendirip yeni yeni kararlar alıp uygulamaya koymaktadırlar.

Bir kez seçim anketlerinde durumlarının hiç de iyi olmadığını görmüş durumdadırlar. Yine ülkemizdeki Atatürk sevgisinin bu denli yüksek oluşu da bunlar için aşılması zor bir set oluşturmaktadır. Bu yüzden de bu 10 Kasım’la birlikte yeni bir yalan denemesine geçilmiş bulunmakta olup AKP örgütlerine bu yüzden 10 Kasım anmalarına katılma talimatı verildiği için AKP örgütleri de ilk kez otobüsler kaldırarak Ankara’ya Anıtkabir’e gelmiş oldular.

Bugüne kadar AKP ve sarayın valileri, kaymakamları, bakanlıkları özellikle de Milli Eğitim Bakanlığı ve bu bakanlığa bağlı Milli Eğitim müdürleri, okul müdürleri bir kez olsun anmaya katılmak şöyle dursun katılanları cezalandırmak için harekete geçerlerken şimdi olanlar oldu onlarda sürü sepken gerçek yüzlerini gizleyerek törenlerin yapılması için kendilerini yırtar oldular.

Şimdiye kadar Mustafa Kemal Atatürk düşmanlığının üssü haline getirilmiş TRT bile benzer adımlar attı. Öyle ki kalktı çocuklar için hazırlanmış bir çizgi filmini bile Atatürk’e saygısızlık içerdiği savıyla ele alıp hakkında soruşturma başlattı. Yapılan açıklamalar doyurucu olmasa da şöyleydi; hata bu çizgi film yabancılara yaptırıldığı için olmuşmuş meğer. Hani şu TRT’nin 10 bin civarında çalışanı olsun bunlar bu kurumda ne iş yapıyorlarsa artık bir çizgi filmini bile yapacak kadrosu olmasın siz buna inanır mısınız? 10 bin kişinin çalıştığı kurum hepimizin verdiği vergilerle ve de fazladan soyulduğumuz paralarla ayakta duruyor ama bildiği başardığı hiçbir şey yok niyeyse?

O TRT ki yakın zamana kadar ne kadar ipten kazıktan kopma meczup ve yobaz varsa TRT’ye çıkarır ve her fırsatta Atatürk’e küfrettirirdi. Bugün nasıl olmuşsa yön değiştirip birden bire Atatürkçü olmaya karar vermişler. Soygunun, talanın, iftiranın, AKP ve saray borazancılığının ayyuka çıktığı bir kurumdan bu ülkeye hayır gelmeyeceğini bilmeyenler bilsinler, bunların yalan dönüşlerinden de bir hayır gelmeyeceği çok ama çok açık.

Hesap apaçık ortada olmasına karşın, AKP ve sarayın bu dönüşünü yine de olumlayanların bulunması düşündürücüdür.

Çünkü bunların içinde dünkü yazımda dile getirdiklerimin sayısı bir hayli fazladır.

Yaşlılar sözlerine bu gözlerim neler gördü neler diyerek başlarlar ya, bizde yazımızı şöyle bitirelim; Bizler bugüne kadar ne yalanlar gördük aklınız durur.

Ne diyelim;

Yalancıya yalan dayanmıyor…