Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZİ KÖYLÜ KURNAZLARI SİZİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 KASIM 2017

Dolar başını almış gitmiş durduramıyorsunuz. Arada sırada pembe tablolar çizmeye kalksanız da sizde Hanya’yı, Konya’yı anlamış olacaksınız ki arada sırada da olsa özeleştiri yapar gibi yaparak yine de söyleyeceğinizi söylemekten geri kaldığınız yok.

Recep Tayyip Erdoğan konuşuyor. Neymiş efendim? İstanbul’a ihanet edilmişmiş. Peki, kim ya da kimler ihanet etmiş İstanbul’a? Çeyrek asırdır İstanbul’u siz yönetiyorsunuz, 16 yıldır da iktidardasınız. İsterseniz; çeyrek asırdan bile vazgeçtik 16 yıl öncesinin İstanbul resimleriyle bugünün İstanbul’unun resimlerini önünüze koyup bir düşünün kim ya da kimlermiş İstanbul’a ihanet edenler göreceksiniz. Yalnız İstanbul mu? İktidarınız döneminde Türkiye’nin bütün kentleri iktidarınızın doymak bilmez mal, mülk edinme hırsından dolayı ranta kurban edildi. Köşeyi dönenler kimlermiş, rant zenginleri nasıl türemişler eğer merak ediyorsanız sorarsınız Maliye Bakanlığı’na öğrenirsiniz.

Bunları yapmıyor ama ortaya konuşmayı sürdürüyorsunuz. Sizin de söylediğiniz gibi Kasımpaşa’da top koşturup tozlu yollarını arşınladığınız günler çok ama çok gerilerde kaldı. Çocukluk dönemi herkes için safiyet dönemi olduğu için o günlere rahatlıkla dönebiliyorsunuz ama bundan böyle ne Akbil'li dönemlerinize ne de 16 yıllık iktidarınızda olup bitenleri anmayı içinizden bile geçiremezsiniz.

Hoş, diyelim ki geçirdiniz, ne olacak ki?

Çıkacak çevre ve Şehircilik Bakan’ınız Mehmet Özhaseki, sözüm ona özeleştiri yapacakmış gibi konuşacak ama CHP’yi suçlayıp zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkıverecek. Bu yüzden de yurttaşlar gerçekleri bir türlü doğru kavramış olmayacak aksine sizleri özeleştiri yapan CHP’yi de suçunu gizleyen bir parti olarak görmeye devam edecek. Yani sizin yaptığınızın özü bu.

Özhaseki bakan koltuğunda oturuyor ama toplumsal gelişmelerin ışığında değil de karnından konuşmayı seviyor. Neden derseniz; özellikle 12 Eylül’den sonra iki nedene bağlı olarak köylerden kentlere olağanüstü bir göç furyası oldu. Göçün birinci nedeni elbette kırsal kesimlerdeki yoksulluktu, ikinci nedeni ise terör olaylarının tavan yapmasıydı. Bu nedenle de kırsal alandan kentlere gelen göçün gerçek nedenini doğru dürüst anlama yetisinden bu denli uzak olursanız CHP’nin belediye’de olduğu dönemlerde İstanbul’un aldığı göçle nasıl gecekondulaştığını da anlamaktan uzak olursunuz. CHP’li belediyeler kentlerine gelen yurttaşları sopa ile kovalayamayacaklarına üstelik de iktidarda da olmadıkları için köklü tedbirler de alamayacaklarına göre yurttaşların gecekondularda barınmaya yönelik çare aramalarının önüne geçilememesinden doğal ne olabilir ki?

Ancak hiçbir şey Mehmet Özhaseki’nin dediği gibi değildir. İstanbul ve daha başka tüm kentlerimiz AKP iktidarı tarafından talan edilmiş, ranta açılmış, kent içinde neredeyse yeşil alan bırakılmamıştır. Talan daha da iyi yapılsın diye bazı yetkiler belediyelerin elinden alınarak bizzat Sayın Erdoğan’a verilmekten bile çekinilmemiştir.

Şimdi kalkılmış maval okunuyor.

Bu mavala siyasi yol haritasını iyi bildiğimiz Süleyman Soyluda dahil oldu. Neymiş efendim; Süleyman Soylu Karadeniz çocuğuymuş da, Karadeniz çocuğu olduğu için Karadeniz’in yeşiline kıyılmasına gönlü razı olmuyormuş da, yakında çocuklarımıza bırakacağımız Karadeniz’de yaylalar kalmayacakmış da laf üstüne laf…

İyi güzel de Karadeniz’i kim bu hale getiriyor? Bölgede yaylaları kırıp dökerek yol açmaya kalkışan sizsiniz, kıyıları doldurup yol yapmak da sizin hüneriniz, o güzelim derelerin önünü bağlayıp baraj yapmaya kalkarak doğanın canını alan da sizin iktidarınız, o güzelim ormanların içine maden ruhsatı vererek doğayı, toprağı, suları, insanları zehirleme hünerini de sizin iktidarınız gösteriyor. Eee peki, siz kimi suçluyorsunuz bu durumda? Yargının bile başını yukarıdan bağladığınız için yargı bir konuda verdiği kararı bir başka kararı ile niye değiştiriyor acaba?

Yurttaşlar; uzatmayalım, AKP iktidarı ile birlikte ülkemizde ne var ne yok her şeyin çivisi çıktı. Çivisini çıkaranlar ortadalar. Yurttaşlar bütün bu olanları iliğine kemiğine kadar yaşayarak görüyorlar. AKP ise felaket bir telaş içinde. Bütün bunların bir hesabı olmalı değil mi? AKP şimdilerde bu hesabı nasıl veririmin çarelerini arıyor. Ama kendince bir çare bulmuşa da benziyor. Her şeyi yabancıların üstüne yıkmak böyle durumlarda en iyisidir.

Öyle ya bazıları bu düşünceye kanar ve AKP’ye yüklenmekten biraz olsun uzaklaşırsa muhteremlerde akıllarınca rahat edecek iktidarda kalmanın düğümlerini bir bir sıkılayacaklardır.

Ne olacak canım varsın dolar artsın, TL biraz daha ateşler içinde kıvranıp ölüm döşeğine serilsin…

Dolarları olana her gün düğün bayram…

İyi mi?