Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞU REZA YOK MU?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 KASIM 2017

Bilindiği gibi Reza Zarrab Türkiye kamuoyunda uzun zamandır konuşulmaktadır. Onun şaşalı günlerinde AKP iktidarının ileri gelenleri ve bakanları Zarrab’ı gözleri gibi korumuşlardır. Nasıl korumasınlar ki? O Reza Zarrab ki, bir yandan devletin cari açıklarını kapatıyor, bir yandan da kendisi ile ilgilenen hemen herkesin köşe olmasını sağlıyordu. Gel zaman git zaman Recep Tayyip Erdoğan’la Fethullahçıların arası açıldı ve bir operasyonla Reza Zarrab ve onun çevresindekiler içeri alındılar. Bakanların ise dokunulmazlığı olduğu için onlar tutuklanmadılar ama istifa etmek zorunda kalarak koltuklarından da oldular. Konu çok yönlü olarak tartışıldı ve skandallarla dolu iktidar girişimlerinden sonra Reza Zarrab dahil adeta ödüllendirilerek serbest bırakıldılar. O dönemde Recep Tayyip Erdoğan dahil AKP’liler Reza Zarrab’ın yanında durmaya devam ettiler.

Sonra Reza Zarrab görünmez CIA elemanlarınca ele alındı ve hangi tehditlerle karşı karşıya kaldıysa bilinmez Amerika’ya gitmeye ikna edildi, oraya iner inmez de tutuklanıp içeri atıldı. O andan itibaren sahiplenilen Reza Zarrab’a iktidar tarafından hiçbir Türk vatandaşına gösterilmeyen yakınlıklar gösterildi ve kendisi savunulmaya devam edildi. AKP ve saray iktidarı işi öyle noktalara kadar götürdü ki, davanın savcısı ve hatta hakimleri bile Fethullahçı olmaktan yakalarını bir türlü kurtaramadılar. Bildiğimiz havuz medyası hemen her gün bu yönde yazdı, çizdi Reza’yı bir gün bile arkalamaktan vazgeçmedi.

ABD yargısı işin peşini bir türlü bırakmıyordu. Amerika’ya giden Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı da tutuklanarak içeri konuldu. AKP’nin bildiğimiz bakanları hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Artık herkes görüyordu ki işin rengi değişmiş, Reza Zarrab birlikte iş tuttuğu AKP iktidarını satması için çoktan ikna edilmiş, itirafçı olup çıkmıştı. İktidar çevreleri ve konuya duyarlı olanlar öyle miydi, böyle miydi tartışıp dururlarken işin içyüzü anlaşıldı ki artık Reza kuyruğu kurtarmak için çoktan itirafçı olmayı Kabul etmiş ve sanık sandalyesinden tanık sandalyesine oturmuştu bile.

Bugün davanın jürisinin seçimi var. Sonra neler yaşanacak hep birlikte göreceğiz.

Her ne kadar AKP ve saray çevreleri konu ile ilgili olarak oldukça tedirginse de, gelişmeleri ABD’nin her anlamda Türkiye’ye karşı gösterdiği düşmanca tutumları ileri sürerek aşmayı denemektedir. Daha şimdiden havuz medyası konuyu ele alarak dava eğer Recep Tayyip Erdoğan ve AKP aleyhine doğru bir gelişme gösterirse Türkiye halkının da Recep Tayyip Erdoğan’ın çevresinde kilitleneceğini yazarak moral bulmaya çalışmaktadırlar. Hemi de yavuz hırsız rolüne soyunan AKP çevreleri işin içine CHP’yi de katarak bu davada CHP’nin de konuyu ‘milli mesele’ olarak algılaması için Recep Tayyip Erdoğan’ın çevresinde yer alması gerektiğini yazacak kadar ileri gitmiş bulunmaktadırlar. Eğer CHP böyle bir yol seçmezse ABD’de estirilen rüzgara şu ya da bu şekilde CHP’de katılırsaymış halk CHP’yi cezalandıracak CHP’nin oyları aşağılara doğru inecekmiş.

Gördüğünüz gibi AKP çevreleri tam anlamıyla köylü kurnazlığını oynuyor. Her durumda kazançlı çıkmak için kendince manevralara başvurarak bu kötü gidişi çıkarına çevirmek için sonuç elde etmeye çalışıyor. Ancak ABD’deki Reza Zarrab davası kesinlikle AKP ve saray iktidarını da kapsayan bir davaya dönüşecek ve iktidar bu gelişmelerden uluslararası planda ciddi zararlar görecektir. Bu davanın hemen arkasından da ekonomik krizle birlikte siyasi, sosyal, ve güvenlik anlamında da ciddi sarsıntılar yaşanacağı asla unutulmamalıdır. Türkiye kamuoyu önünde kuyruğu dik tutmaya çalışan bir iktidar söz konusu olsa bile iktidar çevreleri tam anlamıyla bir telaş içindedir. Bu sarsıntıdan Türkiye’yi değil ama kendisini kurtarmak için CHP başta diğer tüm çevreler suça ortak edilmek istenmektedir. İşin tuhaf yanına bakın ki AKP ve saray iktidarı Türkiye denildiği zaman Türkiye’nin salt kendilerinden ibaret olduğunu düşünmekte hesaplarını da buna Gore yapmaktadırlar.

Gerçekleri köylü kurnazlığı ile karartmaktan yana olanlarla bizlerin hiç mi hiçbir ortak yanları bulunmamaktadır. Bu yüzden de AKP ve saray iktidarı nasıl Reza Zarrab’la iş tutarken Türkiye kamuoyunu ciddiye alacak bir güç olarak bile görmedi ve yoluna devam ettiyse, bugün tam tersi kenetlenmekten söz edip göz boyamaya kalkışıyorsa bu oyuna gelmek için hiçbir neden ileri sürülemez, bu nedenler Kabul edilemez. Dünya kamuoyu karşısında ülkeyi rezil edenlerin hesap vermeleri kaçınılmazdır.

Bu konu dışarda nasıl olur, nereye evrilir bilemeyiz ama asıl hesabın içerde sorulmasıdır ve hiçbir neden ileri sürülerek işlenen suçların gizlenmesine göz yumulamaz, olup bitenler hiç yaşanmamış gibi yola devam edilemez.