Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İŞLER GÜÇLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 KASIM 2017


İşler, güçler nasıl acaba?

Recep Tayyip Erdoğan cephesinde neler oluyor merak ediyor musunuz?

Nihayet Rezza Zarra Davası’nın jürisi belli oldu. Zarrab sanık sandalyesinde değildi ama Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı sanık sandalyesindeydi. Zarrab’ın ABD’ye gitmeden önce yaptığı konuşmayı hepiniz anımsadınız değil mi? Ne diyordu Zarrab?

“Ben yasadışı bir şey yapmadım, ticaret yaptım.”

Evet, Reza Zarrab, iktidarla birlikte Türkiye’de al gülüm ver gülüm işler yapıyordu. Bütün bunlar tamam da bunun suç neresinde diye de hem iktidar çevreleri hem de Zarrab’ın kendisi bu şekilde düşünmekten de kendilerini alamıyorlardı.

Ne yazık ki, ABD Türkiye değildi. Yargısının da Türkiye yargısına benzer bir yanı yoktu. İşte bu yüzden Zarrab derdest edilip Amerika’ya götürüldü ve önce sanık sandalyesine sonra da tanık sandalyesine oturtulup gerçekler dünya kamuoyunun gözü önünde bir bir açılığa kavuşacak bizler de kim ne yapmış, nasıl yapmış bir bir öğreneceğiz. Ayrıca AKP ileri gelenlerinin Recep Tayyip Erdoğan’ın çevresinde kilitlenme çağrısı da bir işe yaramayacak, hem ülke hem de dünya alem gerçekleri tek tek öğrenecek.

Bir sahneyi anımsatalım. Recep Tayyip Erdoğan, MİT Başkanı, İbrahim Kalın ve diğer ileri gelenler bir masanın çevresine toplanmış ortadaki telefonun çalmasını bekliyorlar. Birazdan telefon çalacak ve Recep Tayyip Erdoğan’la Trump konuşacaklar. Anlaşıldığı üzere bu konuşmaya bayağı anlam yüklenmiş olmalı ki bu resim de bu şekilde Türkiye kamuoyuna servis edildi.

Konuşuldu. Bu konuşmada en önemli mesaj ise ABD’nin bundan böyle PYD-YPG güçlerine silah vermeyeceği yolundaydı. Peki, sonuç Trump’un söylediği gibi mi oldu? Elbette olmadı. Pentagon’dan sıcağı sıcağını bir açıklama yapıldı ve PYD’ye her türlü yardımın yapılacağı yönünde açıklamalar birbirini izledi. İş bu kadarla da değil, amiyane bir tabirle terör örgütlerine karşı birlikte mücadele sürdürüleceği söylendi ama Rakka’yı terk eden IŞİD’lıların kimlikleri Türkiye ile paylaşılmadı. Böylece de IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin kim tarafından kurulduğu bir kez daha anlaşılmış oldu.

Bu arda yeni bir tartışma daha gündemimize oturdu. Kılıçdaroğlu Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili bazı belgeleri açıklayacağını, bu bilgilerde de nasıl yurtdışında paralar bulundurduklarına dair birçok şeyden söz edildi. Öyle sanıyorum ki bu yazının yazıldığı sıralarda CHP’nin TBMM’deki tolantısının hazırlıkları da yapılmıştır.

Bu iddianın arkasından Recep Tayyip Erdoğan; bir açıklama ile karşılık verdi ve “Eğer yurtdışında paramın olduğunu kanıtlarlarsa istifa edeceğim” dedi.

Görüldüğü gibi bugün Türkiye çok önemli bir konuya daha kilitlenmiş olacak. Ancak uzun zamandır Recep Tayyip Erdoğan’ın yurtdışında paralarının olduğuna dair eleştiriler hep yapılageldi. Bu yüzden de ya büyük olasılıkla bu paralar çekilmiştir ya da Erdoğan’ın yurtdışında paralarının olduğuna dair belgelere ulaşma şansı sıfırdır.

Açıklamalar doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ı değil de yakınlarını bile ilgilendirse ortaya atılan iddialar yine de oldukça ciddidir. Eğer açıklamalar bu yönde bile olsa kimse bu açıklamaları “ne yapalım ticaret yapmayacak mı, burada beni ilgilendiren bir şey yoktur” da diyemez.

Yine hepimizin anımsadığı gibi Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu ve yakınları vergi cennetlerinin olduğu yerlerde şirketleri olduğuna dair bilgiler ortaya çıktığında Yıldırım ne demişti anımsayınız.

“Benim çocuklarımın ve yakınlarımın dokunulmazlığı yoktur. Her türlü araştırma yapılsın.”

Yapılabildi mi?

Yapılamadı. Çünkü araştırma yapılmasına dair verilen tüm önergeler AKP’nin oylarıyla reddedilerek üstü örtülüverdi.

Şimdi sıra doğrudan Recep Tayyip Erdoğan ve yakınları olduğuna göre konu Yıldırım’ın oğullarından ve çocuklarından çok daha hassastır. Bu yüzden de Sayın Kılıçdaroğlu nasıl belge açıklarsa açıklasın, iş gargaraya getirilmek istenecek ve hatta AKP ve saray topyekun Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye yüklenerek konuyu gargaraya getirmek isteyeceklerdir.

Ama bilinsin ki bizler kim ne karartma yaparsa yapsın bu karartma bizim gerçeğimizde daha önceki benzerlerinde olduğu gibi boşa çıkacak ve bizler de gerçekleri konuşmaya ve aydınlatmaya devam edeceğiz.