Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


FİLİSTİN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 ARALIK 2017

Bildiğiniz gibi Filistin halkı uzun zamandır İsrail işgaline karşı direnmektedir. Direnişin en üst boyutlara çıktığı ve Filistin halkının birlikte davrandığı dönemlerde Filistin uluslararası planda da hakların söke söke almış yarattığı destanın sonuçlarını da uluslararası alanda tanınarak elde etmişti. Ne var ki bölgede savaş bitecek gibi değildi. İsrail ve Amerikan emperyalizmi sürekli olarak sorunu diri tuttular. Yine iki ülkenin alttan alta çaba ve çalışmalarıyla dini inançları ağır basan gruplar bir araya getirilerek ortaya emperyalizmin oyunlarının bir parçası olarak HAMAS çıktı.

Hamas ilk iş olarak Filistin’in eylemli olarak bölünmesini sağladı. Zaten silah ve teknolojik bakımından oldukça geri bir konumda olan Filistin; üstüne üstlük bir de bölündüğü için hem etkisini yitirdi hem de ne zaman nasıl davranılacağı konusunda başıbozuk bir davranış sergilendiğinden Filistin İsrail’le girişilen her mücadelede kaybetti. Sürekli olarak topraklarını genişleten İsrail, bu kez de Filistin toprakları üzerine Yahudi yerleşim merkezleri kurarak işgalini daha da sağlama almayı başardı.

Bütün bu yaşananlar karşısında Arap dünyasının petrol zengini ülkeleri görünürde Filistin’i destekliyor görünseler de ABD’nin birer kuklası olarak Filistin halkını her fırsatta arkalarından hançerlediler. Geçmişte nasıl İsrail’in kuruluşu Suudi Krallığı’nda gerçekleştiyse bugün de aynı oyun ABD’nin istediği doğrultuda devam ettirilmektedir.

Soruna bu gerçekler ışığında baktığımızda Müslüman grupların ne kadar ikiyüzlü olduğunu bütün çıplaklığı ile görürüz. İşte bu yüzdendir ki, Müslümanlık adı altında gösteri yapanların içtenliğine kimse ama kimse bizi inandıramaz. Diğer berbat Arap rejimlerini geçtik, bu konuda AKP ve saray iktidarının da onlardan kalır yanı yoktur. Aksine beş tabak fazla günahlara sahip olduklarını da açık açık söylemeliyiz. AKP ve saray iktidarı Filistin ile ilgili bunca sözü söyler ve göz boyamaya kalkarken bunların halktan gizledikleri başka bir yüzlerinin olduğunu da asla unutmamak gerekir.

Sözüm ona İsrail’e bu kadar karşı çıkan AKP ve saray iktidarı ABD’de sözde Türkiye çıkarına çalışmalar yapmaları için ABD’deki Yahudi lobilerine hesapsız kitapsız para aktararak ağır bir vebalin altına girmekten de çekinmiş değildir. Ödenen bu paraların karşılığında elde edilenler nedir diye sorsak göreceksiniz ki ortada dişe dokunur hiçbir şey yoktur.

Yine bu iktidarın ticari ve askeri alanlarda da İsrail’le yürüttüğü işbirliği de işin cabasıdır. Her ne hikmetse her fırsatta Müslümanlıkları kabaranlar iş gerçeklere gelince hiç de davranılması gerektiği gibi davranmamaktadırlar. Bu yüzden de İsrail’in gıda ürünlerinden diğer sanayi ürünlerine kadar pek çok markası ülkemizde raflarda yer almaktadır.

ABD ve İsrail’in birlikte planladıkları Kudüs sorunu patlak verince cami duvarı diplerinde miskin miskin uyuklayanların da AKP ve saray iktidarının hazır kuvveti olarak harekete geçtiklerini görüyoruz. Ortalığı doldurup “Allahüekber” çekenlerin hemen hiçbirisi niyeyse gerçekleri sorgulamayı akıllarının ucundan bile geçirmemektedirler. Kudüs sorununun çıkması AKP ve saray açısından da hiç kuşku yoktur ki bir fırsat olarak görülmüştür. Çünkü AKP ve saray iktidarı gelinen noktada ciddi bir şekilde sıkışmıştır. Sıkışıklığından kurtulmak için AKP ve saray iktidarı uzun süre bu konuyu tepe tepe kullanacaktır ama geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Kudüs’ün İsrail tarafından başkent ilan edilmesi ile ilgili elle tutulur hiçbir adım atılmayacaktır.

Gördüğünüz gibi Recep Tayyip Erdoğan’a beş vakit konuşacağı ve yandaşlarının gevşeyen vidalarını sıkılayacağı böyle bir konu çıktığı için denilebilir ki olup bitenlerden minnettardır bile.

Dışarıda ve içeride iyice itibarsızlaşan bir iktidar söz konusudur.

İşte bu iktidar bu yüzden ülkenin içinde demokrasinin D’sine bile katlanamamakta, demokratik kuralları işleteceği ve hukukun üstünlüğü ile sorunları çözeceği yerde içerde ne demokrasi bırakmıştır ne de hukuk. Keyfi nasıl istiyorsa öyle hareket etmekte vurguncu belediye başkanlarının AKP saflarında yarattığı yıkımın aynısının başkalarında da yaratması için hukuk hiçe sayılarak ve OHAL’e dayanılarak şimdi de sıra CHP’li belediyelere gelmiştir. Bu yaptırımlarla AKP ve saray tamam, bizim belediyelerde yolsuzluk yapanları ve halka hizmet götürme konusunda ağır kalanları görevden nasıl aldıysak muhalefet belediyelerinin de bizden kalır yanları yoktur, gördüğünüz gibi onları da görevden alıyoruz” diyerek ve hukuku hiçe sayarak durumlarını dengelemek istemektedirler.

Sonuç olarak AKP ve saray iktidarının ne Kudüs konusunda izlediği politikaya ne ülke içinde yapmaya çalıştığı işlerin hiçbirine inanmamak ve prim vermemek gerekir.

Çünkü dünyanın gelmiş geçmiş bütün faşist iktidarlarının yol haritası bugün AKP’nin yol haritası ile öylesine örtüşmektedir ki kimse göz boyayıcı bu politikalara inanmamalıdır.