Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


“SEN BİTTİN!”

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 ARALIK 2017

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Ana muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, “Sen bittin!” diyerek tehdit ediyor. Bu yaklaşımı eleştiri olarak gören olabilir, Ancak eleştiri ile yakından uzaktan bir ilişkisi yok, doğrudan doğruya tehdit…

Süleyman Soylu’nun geçmişteki konuşmalarını da biliyoruz biz. AKP ve AKP yönetimini eleştire eleştire yerin dibine batırırdı. Bu kadarla da değil, şimdilerde Fetö dedikleri kişi var ya onun için de arşivde övücü sözlerinden geçilmiyor.

Recep Tayyip Erdoğan ne etti ne yaptı bilinmez kalktı bu adamı partisinin başından kaldırdı doğru AKP’ye transfer etti. O andan itibaren de Süleyman Soylu’yu AKP’nin gözü dönmüş bir militanı olarak görmekteyiz.

Bitmek sözcüğü kafamıza takılıyor. Bu yüzden de bitmek vardır bitmek vardır. Aslına bakarsanız Süleyman Soylu gerçek anlamda Recep Tayyip Erdoğan tarafından sonsuza kadar bitirilmiş, geçmişte durduğu ne yer kalmıştır ne de bağlı olduğu bir ilke. Bu sağcı ve dinci takımının “Hoca Efendi” merakına gelince bunların hiçbirinin birbirinden farkları yoktur. Bu yüzden de Süleyman Soylu için bugün Fetö olan “Hoca Efendi” geçmişte ülke için az şey yapmamış, dünyanın her tarafında açtığı okullarla Türkiye’nin adını Bütün dünyada duyurmuştur. Bu yüzden de biten eğer gerçekleri şöyle bir karıştırdığımızda anlarız ki Süleyman Soylu’nun kendisidir.

Kemal Kılıçdaroğlu kendileri gibi ayağına kurşun sıkmadığına göre ya da ne bileyim dünya malı peşinde çalıp çırpıp Karun kesilmediğine göre nasıl bitirilebilir acaba?

Süleyman Soylu’nun söyledikleri çok açıktır. Demek istemektedir ki, nasıl pek çok milletvekillerini bugün içeri gönderdiysek seni de göndeririz. Böylece de bitmiş olursun. İyi de bu yolla Kılıçdaroğlu bitirilmiş olmaz ki, tam tersine kitlelerin gözünde daha da bir efsaneleşir, nerede önümüze çıkacak diye korku ile uyku bile uyuyamazsınız.

Şimdi gelelim yalanın evresine. İktidar öyle bir büyüme rakamları açıkladı ki nutkunuz durur. Neredeyse %12 büyümüşüz. İyi tamam da resmi rakamlarda bile %13 enflasyonun olduğu bir ülkede bu büyüme yalanını size kim sundu ki şimdi kalkmış denize düşenin yılana sarıldığı gibi bu yalana sarılıyorsunuz? Hiç büyümenin bu rakamlarda seyrettiği bir ülkede asgari ücretten emekli aylıklarına, özetle ülkemiz tüm halkının yaşamına bu büyümeden hiç mi pay düşmez ki milyonların yaşamında küçücük bir iyileşme olmaz? Hani sizin yalanlarınızı sevsinler diyeceğim ama hafif kaçacak. Siz bu büyüme yalanının nasıl bir kandırmaca olduğunu ıssız bir yerde Mehmet Şimşek’inize sorsanız olmaz mı?

Şimdi 2018 yılı bütçesi görüşülüyor ya, mecliste ve dışarda sizi eleştirenlere demediğinizi bırakmıyorsunuz. Öyle ipin ucunu kaçırmışsınız ki yalan rakamlarınızı yüzünüze vuranlara ülkeyi yabancılara jurnal edip hainlik yaptığını söyleyecek kadar ileri gidiyorsunuz. Sanki sizin gibi herkes Türkiye uçuyor dese yabancılar ülkemizi içine düşürdüğünüz durumdan farklı mı görecekler? Onların ölçüsünü kendi ölçünüzle niye karıştırıyorsunuz? Elin adamı dışalımını bilir, dışsatımını bilir. Dahası ülkede üretim var mı yok mu onu bilir. En önemlisi de sürekli borçlanarak dışardan gelen sıcak paraların ne kadar olduğunu, bir gün bu değirmenin suyunun şıp diye kesileceğini de bilir. Bu durumda kimse sizi eleştirmesin istiyorsunuz ya, işte bu yaptığınız tam da ülkenin çöküşünün geriye dönülmez bir şekilde gerçekleşmesine hizmetten başka bir şey değildir. Bu yüzden de AKP iktidarının ülkemizin yoksul halkını kandıra kandıra getirdiği virajın diyebiliriz ki artık en tehlikeli yerindeyiz.

Ülke içinde ve dışında AKP ve saray her sıkıştığında yeni bir olaylar zinciri ile karşımıza çıkıyor. Sanıyor ki bu olaylar zinciri kendisini selamete çıkarır. Baksanız ya; Kudüs olayına yılana sarılır gibi sarıldılar.

Bu yüzden de iktidar çevrelerinden her gün her saat palavra dinliyoruz. Palavra dinliyoruz da İsrail’le yapılan anlaşmalara gelince iş, iktidar bu gerçeklerin öyle uzağında duruyor ki, biri çıkıp hatırlatacak diye ödleri kopuyor.

Binali Yıldırım almış sazı eline verip veriştiriyor. Ey millet duyun, Süleyman Şah Türbesi geri yerine götürülecekmiş. Orası Türk toprağı imiş yine öyle olacakmış. Haydi size bir sormuk şekeri daha. %12’ye yakın büyümüşüz, ekonomi tıkırındaymış. Sizin cebinizden çıkanla giren arasında uçurumu hiç dert etmeyin, Süleyman Şah Türbesi ile yatıp Kudüs’le kalkın ki bu pembe düşten hiç mi hiç uyanmamış olun.

Yoksa maazallah bir uyanırsanız bu iktidarın hali nice olur değil mi?