Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YAZMADAN OLMAZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 ARALIK 2017

Bildiğiniz gibi Türkiye’de devrimciler şu Rojova konusunda farklı görüşlere sahip. Devrimcilerin bir kısmına göre; Rojova’da PYD/YPG’liler özgürlük savaşı veriyor, bizim gibiler ise gerçeklerin deşelendiğinde verilen mücadelenin hiç de özgürlük savaşı falan olmadığını dile getiriyorlar. Çünkü dünya alem biliyor ki Suriye’de ve başka İslam ülkelerinde İslami terör örgütlerinin kurucusu ve ağababası Amerika dır. IŞİD’da bu örgütlerden birisidir. Sözünü ettiğimiz örgütler kendilerini Suriye topraklarını parçalamak ve Beşar Esad’ı iktidardan indirmeye konumlandırmışlardır. ABD’nin niyeti ile PYD ve PKK’nın niyetlerinin örtüşmüş olmasını enine boyuna iyi okumak gerekir. ABD’nin İsrail’i gözeterek bölgede güçlü bir Suriye istemiyor olmasının anlaşılmayacak bir yanı yoktur Bu yüzden de kendi eliyle kurdukları İslami terör örgütleriyle savaşıyormuş görünerek ABD uzun süre Suriye’nin yıkılması Esad’ın iktidardan düşürülmesi için terör örgütlerini bahane ederek Suriye’ye karşı ABD komplo içinde oldu.

Yazılan bu senaryoda ABD ile PYD/YPG’nin bir ortak olarak sahneye çıkması ilginçtir. Hani sol bu konuyu tartışadursun olup bitenler gözümüzün önünden cereyan etmektedir. Dünya kamuoyuna IŞİD’ı temizliyoruz diye propaganda yapan ABD ve PYD/YPG IŞİD’ın elini kolunu sallaya sallaya Rakka’dan ayrılıp gitmelerini seyretmesine ne buyrulur? Bize her söyleneni enine boyuna incelemezsek ne ABD’nin amacını ne de YPG’nin neyin peşinde olduğunu bir türlü doğru kavrayamayız. Bir de Alana sürülen ve Suriye’ye karşıt bir güç olarak kullanılan Katar ve AKP’nin piyonu ÖSO var. Bizler bu ÖSO’nun da ne işe yaradığını bilmiyor muyuz sanki? Hem üst perdeden atıp tutmanın gereği de yok. Çünkü ABD’nin bölgede bulunması hiçbir şekilde İslami terör örgütlerinin ortadan kaldırılması ile ilgili değildir. Sözünü ettiğimiz terör örgütlerinin beli Suriye, Haşbi Sabi, Rusya ve İran tarafından kırılmış olup burada Amerikan aktörlüğünden söz edilemez.

Minareyi çalan kılıfını uydurur diye bir şey var ya işte PYD/YPG ve onların ABD emperyalizmi ile balım gülüm olmalarını savunan sol yapılar da kılıfını uydurmuşlar ve bu birlikteliği denize düşen yılana sarılır hesabından savunuyorlar, daha da ileri giderek Türkiye burjuvazisinin de ABD ve NATO işbirliğini niye yaptığını karşı soru olarak bize soruyorlar. Eh bizlerin bu konuda tavrının ne olduğunu bilmeyen yoktur. Yinelersek; hem ABD emperyalizmine hem de emperyalist/kapitalist sistemin saldırı ve savaş örgütü NATO’ya uzlaşmaz bir şekilde karşıyız. Ama sizler yine de ABD ile canciğer kuzu sarması oluşunuzu savunuyorsanız bu aynı zamanda da Türkiye burjuvazisinin tutumunu da savunuyorsunuz anlamına gelir. Malum Türkiye burjuvazisi de ölümünden korkar gibi komünizmden korktuğu için ABD ve NATO’ya sarılmıştı.

Bir de her fırsatta ölümü kutsayıp duruyorsunuz. Ölenlere şehit payesini vermeniz başka türlü nasıl açıklanabilir ki? Ortada bir bilerek bozduğunuz kavramlar var. İnsanlara diyorsunuz ki “devrim” için ölün, hem de bunu ABD bayrağı altında yapıyor olmanız ise daha da ilginç. Durmadan Rojova’yı korumak için mi herkesin asker yazılmasını istiyorsunuz yoksa ABD’nin bölgede çıkarlarını korumak için mi bütün bu çabalarınız gerçekten de birbirine karışmış. Hani bize tuhaf gelen onca yanlışlarınız var. Bu yanlışları size birileri söylemeyebilir Ancak bizim kimseye bir boyun eğriliğimiz olmadığı ve de devrimci olma icazetini kimseden almaya gereksinim duymadığımız için biz söylüyoruz. Sizler Kürt çocuklarını bölgede Amerikan çıkarları için allaya pullaya ölüme gönderemezsiniz. Göndermemelisiniz. Gönderirseniz biz de kimin yararına davrandığınızı açıkça dile getiririz.

ABD’den aldığınız tırlar dolusu silahı eli kanlı IŞİD gibi İslami terör örgütlerine karşı kullanmayacağınıza göre söyler misiniz bu silahların namlusunu Suriye’ye mi yoksa ABD’nin istediği doğrultuda Türkiye ve diğer bölge ülkelerine mi çevireceksiniz? Tabi bunu açıklamakta epey zorlanacaksınız ama ne yapalım hamama giren terlermiş.

Kısacası insan öğretisel olarak şaşırmasın, artık onun için her yol Bağdat’a çıkar. Sizin yolunuz Bağdat’a çıkmadı ama kolaylıkla ABD ile aynılaşıverdi. Yeri geldi tıpkı AKP iktidarı gibi Beşar Esad’a katil dediniz, yeri geldi Suriye’nin paramparça olması için ABD’nin kullandığı IŞİD başta olmak üzere terör örgütlerini bile göremez oldunuz. Zamanında Fidel Kastro ve Chavez’in Suriye ve Beşar Esad için söylediği sözleri bile kolaylıkla kulak arkası ettiniz. İşte bu yüzden yolunuz bölgede Kürtlerin özgürlüğüne değil de bir başka bir İsrail olma yoluna çıkıyor. Bunun için hayırlı olsun diyeceğiz ama sosyalistliğimiz buna elvermiyor. Çünkü bizler halkların kardeşliğini savunuyoruz. ABD gibi halkları halklara düşman eden politikaların da düşmanıyız.

Size kim ne vaat etti bilmiyoruz, bildiğimiz bir şey varsa o da yolunuzun felaket olduğunu göremiyor olduğunuzdur. Fırsat bir fırsat deyip Ahmet Davutoğlu’nun ‘Stratejik Derinlik’ kitabına benzer bir kitap da sizin olmasın, yoksa nasıl Davutoğlu bu stratejik derinliği ile Şam’da Cuma namazı kılamadıysa sizler de neyi amaçladıysanız o amacınıza bilesiniz ki ulaşamayacaksınız.

Diyelim ki siz IŞİD ve benzeri terör örgütlerine karşıydınız. Bu örgütlerde Kürtler için çok tehlikeliydi. O zaman neden Suriye ile birlikte olup da bu örgütlerle savaşacağınız yerde ABD’nin şemsiyesi altına girdiniz?

Uzatmayalım bu politika sizi çok kirlendirdi çok.

Bu kirden ve pastan ne kadar yıkanırsanız yıkanın bilin ki kolay kolay arınamayacaksınız.