Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SAĞIN SEÇENEĞİ SAĞ SOLUN SEÇENEĞİ SEÇENEKSİZLİK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 ARALIK 2017

Ülkemizde sağ bir partinin yaptıkları ettikleri ile yüzü mü eskidi, artık bunlar, geniş halk yığınlarına istenildiği gibi yutturulamıyor mu hemen uluslararası kuruluşlar ve onların işbirlikçileri harekete geçiyor ve sahaya yeni bir sağ partiyi itelemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bir de bakıyorsunuz ki, geniş halk yığınlarında yaratılan algı operasyonu sonuç vermiş ve yığınlar yeni diye yine sağ bir partiye yönelmişler.

Peki, bütün bunlar yaşanırken sol partiler ne yapıyorlar?

Ne yapacaklar daha solda ve sosyalist solda yer alan partiler her ne kadar iktidar amacından söz etseler de akıllarına iktidarın İ’sini bile getirmiyorlar. Çıkmaz ayın son çarşambasına erteledikleri devrim yapma gayretleri ise kendilerini oyalasa bile geniş halk yığınlarında hiç mi hiç çekicilik yaratmıyor ve bu partiler bir türlü yığınsallaşamıyorlar. Hani Biraz bellerini doğrultsalar ya sermaye güçlerinin saldırısıyla dağıtılıp etkisizleştiriliyorlar ya da en kötüsü kendi içlerinde bölünmeler yaşayarak daha Küçük yuvarcıklara dönüşüyorlar. Oysa daha solda ve sosyalist solda yer alan partiler; devrime giden yolda demokrasi mücadelesini yeterince kavramış olsalar demokrasi için daha fazla mücadele ederler ve tek tek yitirilen demokratik hak ve özgürlüklerimizin kazanılması ve yeni mevziler elde edilmesinin nasıl bir sonuç doğuracağını daha iyi anlamış olurlar ki, iktidar hedefli bir parti olmak da budur işte.

Ayrıca demokrasi mücadelesi, geniş halk yığınlarının hemen her konuda hak ve özgürlüklerinin savunulması bağlamında bilinmeli ki CHP’nin de yeri tartışılamaz. Ancak bu konuda ya CHP yeterince bu yönde politika yapamıyor ya da daha solda yer aldıklarını iddia eden partiler bu alanda CHP’nin sanki hiç rolü yokmuş gibi davranarak demokrasi mücadelesinde etkili olamayarak günü kurtarmaya yöneliyorlar. İşte bu yüzdendir ki hemen her sol hareket hem gücü itibariyle, hem de attıkları yanlış adım sonucu iyice yalnızlaşarak sadece ve sadece günü kurtarmaya çalışan etkisiz varlıklara dönüşüyor.

Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu yaza yaza neredeyse canımız çıktı. Bu gerçekler hemen hepimizin tepesinde demoklesin kılıcı gibi sallanır ve iktidar ensemizde boza pişirirken hiç mi asgari müştereklerimiz yoktur da bir araya gelemiyoruz? Ya da asgari müştereklerde bir araya gelmemek için neden Küçük burjuva anlayışından öte gitmeyen devrimbazlığa sığınıyoruz?

Ülkemizde yolsuzluk almış başını gitmiş. Demokratik hak ve özgürlükleri kimse kullanamaz olmuş. İşçiler, emekçiler, Küçük esnaf, emekliler, öğrenciler ağır ekonomik yaptırımların, her türlü sosyal ve siyasal baskıları altında ini minim inlemektedirler. Yargı nesnelliğini yitirmiş, adeta emir komuta ile işleyen bir kuruma dönüşmüştür. Eğitim; medrese eğitimi haline getirilerek dincileştirilmiş, tarikat ve cemaatlerin cirit attığı bir alana dönüştürülmüştür. Sağlık hizmetleri ticarileşmiş, ülke yurttaşları kaliteli hizmet yerine otel hizmeti alır hale gelmiştir.

Sonuç olarak her alanda bir çöküş yaşamaktayız. Bu çöküşe karşı asgari müştereklerde ortak bir mücadele yürütmemiz gerekirken bu konuda bir türlü doyurucu bir adım atılamamaktadır. CHP ise parti olarak 16 Nisan Anayasa referandumunda HAYIR Bloğu olarak nasıl yürekli davrandı ve pek çok siyasi yapıyı aynı alanda ortaklaştırdıysa 2018 yılında yapılacak bir erken seçimde veya zamanında 2019 yılında yapılacak seçimde hem Cumhurbaşkanlığı, hem yerel seçimlerde hem de parlamento seçimlerinde de aynı duyarlılığı gösterirse sonucun değişmesini büyük ölçüde sağlayabilecektir.

Unutulmasın ki demokrasi mücadelesi yolunda AKP ve saray iktidarının iktidardan indirilmesi hiç de azımsanacak bir iş değildir.