Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


“HOCA EFENDİ”NİN GÖLGESİ

22 ARALIK 2017

Kim ne söylerse söylesin, ne yazarsa yazsın “Hoca Efendi”nin gölgesi dev bir çınar ağacı gibi hep AKP ve saray iktidarının üstündedir. Hangi taşı kaldırsanız, nereyi yoklayacak olsanız Fetö’nün izinin bulunmadığı bir tek şey gösteremezsiniz. Fetöcü olduğu gerekçesiyle TRT’den ihraç edilen 435 kişiden 368’i İbrahim Şahin’in TRT Genel Müdürlüğü döneminde işe alınmış. Üstelik İbrahim Şahin, Samanyolu Grubu’ndan gelenlerin Fetöcü olduklarını da bilmiyormuş. Özrü kabahatinden büyük derler ya işte o hesap İbrahim Şahin TRT’ye aldığı personeli de kendi söyleyişiyle AKP yanlısı oldukları için işe almış.

Bildiğiniz gibi İbrahim Şahin hakkındaki Fetöcü suçlamasını Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı vererek kapatmıştı. Oysa TRT Genel Müdürlüğü’nün Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği rapordan anlaşılıyor ki Fetö’den soruşturulup “aklanan” Eski Genel Müdür İbrahim Şahin döneminde Fetö’nün kurumda nasıl kadrolaştığını gözler önüne seriyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi TRT’den ihraç edilen 435 personelden 368’I Fetöc’ülük suçlaması ile işten atılmış. TRT’ye alınanlar 2007-2014 tarihleri arasında alınmışlar.

İş bu kadarla da sınırlı değil. Raporda belirtildiğine göre İbrahim Şahin tarafından üst yönetim kadrosuna atanan 43 kişinin Fetö bağlantılı olduğu da tespit edilmiş. Üstelik alınan personel KPSS şartı aranmaksızın sözlü sınavla alınan 31 personelden 15 Temmuz sonrasında ihraç edilen 18’I de Samanyolu ve Zaman Grubundan alınmış.

Eski Samsun Valisi ve TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ise, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararı vererek “kapattığı” dosyada, Fetö üyeliği nedeniyle ifade vermiş ve “Samanyolu Grubundan gelenlerin fetöcü olduklarını bilmiyordum. Yayın politikaları hükümet, devlet, AKP yanlısı görüldüğünden bunların geçişine izin verildi” demiştir.

TRT Genel Müdürlüğü döneminde İbrahim Şahin 2612 personel aldı.

TRT’den elde edilen bilgilere göre Şahin, genel müdür olarak 21 Aralık 2007’de göreve başladığında TRT’nin personel sayısı 6 bin 997’ydi. Şahin’in 16 Eylül 2014’te görevden alındığında ise personel sayısı 7 bin 182’ye yükseldi. Şahin, görev yaptığı 2007-2014 yılları arasında TRT’ye naklen 964 kişiyi atadı. Bu dönemde 1163 kişi açıktan atama yoluyla alındı. 964’te sözleşmeli personel temin edildi. Böylece Şahin döneminde alınan toplam personel sayısı 2612 oldu. Bu dönemde TRT’nin kanal sayısı ise 4’ten 15’e çıkarıldı.

Bir kurumda Fethullah cemaati bu kadar örgütlenmişse diğer devlet kurumlarının tamamında kimbilir nasıl ne kadar örgütlenmiştir? Konu her konuşulduğunda kendilerinden geçercesine AKP içinde Fetöcü olmadığını savunmak için çırçır çırpınan üst düzey yöneticilerin nasıl bir bataklığa saplandıkları açıkça görülmektedir. Meclis kürsüsünden AKP bakanlarının ve milletvekillerinin içinde bir tek bile Fetöcü olmadığını anlatmak için çırpınan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu dinledikten sonra anladık ki kim bu kadar çırpınıyorsa bilinmeli ki Fetöcünün en âlâsı da odur.

TRT tıpkı kara delik gibi ülkenin paralarını istediği yere hortumlatmıştır. Yaptırılan programlar, filmler, ve gerekli gereksiz tüm harcamalara bakıldığında dağlar kadar kitabına bile uydurulması olası olmayan yolsuzluklar sözkonusudur. AKP ve saray iktidarı bu denli çırpınıyorsa, hesabını veremeyeceği ne büyük bataklığın içine boğazına kadar gömülmüş olduğundandır.

Sonuç olarak şu an bile AKP ve sarayın üzerine “Hoca Efendi”nin gölgesi dev bir çınar gölgesi gibi düşmektedir.

Bugün yandaş gazetelere baktığınız zaman 28 Şubat Davası ile ilgili savcının müebbet hapis cezası istediğini görmekteyiz. Bu davada istenen ceza bile geçmişte Fetö kumpasının bir devamı olarak gündemde kalmış, AKP ise bu yöntemle bir taşla iki hatta milyon kuş vurma peşine düşmüştür ki, Fethullah’ı konuşacaksak AKP’nin bütünündeki lekeyi mercek altına almaksızın konuşmamızın olanağı yoktur. Aksi düşünce ve yargıların hiçbirinin ne doğrulukla ilişkisi vardır ne de gerçekler gün ışığına çıkarılıp geniş halk yığınlarının bilgisine sunulabilir.