Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İÇ SAVAŞA MI HAZIRLANIYORSUNUZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 ARALIK 2017

Ülke Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilmeye devam ediliyor. Bu arada çıkarılan iki KHK ile birlikte ülkemizin geleceği açısından belki de bugüne kadar yaşananların en ağırı yaşanabilir.

Neymiş efendim terörün önlenmesinde sivil yurttaşlar harekete geçmişler ve bazı olaylara (öldürme de dahil) sebep olmuşlarsa cezayi yaptırımla karşı karşıya kalmayacaklarmış. Bu KHK’da ayrıca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında sivillerin olaya karışmaları ve bu olaylarda pek çok ölüm ve linç olayının olması, dolayısı ile bunların yargı önünde herhangi bir ceza ile karşılaşmamaları için iktidarın bunları kurtarmak istemesi yanında çok daha yaratacağı sonuçlar bakımından ağır olaylara da kapı aralamaktadır.

Örneğin; kendilerini teröre karşı görevli sayacak ve her fırsatta sokağa inip durumdan vazife çıkaracaklar, bu ülkede her zaman için vardır. Daha da önemlisi bu gibi insanlar ceza almayacaklarını da düşündüklerinde en basit olaylar bile bu çevrelerce terör olarak değerlendirilebilir ve kanlı olaylar yaşanabilmesinin önüne geçilemez.

Oysa terör olayları dahil, bu olaylarla ilgili kimse kendini görevli sayamaz saymamalıdır. Ve zaten terör olaylarının önlenmesi ile ilgili görevlilerin güvenlik güçlerinin olduğunun altı yasal hükümlerle çizilmiştir.

Öyleyse durup dururken Bu KHK niçin çıkarılmıştır?

Çıkarılma nedenlerinden birisi ve en önemlisi 15 Temmuz Fethullahçı darbe kalkışması sırasında sokağa inip linç olayları da dahil suç sayılabilecek eylemleri gerçekleştirenlerin üstü örülü olarak affedilmesi içindir. İkincisi ise AKP ve saray iktidarına karşı gelişebilecek muhalefetin önünün kesilmesi ve etkisiz hale getirilmesi için güvenlik güçlerinin yanında yandaşların da sokakta kullanılma isteğidir. Deyim yerindeyse iç savaşı da göze alarak ne pahasına olursa olsun AKP ve sarayın iktidarda kalma çabasıdır ki bu olay doğrudan içsavaşın da göze alınmış olabileceği izlenimi vermektedir.

Zaten ülkemizde 12 Eylül faşist darbesinden sonra gelen iktidarlarca hangi olay terördür, hangi olay terör değildir çıkarılan yasalarla bu konuda tam bir karartmaya gidilmiştir. Bugünkü iktidara bakılırsa ve de bu iktidarın istekleriyle gözaltına alınıp tutuklananlar göz önünden tutulursa düşüncesini yazan gazeteci de, hak istemi ile greve giden bir işçi de, öğrencilerin demokratik ve akademik haklarıyla ilgili bir protesto da, hak ve özgürlüklerin çiğnendiğini düşünen yığınların basın açıklaması gösteri ve mitingi de, köylülerin ürettikleri ürünlerin fiyatları ile ilgili ya da başka bir sorunları ile bağlantılı olarak iktidara karşı atacakları her adım da, kolaylıkla terör sayılabilir ve bu konuda bazı çevreler harekete geçirilerek terörü önleme adı altında milyonları sindirmek için sivil milisler olarak kullanılabilir. Kullanıldığında da işlerin nereye varacağını kestirmenin olanağı yoktur.

Kısacası çıkarılan bu KHK’lar Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan ülkenin temeline dinamit koyması anlamına gelir. Bu yüzden de bu KHK hiç zaman yitirmeksizin gündemden düşürülmeli ve bu faşizan gidişin önü kesinlikle kesilmelidir.

Tek Tip sorununa gelince; AKP ve saray bu konuda da düşmanca bir tutum içindedir. Yargılama aşaması sırasında kimse peşin peşin suçlu kabul edilerek tektip elbise giyimine zorlanmamalıdır. Kaldı ki bu sorun daha yakin geçmişte ne büyük yaralar açmış bir sorundur ki, AKP ve saray iktidarı hiçbir konuyu gözeterek ve dikkate alarak davranmamakta tektip giysiyi de milyonları yıldırmak için bir sopa gibi kullanma gayretindedir.

Değer yandan taşeron işçilerle ilgili KHK’nın da bu yönden yüz binlerce emekçinin sorununu ortadan kaldıracak bir özelliğe de sahip değildir. Olması gereken şey konu kamuoyunda ilgili çevrelerce tartışılıp olgunlaştırılarak TBMM’de bir yasa ile çözülme yoluna gidilmesidir. Daha şimdiden taşeron işçilerinin hangisinin kadroya alınacağı ve nasıl alınacağı belirsiz olup büyük hak kayıpları yaşanacağına işaret etmektedir. Konuşulan sınavdan tutun da nasıl kayırmalar yaşanacağı konusunda kaygılar bir hayli büyüktür.

Son not: Bildiğiniz gibi Recep Tayyip Erdoğan yine yollara düşmüş ve bazı ülkeleri ziyarete başlamıştır. Görüştüğü ve parlamentosunda konuştuğu Sudan’da devlet teröründen falan söz etmiş ve yine oraya buraya esmiş yağmıştır.

Kendisini karşılayan El Beşir devlet terörü uygulayan liderlerin başında geldiği halde ve de kendisi böylesine sonuçları ağır olacak KHK’lar çıkardığına göre anladığı devlet terörü neymiş gerçekten de bilmek istiyoruz.

Ama ondan önce demokrasi güçleri için çıkarılan bu KHK’lara karşı yığınsal tepkiler örgütlemesi yaşamsal hale gelmiştir.

Şimdi soruyoruz;

NE OLDU, İÇ SAVAŞA MI HAZIRLANIYORSUNUZ?